1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/8678 E., 2010/822 K.

Yargıtay 26.01.2010 Sayı: 2008/8678 E. - 2010/822 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2008/8678 E. , 2010/822 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2007 tarih ve 2005/318 - 2007/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, LPG alanında faaliyet gösteren müvekkilinin tescilli “Aygaz” markasını kullandığını, davalının bayi olmadığı halde müvekkilinin markasını taşıyan tüpleri ticari amaçla bulundurarak piyasaya sunduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, dolu ve boş tüplerin toplatılmasına, eylemin men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işyerinde davacının markalarını taşıyan tüpleri bulundurduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği, tüpleri doldurarak tekrar satışa sunduğunun kanıtlanamadığı, eyleminin marka hakkına tecavüz değil, haksız rekabet oluşturduğu, manevi zararın da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına dayalı istemin reddine, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, 1.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tüplerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki 2 nolu bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri’nin kurulmadığı yerlerde, benzer hukuki uyuşmazlıklar, anılan mahkemelerle aynı yargılama yöntemini uygulayan genel mahkemelerce, ihtisas mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta da, Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın ihtisas mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılmasına ve vekil tarafından sarf edilen fikri emeğin, ihtisas mahkemelerinin bulunduğu yerlerde görülen davalardan bir farkının bulunmamasına göre, davalı yararına Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için belirlenen miktarda maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Ayrıca, mahkemece, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edilerek önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.

Davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, objektif dava birleşmesi söz konusudur.

Öte yandan, davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması nedeniyle kabul edilen haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi de yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK’.nun 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle “Hüküm” fıkrasının 8 numaralı bendinde geçen “450.00 YTL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.100 YTL vekalet ücretinin” ibaresinin yazılmasına, keza “Hüküm” fıkrasının 7 numaralı bendinde geçen “450 YTL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkarılarak yerine “kabul edilen haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve manevi tazminat istemlerinin her birine karşılık 1.100.00 YTL’den olmak üzere toplam 2.200.00 YTL vekalet ücretinin” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı