11. Hukuk Dairesi 2010/11831 E. , 2012/15544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
(Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2009/326-2010/163 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 payına sahip olduğunu, anılan davalının tasfiyesine karar verildiğini, 1 yılı aşkındır tasfiye sürecinin devam ettiğini, yönetim kurulu başkanın şoförü olan diğer davalının tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye işlerinde uzman olmadığını, şirketin paylı olarak sahip olduğu taşınmazını değerinin altında sattığını, taşınmazın diğer paydaşının sebepsiz zenginleştirdiğini, taşınmaz satımında da yetkisinin olmadığını, çekilen ihtara 1 ay sonra şifahi karşılık verildiğini, şirketin kasasındaki parayı usulsüz şekilde transfer ettiğini ileri sürerek, bu durumun tespiti ile davalı tasfiye memurunun değiştirilmesine ve yerine yenisinin atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tasfiye sürecinin tamamen usulüne uygun yürütüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen ayrık bilirkişi raporuna göre, davalı tasfiye memurunun göreve başlarken envanter defteri ile bilanço tanzim etmediği, dolayısıyla genel kurulun tasdikine sunmadığı, davacı ortağın ihtarına rağmen kendisine bilgi vermediği, tasfiyeye dair yazılı belge sunmadığı, davalı şirketin iki ayrı taşınmazda yarı oranda payının bulunduğu, bu aktiflerin satıldığı, öncesinde yasa gereği genel kurul kararı olması gerektiği gibi davalı anasözleşmesi uyarınca da yönetim kurulu ve genel kurul kararının bulunmasının zorunlu olduğu, taşınmazların satışının yapıldığı, tasfiye memurunun bunlara uymadığı, mevcut yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu, davalı tasfiye memurunun görev sınırlarını aştığı, davalı şirkete ait taşınmazlardaki hisselerin 3.500.000 USD’ye satılmasına rağmen aynı paya sahip diğer şerikin payının 5.500.000 USD’ye satıldığı, bunun kabul edilebilir açıklamasının olmadığı, davalı şirketin mali açıdan dar boğazda olduğu savunmasının taşınmazın rayiç değerinden aşağı satılmasına gerekçe olamayacağı, davalı tasfiye memurunun basiretli davranmadığı, kasadaki parayla ilgili iddiaların kanıtlanmadığı, davalı tasfiye memurunun azlinin zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tasfiye memurunun azline, yerine Avukat Aydın Erdem’in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirkete atanan tasfiye memurunun azli ve yerine yeniden tasfiye memuru tayin edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükümden sonra davalı anonim şirketin 14.09.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında oy birliği ile şirketin fesih ve tasfiyesi kararından dönülmesine karar verildiği ve anılan genel kurul kararının 08.10.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, davalı anonim şirketin tasfiyesine ilişkin kararın kaldırıldığı dikkate alınıp, işbu davanın konusunun kalıp kalmadığının mahkemece değerlendirilebilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 09/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.