11. Hukuk Dairesi 2009/6531 E. , 2010/9616 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2004/8-2009/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ...'in davalı kooperatifteki hissesini 10.11.1998 tarihli sözleşme ile devraldığını, davalı kooperatife bildirilmesine rağmen işlemin geciktirildiğini, bu arada hisse üzerine haciz konulduğunu, davalı kooperatifin konulan haczi gerekçe göstererek devri kooperatif kayıtlarına işlemediğini, daha sonra kooperatif hissesine konulan haczin kaldırıldığını, davalı kooperatife tekrar tekrar bildirim yapılmasına rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, istihkak iddiasına ilişkin İcra Tetkik Mercii’nce verilen ret kararının kendisi yönünden kesin hüküm teşkil etmediğini, kooperatiften hissenin borcunu sormasına rağmen borcun bildirilmediğini, yıllar sonra bildirilen borca haksız yere faiz ve katılım payı işletildiğini ileri sürerek, davalı kooperatife olan borcun tespitini, bu miktar mahkeme veznesine depo edildikten sonra davalı kooperatif adına kayıtlı 318 ada 47 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile dava sonuna kadar haciz kalkmadığı taktirde hacizli olarak adına tahsis ile tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, dava konusu hisse üzerinde haciz bulunması nedeni ile devir işleminin gerçekleştirilemediğini, davacının kooperatif ortağı olmaması nedeni ile borcun bildirilmediğini, istihkak davasının reddine dair icra tetkik mercii kararının davacı için de kesin hüküm teşkil ettiğini, bu nedenle davacı tarafından açılan diğer davaların da reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu hisseyi 10.11.1998 tarihli satış sözleşmesi ile davacıya sattığını, devir işleminin kooperatif kayıtlarına işlenmesi için kooperatife bildirimde bulunulmasına rağmen haksız olarak devrin kayıtlara işlenmediğini savunarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının muhtelif tarihlerde borcunu sorup ödeyeceğini bildirmesine rağmen kooperatif tarafından borç miktarının bildirilmemesi nedeniyle davacının faizden sorumlu tutulamayacağı, dava tarihi itibariyle kooperatife olan borcunun 3.595,37 YTL olduğu, hisse üzerindeki haczin kaldırıldığı tarihten itibaren ... ile ... arasındaki harici devrin kooperatif kayıtlarına işlenmesi gerektiği, ancak davanın dava tarihindeki şartlara göre değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği, dava tarihinde davacı ...’ın davalı kooperatifin ortağı olmaması nedeniyle hissenin kooperatife olan borcunun tespitinde hukuki menfaati bulunmadığı, davacının açtığı ortaklığın tespiti davasının reddine dair kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, dava tarihinde hissenin 3. kişi konumundaki ...’in borcundan dolayı Kuşadası İcra Müdürlüğü dosyasından haciz konulması nedeniyle devrinin mümkün olmadığı, bu nedenle borcun ödenerek hissenin davacı adına tescilli talebinin de dava tarihi itibariyle mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu hisseye ilişkin borcun tespiti talebinin davacının kooperatif ortağı olmaması nedeniyle hukuki menfaati ve taraf sıfatı bulunmadığından reddine, tapu iptali ve tescil talebinin dava tarihi itibariyle hissenin hacizli olması ve aynı konuda Söke Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/482E.ve 2003/1018 K. sayılı kesinleşmiş kararı dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen karar davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK' nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davalı kooperatif vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacçı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı ...' ten ayrı ayrı alınmasına, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının davalı kooperatiften alınmasına, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.