1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/757 E., 2026/3569 K.

Yargıtay 01.04.2026 Sayı: 2026/757 E. - 2026/3569 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/757 E. , 2026/3569 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/223 E., 2025/230 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.02.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine dair karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Kurum Başkanlığı cevap dilekçesinde, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tespiti istenilen işyerindeki hizmetlerinin son bulduğu yıldan itibaren beş yıl içinde hizmet tespiti talep edilmemesi halinde hakkın düşeceğini, davacının çalışmaya başladığı tarih 14.03.2007 olup bu tarihten önceki sürelere ilişkin resmi bir kayıt ve bir bildirim olmadığını, .. Sosyal Güvenlik ve İl Müdürlüğünde işlem gören diğer davalının işyerindeki hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmalar haricinde bir çalışma bulunmadığını, Yargıtay kararları gereğince kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, 6552 sayılı Kanun gereği hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda davanın Kuruma resen ihbarı gerektiğini, beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1986 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.01.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA KARARI

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinina 03.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.04.2024 tarihli kararı ile \"... dava dışı iş yerinin talep döneminde faal olup olmadığına yönelik vergi kayıtları celp edilmeli, bu kapsamda ilgili belediyeden ruhsat açma tarihi sorularak ilgili belgeler temin edilmeli, davacı taraftan iddia ettiği çalışma dönemini bilebilecek kişi sorulmak suretiyle belirleme yapılmalı şayet beyan edilen kişiler komşu çalışan ya da iş yeri çalışanlarından ise kendi dönemi de belirlenmek suretiyle, davacının çalışmasına ilişkin beyanlarına başvurulmalı; aynı şekilde davalı dışı ... sicilli iş yerinin bordro tanıkları belirlenerek, kendi çalışmaları da gösterilerek, öte yandan dava dışı iş yeri adresine onunla aynı dönemde kapsamda olan komşu iş yeri vergi dairesinden, Sosyal Güvenlik Kurumundan ve de emniyetçe yapılacak araştırma ile tespit edilmek suretiyle bu iş yeri çalışanları ve işveren belirlenerek, kendi çalışma dönemi de açıkça ortaya konularak davacının çalışmasına ilişkin bilgi ve görgüye dayalı ifadelerine başvurulmalı; davacı tanığı olarak dinlenilen kişilerin de hizmet cetvelleri kapsama alınarak beyanları denetlenmek suretiyle davacının iddia ettiği çalışma hususu tereddütsüz ortaya konularak karar verilmelidir....\" denilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"..Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen yazı cevapları, kurum kayıtları ve tanık beyanları, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03/04/2024 tarihli 2024/25 59... /3704 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; vergi dairesi kayıtlarında iş yerinin .. Mah. .. Sk. No:../.. ../.. adresinde \".., .. ...: faaliyetine 17.10.1985 tarihinde başlamış ve 01.07.1986 tarihi itibari ile .. Vergi Dairesine Nakil Terk edildiği ve tanık ... beyanları ile de uyumu doğrultusunda iş yerinin .. kızı 1949 Erzincan doğumlu ...'a ait olduğu yine belediye kayıtlarında ... isimli şahsın arşiv kayıtlarımızda 01/05/1986 tarihinde .. Mahallesi .. Sokak No:../.. adresinde .. Satış Yeri faaliyet konulu İşyeri açma ve çalışma ruhsatı görülmekte olup davacının talep tarihi olan 01/02/1986 tarihinde .. Mahallesi .. Sokak No:../.. adresinde aktif bir iş yeri olmadığı işin ilk olarak .. Mah. .. Sk. No:../.. ../.. adresinde \"döner, köfte satış faaliyetine 17.10.1985 tarihinde başlamış vergi yoklama fişlerine bakıldığında çalışan olarak 1966 doğumlu .. isimli kişinin burda çalıştığı eş .. .. işletme başında durduğu başkaca çalışan olmadığı ve 01.07.1986 tarihi itibari ile .. Vergi Dairesine Nakil Terk edildiği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, fiili çalışmanın ispatlandığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79.,108. maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.\t

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, eldeki davada, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamada bozmanın gereklerinin yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm verildiği anlaşılmıştır.

3.Eldeki davada,bozma sonrası mahmece yapılan araştırmada işverenin adının ... olduğunun belirlendiği, beyanına başvurulan ...'ın adına kayıtlı döner, köfte vs satışı yapılan işyerini boşandığı ve sonrasında vefat etmiş olan eski eşi .. ..'ın işlettiğini bu nedenle davacıyı hatırlamadığını beyan ettiği, anılan işyerine dair gelen vergi kayıt ve yoklama tutanaklarına göre ise\".. Sokağı ../.. ..- ..\" adresinde kurulu iş yerinin 17.10.1985-01.07.1986 tarihleri arasında Karaelmas vergi dairesi müdürlüğü nezdinde vergi kaydı olduğu,aynı adreste faaliyetine devam etmekte iken yeni kurulan .. vergi dairesine kaydının nakledildiği ve bu adresteki faaliyetini 24.11.1986 tarihinde sona erdirdiği,işyerine ilişkin yapılan vergi yoklamasına dair sadece dava konusu dönem öncesi olan 17.10.1985 tarihli bir tutanağın olduğu, o dönemde ... ile ... isimli bir kişinin sadece çalıştığının tespit edildiği,ancak dava konusu dönemi içerir bir tutanağın dosya kapsamında olmadığı,bozma sonrası davacı tanığı olarak ...'ün dinlendiği, tanığın beyanında komşu niteliğinde olduğunu belirttiği ve dava konusu işyerinin yanında vestel servisliği yaptığını, davacıyı tanıdığını ve davacının burada çalıştığını beyan ettiği ancak bu tanığın vergi kaydı ve çalışma kayıtları da dosyaya alınarak beyanının değerlendirilmediği mahkemece yukarıda anılan ve dava konusu tanzim edildiği anlaşılan vergi yoklama tutanağına göre hatalı değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

4.Buna göre, Mahkemece bozma sonrası dinlenen ...'ün adres ve mükellefiyet dönemlerini gösterir şekilde vergi kaydı ile sigortalılık (Bağ-Kur sicil dosyası) getirtilerek beyanı denetlenmeli,öte yandan bozma öncesi dinlenen davacı tanığı ...'nın da beyanları değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı