1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/14155 E., 2012/4619 K.

Yargıtay 26.03.2012 Sayı: 2010/14155 E. - 2012/4619 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2010/14155 E. , 2012/4619 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2010 tarih ve 2007/401-2010/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait tescilli Likitgaz markası taşıyan tüplerin bayii olmadığı halde davalının iş yerinde haksız olarak bulundurduğunu, bu hususun müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin menine, önlenmesine, elde edilen tüplerin imhasına ve ilanına, şimdilik 6.000 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 20.411,19 TL'na yükseltmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde markası davacıya ait LPG tüplerini bulundurduğu, davalının eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, tüplerin imhasına ve ilana, 16.250 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup; mahkemece, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, menine, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde ele geçirilen tüplerin 1 yıllık dolaşım süresi dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapılmış olup, mahkemenin kabulünün aksine, davacının dolaşımdan kaldırılmasına karar verilen bu tüplerden dolayı uğradığı zarar, tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte bu tüplerin dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybıdır.

Bu itibarla mahkemece, mümeyyiz davalının iş yerinde tespit edilen tüplerin, tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, ele geçen tüpler için geleceğe yönelik olarak zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.

2- Ayrıca, TTK'nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse maddede belirtilen davaları açabilecek ve aynı maddenin (d) bendi uyarınca kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilecektir. Anılan yasa hükmünün yollama yaptığı BK'nun 49.maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 sayılı Yasa ile değişik BK'nun 49. maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir.

O halde mahkemece, davalının eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak makul bir miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, bu kalem istemin reddine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı