1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6186 E., 2011/5437 K.

Yargıtay 05.05.2011 Sayı: 2009/6186 E. - 2011/5437 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2009/6186 E. , 2011/5437 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2008 tarih ve 2006/402-2008/677 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu uğranılan zararın, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, (75.000) TL'nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddia ettiği hırsızlık olayının gerçek olmadığını,talebin fahiş olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu hırsızlığın işyerinin kapısının zorlanıp kepenk kilitlerinin kesilmesi sureti ile yapılmış olduğu ve davalının aksi yöndeki savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (44.759,68) TL'nın 23.07.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davacının uğradığı gerçek zararın davacının defter ve mizan kayıtları ile mal alım faturalarına dayanılarak tespit edilmesinde ve olaydan hemen sonra davalıya hasar ihbarında bulunulduğundan temerrüt tarihinin Poliçe Genel Şartlarının B-5. maddesi uyarınca 23.07.2005 tarihi olarak belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle açılan davada mahkemece davacının uğradığı gerçek zararın tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı ... şirketinin talebi üzerine düzenlenen 16.12.2005 tarihli ekspertiz raporundaki tespitlerden yararlanılmış, ekspertiz raporunda ise davacının bayii olduğu şirketten mal alımlarını 6 ay vadeli yaptığından hesaplanan zarardan %10 oranında indirim yapılmıştır. Oysa, taraflar arasında geçerli sigorta poliçesinde bu yönde bir hüküm bulunmadığı gibi, davacının bayii olduğu şirketten faturalarda yazılı miktarın tam karşılığını ödeyerek değil, %10 iskonto ile mal satın aldığı konusunda da herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının uğradığı zarar miktarından %10 oranında indirim yapılması doğru bulunmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3- Aynı ekspertiz raporunda davacı yararına tazminat hesabı yapılırken %18 oranında KDV de dikkate alınmamıştır. Oysa davalı ... sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğuna göre, davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi gereğince ödenmesi gereken KDV’ni de davacıya ödemekle yükümlüdür. Bu durum karşısında mahkemece, hükmedilen meblağa KDV miktarının da eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınark davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı