11. Hukuk Dairesi 2010/6296 E. , 2010/6512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/69 - 2008/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif tarafından gönderilen 11.09.2007 tarihli ihtarname ile ortaklıktan ihraç edildiğini, 01.05.2007 tarihli ikinci ihtarnamenin usulsüz olduğunu, verilen bir aylık sürenin ihtarnamenin tebliğ edildiği 31 günle biten Mayıs ayını karşılamadığını, davalı kooperatifin yönetim kurulu ve diğer organlarının bulunmadığını, 2001 yılından bu yana yönetim kurulunun aldığı kararların yok hükmünde olduğunu, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/554 esas sayılı dosyasında 2001 yılında yapılan genel kurulda yönetim kuruluna seçilmiş olan ve ihraç kararların da imzalayan ...’ün kooperatifin ortağı olmadığının tespit edildiği, bu kişinin ortak yapılma işleminin suç teşkil ettiğinden yönetim kurulu üyesi olmasının da mümkün olmadığı, Ağır Ceza Mahkemesinde dava devam ederken yapılan 16.04.2006 tarihli genel kurulda aynı kişilerin yeniden yönetim kuruluna seçildiğini, bu genel kurulun iptali için açılan davanın derdest olduğunu, 138 üyeden oluşan kooperatifte 2001 yılından bu tarafa hiçbir ortağın ödeme yapmadığını, yaklaşık 45 ortağın yönetim kuruluna muhalefet ettikleri gerekçesi ile aleyhlerine borç çıkarıltıldığını ileri sürerek, yönetim kurulunun 01.09.2007 tarihli 28 nolu ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının kooperatife olan borcunu ödemediği için ihraç edildiğini, davacıya 19.03.2007 tarihinde birinci ihtarname, 01.05.2007 tarihinde ikinci ihtarname gönderildiğini, ikinci ihtarnamede bir aylık süre verilerek yasaya uygun şekilde ihtar yapıldığını, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/554 esasında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu, daha önce davacı tarafından açılan menfi tespit davasının da reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya kooperatif tarafından çekilen 19.03.2007 tarihli birinci ihtarnamede ayrıntılı olarak gösterilen borcun on gün içinde ödenmesinin istendiği, 01.05.2007 tarihli ikinci ihtarnamede ilk ihtarnamede belirtilen tutarın bir ay içinde ödenmesinin talep edildiği, bu sürenin davacı lehine olduğu, istenen miktarın genel kurul kararlarına uygun bulunduğu, ödeme yapılmaması üzerine kooperatif yönetim kurulu tarafından 01.09.2007 tarihinde ihraç kararı alındığı, bunun 11.09.2007 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiği ve 17.09.2007 tarihinde tebliğ edildiği, iptali istenen kararda imzaları bulunan ..., ... ve ...’ın yönetim kurulu asil üyeliklerine seçildikleri genel kurul kararının iptaline ilişkin bir belge sunulmadığı, ...’ün kooperatifte kömürlükten daireye dönüştürülen yerin sahibi olduğu ve bu yerin ruhsatının olmadığından kooperatif ortağı olmadığı ve yönetim kuruluna seçilemeyeceği iddia edilmiş ise de ortaklık ilişkisi ve tahsis ilişkisi ayrı konular olduğundan bu iddianın yerinde görülmediği, ...’ün yönetim kurulunda ihraç kararında imzasının geçerli olmadığının kabulü halinde de yönetim kurulunun aldığı kararın iki kişi ile imzalanması halinde geçerli olduğu, kooperatifin bir kısım ortaklarının ödeme yapmaması da davacının ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının yasal şekle uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.