10. Hukuk Dairesi 2026/9657 E. , 2026/7806 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/268 E., 2026/204 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ilaç bedelinin Kurumca karşılanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince akıllı kanser ilacının Kurumca karşılanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; talep konusu ilacın ... kapsamında bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Dairemiz kararıyla; Bu bağlamda, çocukluk yaşlarda teşhis konulan ve genetik bir hastalık olduğu anlaşılan hastalığa ilişkin yapılan mevcut tedavi yöntemleri ile hastanın bu zamana kadar hayatını idame ettiği (dava açan hastalarda 40 yaş üzeri hastalarında mevcut olduğu) anlaşılmakta olup, Kurum tarafından bedeli ödenen ilaçların, hastanın hayatını idame etmesine yönelik asgari düzeyde tedavinin karşılanıp karşılanmadığı, ilaca ilişkin bütün faz çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı, hastalığının tedavisinde hayati önemi haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığının, dolayısıyla kullanılmasının tıbben ve fennen sigortalının iyileşmesine katkıda bulunup bulunmayacağının en önemlisi dava konusu ilacın sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun tıbbi yöntemlerle belirlenerek karar verilmelidir. Bu bağlamda hastalığın uzmanlık alanı olan üniversitelerin anabilim dalı başkanlığından en az 3 kişilik bilirkişi kurulundan (hasta çocuk ise çocuk göğüs hastalıkları veya çocuk sağlığı ve hastalıkları, hasta çocuk değilse göğüs hastalıkları veya iç hastalıklar bölümünden) rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Karar verilirken, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, talebe konu ilaç/ilaçların yargı yolu ile ödenebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu, hayati önemi haiz ve özellikle sürekli olarak etkin ve yararlı olması ile birlikte bütün faz çalışmalarını tamamlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş bir ilaç olması ve davalı Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması halinde mümkün bulunduğu göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
\tB. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
\tİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması amacıyla verilen kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK'nın 94. maddesinde kesin süreye ilişkin düzenlemeye yer verilmiş, 324. maddesinde ise taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için Mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemeler uyarınca verilen kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, yapılacak işlemin hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi ve verilen süre içerisinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde doğacak hukuki sonucun da ihtar edilmesi zorunludur.
3. Değerlendirme
Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere; kesin süreye ilişkin ara kararının açık, denetlenebilir ve infaza elverişli olması, tarafın hangi işlemi ne miktarda ve hangi süre içerisinde yerine getireceğinin tereddütsüz biçimde belirlenmesi, ayrıca süresinde yerine getirilmemesi halinde hangi usulî sonucun doğacağının açıkça ihtar edilmesi gerekir. Bu unsurları taşımayan ara kararlarına dayanılarak taraf aleyhine usulî sonuç doğurulması mümkün değildir.
Somut olayda Mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için bir haftalık kesin süre verilmiş ise de ara kararda yatırılması gereken miktar belirtilmekle birlikte, yatırılma usulünün (Mahkeme veznesine yatırılması gerektiği) usulüne uygun ve açık şekilde ihtar edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda usulüne uygun verilmiş ve sonuçları açıkça gösterilmiş bir kesin süreden söz edilemeyeceğinden, bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkı ile usul ekonomisi ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş; HMK'nın 94... . maddeleri uyarınca eksiklikleri giderilmiş, sonuçları açıkça gösterilmiş ve tarafı tereddüde düşürmeyecek nitelikte (yatırılacak yer olan Mahkeme veznesine yatırılması gerektiğinin belirtildiği) yeni bir kesin süre verilmesi, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.