11. Hukuk Dairesi 2009/5900 E. , 2010/11836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2009/64-2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulu başkanlığına 11.01.2009’ da yapılan yönetim kurulu toplantısında haksız olarak son verildiğini ve davalı ...’ün oy çokluğu ile başkan seçildiğini, ayrıca ...’ün muhasip üye olarak yönetimde yer aldığını, kooperatif ana sözleşmesi’nin 23. maddesinde yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerini seçmenin ve gereğinde azletmenin genel kurul yetkisinde olduğunu, müvekkilinin keyfi biçimde görevden alındığını, alınan karar ile müvekkilinin hak ve menfaatlerinin ihlal edildiğini, kooperatifin usulsüz temsili nedeniyle üçüncü kişilerin yanıltılabileceğini ileri sürerek, 11.01.2009 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yönetim kurulu kararlarının davacının da katıldığı toplantıda alındığını, yönetim kurulu kararlarının geçerliliğinin yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlı olduğunu ve muhalefet şerhi konulmasının kararın geçerliliğine etkili olmayacağını, ayrıca yönetim kurulun aldığı karar ortağı doğrudan etkiler veya hakkını ortadan kaldırırsa dava konusu yapılmasının mümkün olduğunu, davacının görevine haksız olarak son verilmediğini, davacının yönetim kurulu başkanlığını yasaya uygun ve özenle yapmadığını, kurul içerisinde huzursuzluk yarattığını, yönetim kulunu kendisinden ibaretmiş gibi tek başına hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kural olarak kooperatif yönetim kurulu kooperatif ortakları hakkında verilen yönetim kurulu kararlarının genel kurula götürülerek denetimin sağlanması mümkün olduğu gibi ortakların menfaatlerinin ihlal edildiği belirli durumlarda uyuşmazlığın mahkemelere intikal ettirilmesi mümkün olduğu Kooperatifler kanunu’nun madde 98 yollamasıyla kooperatifler hakkında da uygulaması gereken TTK’nun madde 318 de, idare meclisinin her yıl azaları arasından bir reis ve bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek için bir reis vekili seçer düzenlemesi karşısında, yeni yönetim kurulu başkanı seçilerek davacının başkanlığına son verilmesinde yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığı, ayrıca mahkemeden yönetim kurulu başkanı seçilmesine ilişkin kararın iptalinin talep edilemeyeceği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.