1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/9213 E., 2012/10278 K.

Yargıtay 12.06.2012 Sayı: 2010/9213 E. - 2012/10278 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2010/9213 E. , 2012/10278 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2009/170-2010/83 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin hak sahibi oldukları TR 2007 08114 T4, TR 2005 03368 T4 ve TR 2000 01199 B nolu incelemeli patentlerinden kaynaklanan haklarının, davalı tarafından Sağlık Bakanlığı' na yapılan LİNZAL isimli jenerik ilaç ruhsat başvurusu ile ihlal edildiğini, bu ilaç başvurusunun patent koruması bulunan ZYVOXID etken maddeli ürüne ilişkin buluşlar nedeniyle patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, 2004 yılında yapılan ilaç ruhsat başvurularının son aşamada olduğunu, her an için ruhsat alınarak ürünün pazara sunulabileceğini, patent tecavüzüne konu ürünlerin piyasaya çıkabileceğini, patent süresinin bitmesine 18 yıl gibi bir süre bulunduğunu,ruhsat başvurusuna konu LİNZAL isimli ilaçların davalı tarafından üretilmesinin, satılmasının, herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulmasının, patente tecavüz teşkil edeceğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin davacılara ait patentlere tecavüz teşkil edeceğinin tespitine, muhtemel patent tecavüzü tehlikesinin önlenmesine, dava sırasında ruhsatlandırma gerçekleşir ve ürünler piyasaya sunulur ise fiili patent tecavüzü durumunun ref' ine, men' ine, haksız rekabet veya haksız rekabet tehlikesinin dahi ref' ine ve men' ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının dava açma hakkının doğmadığını, müvekkilinin ruhsat başvurusunun henüz sonuçlanmadığını, 551 sayılı KHK' nın 75/f maddesi gereğince ruhsat başvurularının patentten doğan hakların kapsamı dışında olduğunu, ruhsat başvurusunda bulunma hakkkının kullanımının tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, ilaçların ruhsatlandırılması için kısaltılmış ruhsat başvurularının, ilaç piyasaya sürülmediği, piyasaya sürüleceğinin kamuya duyurulmadığı müddetçe tek başına patent hakkına tecavüz oluşturmayıp ruhsat başvurusunun 551 sayılı KHK' nın 75/1-f maddesinde düzenlenen istisna kapsamında olduğu, ilaç ruhsat başvurularının patente tecavüz veya tecavüz tehlikesi ya da haksız rekabet veya haksız rekabet tehlikesi oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının kısaltılmış ruhsat başvurusu dışında ayrıca 551 Sayılı KHK'nin 73 ve 136.maddesine aykırı faaliyetlerde bulunduğu yada bu konuda ciddi ve etkin çalışmalar yaptığı hususların ispat edilememiş olmasına, 551 Sayılı KHK'nin 75/1-(f) bendi uyarınca patentten doğan hakların kapsamı dışında bırakılan ruhsat başvurusu nedeniyle, TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak sözkonusu başvurunun ruhsatlandırılması halinde davalının ileride gerçekleştirmesi muhtemel eylemlerinin haksız rekabet tehlikesi yaratabileceği tespit ve men'ine dair davacı iddiasının da somut uyuşmazlık bakımından dinlenilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı