1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/7328 E., 2012/14369 K.

Yargıtay 26.09.2012 Sayı: 2011/7328 E. - 2012/14369 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2011/7328 E. , 2012/14369 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2010 tarih ve 2007/1740-2010/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının tahsil ettiği 4.568 TL şirket alacağını şirkete intikal ettirmediğini, bu meblağın tahsili için başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin ortağı ve sigortalı çalışanı olan davalının, hisselerini devredip ortaklıktan ayrılına kadar şirket adına yaptığı tüm tahsilatları davacıya intikal ettirdiğini, dava konusu edilen tahsilatların 2005 yılına ait olup, bu döneme ilişkin hesapların ve yönetimin ibra edildiğini, tahsilattan 3-4 yıl sonra ileri sürülen alacak iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı sırada şirket adına yaptığı dava konusu edilen tahsilatları şirketin kasasına intikal ettirmemek suretiyle davacıya zarar verdiği, igili döneme ilişkin ibranın şirket bilançosuna ve diğer kayıtlarına yansımayan tahsilatları kapsayamayacağı,davacının şirketin zararını karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4568,70 TL asıl alacak ve 1238,45 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

TTK.'nun 341. maddesi uyarınca yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunun bu konuda karar alması ve davanın da denetçiler tarafından açılması yahut denetçilerin açılan davaya muvafakatlarının sağlanması gerekir. Bu dava şartı olup, öncelikle bu hususlar irdelenmelidir. Somut uyuşmazlıkta davadan önce şirket genel kurulunca dava açılması konusunda bir karar alınmadığı gibi, davanın da 30.01.2007 tarihli vekaletname ile açıldığı, söz konusu vekaletnameyi veren ...'nun vekaletnameyi verdiği tarih itibariyle denetçi olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa TTK.'nun 341. maddesi gereği davanın denetçi olanlar tarafından verilen vekaletnameyle açılması zorunludur. Davanın açılmasından sonra anonim şirket genel kurulu tarafından davalıya karşı sorumluluk davası açılması kararı alındığı ve hatta mevcut denetçinin karara muvafakat ettiğini genel kurul tutanağına şerh ettiği görülmekte ise de, dosyaya denetçi tarafından verilmiş bir vekaletname sunulmamıştır. Bu durum usuli bir noksanlık olup, yargılama sırasında giderilmesi mümkün bulunduğundan mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri gereğince davacı vekiline, denetçilerden alacağı vekaletnameyi ibraz etmek üzere süre verilerek, ibrazı halinde işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı