11. Hukuk Dairesi 2010/29 E. , 2010/1346 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2009 tarih ve 2009/417-2009/622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile davalı yanında fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin C grubu nama yazılı hisse senedi sahibi olduğu davalı şirketin sermaye yapısının A, B ve C grubu nama yazılı ve D grubu hamiline yazılı hisse senetlerinden oluştuğunu, anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun A, B ve C grubunun çoğunluğu tarafından gösterilen adaylar arasından seçilmesinin ve her bir grubun yönetim kurulu üyelerinin 1/3’ü için aday göstermesinin gerektiğini, 30.04.2009 tarihli genel kurul toplantısının 9. gündem maddesinde ise A ve B grubu hisse senedi sahiplerinin gösterdiği ikişer adayın seçilmesinden sonra C grubu hisse senedi çoğunluğunu oluşturan müvekkillerinin gösterdiği adaylar olan ... ve ... yerine, divan başkanınca gösterilen ... ve ...’ün yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, şirket anasözleşmesinin 10. maddesi uyarınca bazı yönetim kurulu kararlarının her grup için bir üyenin katılımıyla alınabildiğini, dava konusu genel kurul kararı ile C grubu hisse sahiplerinin diğer gruplar yararına şirket işlerinde devre dışı bırakılmasının amaçlandığını ileri sürerek, anasözleşmeye ve hukuka aykırı bulunan 30.04.2009 tarihli genel kurul toplantısının 9 no’lu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların ... dışındaki kişilerin yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine bir muhalefetlerinin olmadığını, bu nedenle dava konusu 9. maddenin tamamının iptal edilemeyeceğini, ...’ün ise 1998 yılından itibaren C grubu hisse senedi sahiplerinin adayı olarak yönetim kurulunda yer aldığını, davacıların adaylarının seçilmesi talepleri reddedilince başka bir aday göstermeyip işbu davayı açmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
... vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı şirket anasözleşmesinin 9. maddesine göre yönetim kurulu üyeliğine C grubu hisse senedi sahiplerinin çoğunluğu tarafından gösterilen adaylar arasından seçim yapılmasının zorunlu olduğu, davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında bu kurala uyulmadığı, geçmişte farklı uygulamaların yapılmış olmasının kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi kurala uygun davranılması talebinin de hakkın kötüye kullanılması kapsamında kabul edilemeyeceği, somut uyuşmazlıkta 9. madde ile yönetim kurul üyelerinin seçimine ilişkin tek bir seçim yapıldığı ve ayrı gruplar için seçim gündemi oluşturulmadığı, bu nedenle tek başına C grubu hissedarlarını temsil edecek yönetim kurulu üyeleri seçiminin iptalinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında fer’i müdahil olan ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.’nun 381. maddesine dayalı anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket anasözleşmesinin “Yönetim Kurulu” başlıklı 9. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin 1/3’ü A grubu, 1/3’ü B grubu ve 1/3’ü C grubu hisse senetleri sahiplerinin çoğunluğu tarafından gösterilen adaylar arasından, genel kurulca seçilecektir. Bu hükümden yönetim kurulunun her birisi nama yazılı hisse senedi sahipleri olan A, B ve C gruplarını oluşturan ortakların çoğunluğu tarafından gösterilen adaylar arasından seçilmesinin zorunlu olduğu sonucu çıkmakta ise de esasen, her bir grubun da genel kurula seçme hakkı tanıyacak şekilde davranması ve 1/3 oranından fazla sayıda aday göstermesi gerekmektedir. Zira ancak böyle davranılırsa genel kurulun seçimlerde kendi iradesini göstermesi mümkün olabilecek, anasözleşmenin 9. maddesinde geçen “gösterilen adaylar arasından genel kurulca seçilir” ibaresi hayata geçebilecek ve grupların genel kurula tahakkümü önlenmiş olacaktır. Ancak somut uyuşmalıkta olduğu gibi anasözleşmenin 9. maddesinin açık düzenlemesine aykırı şekilde C grubu çoğunluğunca gösterilmeyen bir adayın genel kurulca yönetim kuruluna seçilmesi de mümkün bulunmamakta ve alınan kararın iptalini gerektirmektedir.
O halde mahkemece karar yerinde yazılı gerekçelere ilaveten bu gerekçelerle de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, sadece anılan gerekçelerle hüküm kurulması doğru değilse de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçelerin ilavesiyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekiliyle davalı yanında fer’i müdahil olan ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,55 TL temyiz ilam harcının ayrı ayrı temyiz edenlerden alınmasına, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.