11. Hukuk Dairesi 2008/9061 E. , 2010/445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2008 tarih ve 2007/222-2008/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesin davalı vekili katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin LPG alanında faaliyet gösterdiğini, ‘...’ ibareli markasının tanınmış olduğunu, bu markayı taşıyan tüplerin ancak bayilerince satılabileceğini, bayi olmadığı halde davalının müvekkilinin markasını taşıyan boş tüpleri topladığının ortaya çıktığını, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının fiillerinin haksız olduğunun, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına tüplerin toplatılmasına ve men’ine, 500.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının davacı bayisi olmadığı halde iş yerinde ona ait markaları içeren boş tüpleri bulundurduğu, markanın taklit edilmediği, 556 sayılı KHK.nin 61 nci maddesi kapsamında bir eyleme rastlamadığı, marka hakkının ihlal edilmediği, ancak tüpleri boş olarak bulundurarak ticari sirkülasyona girmesini engellediği, haksız rekabette bulunduğu, TTK.nun 58/e maddesi yollaması uyarınca BK.nun 49 ncu maddesi uyarınca manevi zararın da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının eylemlerinin haksız ve haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tüplerin imhasına, 500.00 YTL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili davalının eyleminin tescilli marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece eylemin marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Marka hakkına yönelik gerekçe bakımından davacı vekilinin temyiz itirazı bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece doğru olarak eylemin haksız rekabet oluşturduğu tespit edilmiştir. O halde, aynı eylemden dolayı birbirlerinden farklı taleplerle açılmış iki ayrı dava olmadığı halde marka hakkına tecavüzün reddi dolayısıyla davalı yararına vekalet ücreti tayini doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 7 nci maddesindeki ‘...reddedilen marka ihlali ve sair istemler için hesaplanan 1.200.00 YTL vekillik ücretinin de davacıdan alınıp davalıya...’ ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.