11. Hukuk Dairesi 2010/5371 E. , 2010/4703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.07.2008 tarih ve 2007/96-2008/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 05.08.2004 tarihli yönetim kurulu kararı ile TEDAŞ’a olan elektrik borcu nedeniyle su kullanım bedelinin saatinin 9.000.000 TL olarak belirlendiğini ve bu bedeli vadesinde ödemeyenlere su verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “Kooperatif anasözleşmesinin 110. maddesine göre, üyeler tarafından kullanılan suyun bedelini belirleme yetkisi kooperatif yönetim kuruluna aittir. Aynı sözleşmenin 111/3. maddesinde ise, sulama ücretini vadesinde ödemeyenler hakkında kooperatif tarafından alacağın tahsili için kanuni yollara müracaat edileceği ve bu takdirde üyenin kendisine su verilmesini isteme hakkının olmadığı düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre, su verilmemesinin ön şartı, kooperatifin üye hakkında borcundan dolayı kanuni yollara müracaat etmiş olmasıdır. Bu ön şart gerçekleşmediği takdirde, kooperatifin üyeye su vermemesi hukuka uygun olmayacaktır. Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve anasözleşmenin 110. ve 111/3. maddesi gereğince, davacının sulama borcunun olup olmadığı ve varsa davalı kooperatif tarafından kanuni yollara başvurulup vurulmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iptali istenen yönetim kurulu kararının alındığı tarihte davacı hakkında herhangi bir icra takibi başlatılmadığı gibi dava da açılmadığı, yönetim kurulu kararının alındığı tarih itibariyle ön koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı yönetim kurulunun 05.08.2004 tarihli “borçlarını ödemeyen üyelere 13.08.2004 tarihinden itibaren sulama suyu kullanım hakkı tanınmayacağına" dair kararın davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.