11. Hukuk Dairesi 2010/7321 E. , 2010/6994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2005 tarih ve 2002/372-2005/396 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin 19.02.2000 tarihinde ortaklıktan istifa ettiğini, o tarihteki kooperatif başkanının verdiği imzalı belgeye göre kooperatife (7.400.000.000)TL aidat ödemiş olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne, anılan meblağın 19.03.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Yasa’nın 17. ve yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 15. maddeleri uyarınca ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların geri ödenmesi ise ancak bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay sonra yapılabilir. Dolayısıyla alacak, ancak bilançonun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel hale gelebilir.
Uyuşmazlık konusu olayda ise davacı, davalı kooperatif ortaklığından 19.02.2000 tarihinde istifa etmiş, 2000 yılının bilançosu ise 26.08.2001 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında kabul edilerek kesinleşmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, 26.08.2001 tarihli genel kuruldan bir ay sonraki 27.09.2001 tarihinde alacağın muaccel hale geleceği kabul edilerek, bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen alacağa 19.03.2000 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının 1. bendinin 1. satırındaki “19.03.2000” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibare yerine “27.09.2001” ibaresinin eklenmesine, HUMK’.nun 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.