11. Ceza Dairesi 2010/12527 E. , 2010/13826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : 1- Sanık ...: TCK 283/2, 59/2, 95/2, 647/4 maddeleri gereğince; 675 YTL adli para cezası ve eski hükümlüğün aynen infazına
2- Sanık ...: TCk 343/2, 59/2, 81/1, 647/4-5 maddeleri gereğince; 2.970 YTL adli para cezası
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, kanun yoluna başvuru şekillerinin açıkça gösterilmediği ve yokluğunda verilen hükmün, sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan doğrudan doğruya zarar gören, Menderes Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 gün, 523/931 sayılı görevsizlik kararından sonra meşruhatlı davetiye ile duruşmaya çağrılmayan ve 5271 sayılı CMK.nun 234. maddesindeki hakları hatırlatılmayan mağdur Generalı Sigorta Anonim Şirketi’ne, aynı Yasanın 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek kanun yolu, mercii, başvuru süresi, şekilleri ve sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı hususları gösterilmek suretiyle usulüne uygun olarak tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanmadığından, tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması, aksi halde anılan şekilde usulünce tebligat yapılması ve buna dair belge ile verilmesi halinde mağdur Generalı Sigorta Anonim Şirketi’nin temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.