1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/11872 E., 2011/11152 K.

Yargıtay 29.09.2011 Sayı: 2009/11872 E. - 2011/11152 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2009/11872 E. , 2011/11152 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/185 - 2009/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2011 gününde davacı avukatı .... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin sahip olduğu “Aygaz” ibareli tescilli marka üzerinde münhasır hakkı bulunduğunu, önceleri bayisi olan davalı şirketin bayilik hakkının, İzmir 6. Noterliği’nin 18/06/2003 tarihli ihtarnamesi ile tek yanlı feshedildiğini, bu fesih sonrası davalıdan tanıtım gereçleri, boş ve dolu tüpler ve telefonların iadesinin istendiğini, ancak davalının, tüpleri iade etmediğini ve İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/675 D. İş dosyasında ve İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/777 D.İş sayılı dosyasında davalıda müvekkiline ait markalı tüplerin bulunduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL de manevi tazminatın tespit tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin, davacıya tüm markalı tüpleri teslim ettiğini, rakip bir firma ile sözleşme yapmadığını, davacının, 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2003/675 D. İş sayılı dosya ile yaptırdığı tespit üzerine, emtiaları üç gün içinde teslim ettiklerini, diğer tespit dosyası olan 2003/777 D. İş dosyasındaki tespit ile müvekkilinin bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin eylemi ile haksız rekabette bulunduğunun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/254 – 2007/157 sayılı kararı ile kesinleştiği, tespite konu edilen ve davalı şirket tarafından tespitten sonra davacıya iade edilen tüplerin iade edilmiş olmasının, davayı konusuz bırakmadığı, gerçekleşen yetkisiz toplama ve bulundurma eylemlerinin, haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine, 1.594,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 19/06/2003’ten işleyen reeskont faiziyle, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirketin eylemi ile haksız rekabette bulunduğunun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/254 – 2007/157 sayılı kararı ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine, 1.594,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamından anılan mahkeme kararının Dairemizin 2.7.2009 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararından sonra mahkemece verilen kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece işbu dava konusuna ilişkin haksız rekabet davası görüldüğüne ve o davada verilecek kararın işbu davanın sonucunu etkileyeceği dikkate alınarak anılan dosyanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi veya sonucunun beklenilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı