1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/3319 E., 2010/9886 K.

Yargıtay 07.10.2010 Sayı: 2009/3319 E. - 2010/9886 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2009/3319 E. , 2010/9886 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2007 tarih ve 2006/401-2007/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 26.09.2000 tarihli “Müzik Eserleri Yayın İzni Sözleşmesi” uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken mali hak bedelini davalının ödemediğini, başlatılan icra takibine karşı da itirazda bulunduğunu, oysaki anılan sözleşme gereğince davalının brüt reklam gelirinin % 3’ü ile KDV’sini mali hak bedeli olarak ödemek zorunda olup, itirazın haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içinde açılması gerektiğini, davanın bu süre geçtikten sonra açıldığını savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine karşı itirazda bulunan davalının itiraz dilekçesinin davacı-alacaklı vekiline tebliğ olunmadığı, bu durumda davanın yasal sürede açılmış sayılmasının gerektiği belirtilerek yargılamaya devam olunmuş ve uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulü ile 34.308 USD asıl alacak ve 2.035 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.343 USD’nin YTL karşılığı üzerinden itirazın iptaline, takibin bu miktardan devamına, takibin devamına karar verilen alacağın % 40’ı oranına isabet eden 14.537 USD’nin YTL karşılığı icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca ödenmesi gereken mali hak bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin mali şartları düzenleyen 5 nci maddesinde davacıya ödenmesi gereken mali hak bedelinin tespitinde KDV’nin de ayrıca gösterilmiş bulunduğu, davalının KDV’den de sorumlu olduğu belirtilmiştir.Davaya dayanak icra takibinde KDV miktarlarının da ayrıca gösterilmek suretiyle takibe geçilmiş olmasına göre mahkemece anılan sözleşme hükmü de nazara alınarak davacının takipte istediği KDV miktarı yönünden de bir karar verilmesi gerekirken bu istem yönünden bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan, icra takibinde istenen anapara, işlemiş faiz ve KDV miktarları ayrı ayrı gösterilerek 34.308 USD anapara, 2.035 USD işlemiş faiz ile KDV istenmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da icra takibindeki isteme uygun olarak anapara borcu, KDV ve işlemiş faiz miktarı ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmiştir.Buna göre takip tarihi itibariyle toplam 32.508 USD anapara borcu, 5.851,44 USD KDV borcu ve 3.161,89 USD temerrüt faizi borcu hesaplanmış olup, belirlenen anapara borcu takipte istenen miktarın altındadır. Bu durumda mahkemece davacının takipte her kalem borç için istediği miktarlar ile bilirkişi tarafından her kalem için ayrı ayrı hesaplanan miktarlar nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hesaplanan anapara alacağının takipte istenen anapara alacağından düşük olmasına rağmen takipte istenen anapara alacağının hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Ayrıca, takibe konu borç yabancı para borcu olsa bile hüküm altına alınan icra inkar tazminatının doğrudan TL olarak hükmedilmesi gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının hesaplanarak bulunan miktarın % 40’ının belirtilmesi suretiyle icra inkar tazminatının doğrudan TL olarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde USD karşılığı olarak hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; diğer bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile; hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı