1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/7047 E., 2026/5232 K.

Yargıtay 21.04.2026 Sayı: 2026/7047 E. - 2026/5232 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/7047 E. , 2026/5232 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/2227 E., 2026/97 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Turgutlu İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2020/89 E., 2023/194 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 15.02.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli ve 2020/89 E., 2023/194 K. sayılı kararında özetle; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.667.656,50TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli ve 2020/89 E., 2023/194 K. sayılı kararına karşı süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarih ve 2023/2067 E., 2025/231 K. sayılı kararında özetle; istinaf aşamasında aldırılan bilirkişi kusur raporunda, davalı işverenin %65, davacı işçinin %5 ve işveren bünyesinde çalışan işçi ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu yönünde belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğunun değerlendirildiği, 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporundaki veriler kullanılarak, tespit edilen kusur durumu dikkate alınarak tazminat hesabının yeniden yapıldığı, toplam maddi tazminat miktarının 1.585.065,64 TL (1.583.654,25 + 1.411,39) olarak belirlendiği, ancak davacı tarafça 21.03.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesiyle 1.167.359,54 TL'nin tahsilini talep ettiğinden bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkemenin kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,

\"1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.167.359,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarih ve 2023/2067 E., 2025/231 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.10.2025 tarih ve 2025/5209 E- 2025/13611 K. ile \"... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.'nin işletmekte olduğu mezbahada çalışan davacının, 15.02.2017 tarihinde arızayı gidermek üzere makine içerisinde sıkışmış olan malzemeyi çıkarmak için elini makinenin içine soktuğu, makinenin elektrik panosunun olduğu kısımda bulunan diğer çalışan ...'ın elinin elektrik butonuna değmesi ile makinenin çalıştığı ve davacının %38.2 meslekte kazanma gücü kaybı oluşacak şekilde yaralandığı, ... denetim raporunda davalı işverenin %70 kusurlu olduğu, üçüncü kişi sıfatıyla ...'ın %30 kusurlu olduğu, davacı sigortalının kusuru bulunmadığının tespit edildiği; henüz kesinleşmediği anlaşılan Turgutlu İş Mahkemesi 2021/88 Esas sayılı rücuen tazminat dava dosyasında davalı ... Et ve Et Ürn. Gıda Tar. Hayv. İnş. Nakl. San. ve Tic. A.Ş.'nin %90, davalı ...'ın %5, Kurum sigortalısı ...'in %5 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği; Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/814 Esas sayılı dosyasında mezbaha yetkili sorumlusu ve işveren konumunda olmasından ötürü asli kusurlu bulunan ... Tamgenç ile tali kusurlu bulunan ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, yine Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/158 Esas sayılı ilamı ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edilen işletmenin ortağı ve sorumlu müdürü ...'ın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince bir kusur raporu alınmadığı, ... denetim raporundaki kusur oranları benimsenerek davacı ...'in kusursuz olduğu kabulü ile %100 davalı kusuruna göre hesaplama yapılan 06.02.2023 tarihli hesap raporu ile davacının geçici iş göremezlik zararının 1.485,67 TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.666.170,83 TL olmak üzere toplam maddi zararın 1.667.656,50 TL olarak belirlendiği, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmediği ve davacı vekilinin 21.03.2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda 1.667.656,50 TL olarak hesaplanan toplam zarardan teselsüle dayanmaksızın, sadece davalı işveren ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %70 kusur oranına tekabül eden 1.167.359,54 TL tutarına talebini arttırdığı görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf aşamasında aldırılan 19.12.2024 tarihli kusur raporu ile davalı işveren ... Kuyumculuk İletişim Gıda Et Ltd. Şti. %65, dava dışı işçi ...'ın %30, davacının ise %5 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği; Bölge Adliye Mahkemesince bu kusur oranları benimsenerek 6.2.2023 tarihli hesap raporundaki verilere %95 kusur oranı uygulanmak suretiyle davacının maddi tazminat alacağının 1.585.065,64 TL olduğunun belirlendiği, ancak davacı tarafın 21.03.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesiyle 1.167.359,54 TL'nin tahsilini talep etmiş olması nedeniyle bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu ifade edilerek anılan tutara hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi aşamasında kusur raporu alınmış ise de itibar edilen kusur raporunda olaydaki sorumluluk ve kusur durumlarının yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı, çelişkilerin giderilmediği anlaşılmıştır. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde \"davacı tarafça 1.167.359,54 TL yönünden tahsil kararı verilmesi talep edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunda hesaplanan 1.667.656,50 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep aşımı mahiyetinde olup HMK'nın 26. maddesi gereğince usul ve yasaya aykırı olduğu\" ifade edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulurken, davacının talebini 1.167.359,54 TL olarak arttırırken maddi tazminata ilişkin talebini sadece davalı işveren kusuruna tekabül eden tutara hasrettiği gözetilmeksizin davacının maddi zararının %95 kusur oranına tekabül eden 1.585.065,64 TL olarak belirlenmesi ve bu suretle de davacının talebinin aşıldığının göz ardı edilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş; rücu ve ceza dosyaları da getirtilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut Kurumun tahkikat raporu , rücu dosyası ve ceza dosyasındaki kusur raporları ile eldeki dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini sağlamak, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edip değerlendirerek, belirlenecek kusur oranını (davacının talebini sadece işveren kusuruna tekabül eden tutarla sınırladığını, teselsül talebi bulunmadığını dikkate alarak ve usuli kazanılmış hakları gözeterek) 6.2.2023 tarihli hesap raporuna uygulamak suretiyle alınacak hesap raporu ile davacının maddi zararını tespit etmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir..

..\" gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; eldeki davanın dosyasına UYAP sistemi üzerinden rücu dosyası ve ceza dosyasının tümünün kazandırılmış olduğu, Dairece aldırılan kusur raporunun da bu dosyalar içerisindeki raporlar irdelenmek suretiyle hazırlandığı, ceza dosyalarında işveren vekili ve yetkilisi olan kişilerin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olarak cezalandırıldığı, rücu tazminat dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise davalı ... Kuyumculuk ... Ltd. Şti.'nin %90 oranında, dava dışı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve Mahkemece davalı yönünden bu kusur oranının esas alındığı, Dairece hükme esas alınan raporda davalı işverenin % 65, davacı işçinin %5 ve davalı işveren bünyesinde çalışan işçi ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu tespiti ile sonuca varıldığı, alınan tüm raporlarda, ... tahkikat raporu da dahil davalı işveren ... Kuyumculuk ... Ltd. Şti.nin ve ceza dosyalarında yetkilisinin ve vekillerinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğu, Dairece aldırılan kusur raporunda ise davalı işverenin kusur oranının rücu tazminat dosyası ve tahkikat raporuna (tahkikat raporunda işverenin %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir) göre daha düşük oranda tespit edildiği, kazazede işçiye yüklenen kusur oranının rücu tazminat dosyasındaki ile aynı olduğunun belirlendiği, her ne kadar Yargıtay 10. HD kararında \"kusur raporunda olaydaki sorumluluk ve kusur durumlarının yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı\" bozma nedeni yapılmış ise de davalı işveren yönünden yapılan incelemede işverenin asli kusurlu olduğu noktasında raporlar arasında bir çelişkinin bulunmadığı, Dairece karara esas alınan kusur oranlarına yönelik raporun davalı için tüm dosyalar kapsamındaki en lehe rapor olduğunun açık olduğu, Dairenin bozmadan önceki kararının sadece davalı tarafça temyiz edildiği de gözetildiğinde, rücu tazminat dosyasında davalı işveren için daha yüksek bir oranda (%90) belirlenen kusur oranının, davalının lehine bir delil olmaması nedeniyle davalı yönünden yapılan incelemede çelişki oluşturduğunun söylenemeyeceği, daha yüksek kusur oranının belirlendiği bir raporla çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınmasında bu dosyada davalı yönünden hukuki bir yararın da olmadığı, değinilen yasal mevzuat ve açıklamalar çerçevesinde yapılan incelemede; Dairece alınan kusur raporunda; davaya konu iş kazasının meydana gelmesindeki sorumluluk ve kusur durumlarının yeterince incelendiği ve açıklandığı, çelişkilerin giderildiği görülmekle ve bu yönde takdir hakkını; medeni usul ve maddi hukuk yönlerinden isabetli kullanıldığını düşündüklerinden dolayı bozma kararının dayanağı olabilecek olan \"karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması ...\" nın söz konusu olmadığı ve bu kapsamda iştirak edemedikleri Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yeniden kusur rapor alınması gerektiği yönündeki bozma sebebine karşı direnilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, ayrıca Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bozma kararında \"davacının talebini sadece işveren kusuruna tekabül eden tutarla sınırladığı ve teselsül talebi bulunmadığı\" hususunun dikkate alınması gerektiğinin belirtildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadı ile; müteselsil sorumlulardan birisi aleyhine açılan davanın aynı zamanda müteselsilen tahsil istemini içerdiğinin kabul edildiğinin belirgin olduğu, Dairece yapılan değerlendirmede, \"talep sonucunun\" sadece dilekçedeki kelimelerden ibaret olmadığı, yatırılan harç ve somutlaştırılan rakam ile bir bütün olduğunun kabul edildiği, davacının zararının bölünmezliği ve işçinin korunması ilkesi gereği; üçüncü kişinin kusurunun işçinin tazminatından indirilmesinin hukuken mümkün görülmediği, davalı işverenin, üçüncü kişiye kusuru oranında rücu etme hakkının her zaman mevcut olduğu, bu durumun işçinin tam tazminat hakkını engellememesi gerektiği gerekçesiyle;

Yargıtay 10. HD'nin 2025/5209 Esas - 2025/13611 Karar sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine;

A-Taraf vekillerinin istinaf yolu başvurusunun kısmen kabulü ile Turgutlu İş Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli 2020/89 Esas - 2023/194 Karar sayılı kararının, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere HMK'nın 356/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,

1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile; 1.167.359,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a. Davacı kasap olduğunu beyan etmekle beraber olay günü kendi görev tanımında olmayan bir işin icrasına yönelik makinenin temizliği için davalı işveren yetkililerinin haberi ve bilgisi dışında bakım ve onarım işine giriştiğini, bu tamamen keyfi bir uygulama olmakla beraber davacının iş sözleşmesi ve yaptığı işin niteliğinde böyle bir durum mevcut değilken bu durumun direkt iş kazası olarak nitelendirilmesinin adil bir yaklaşım olmayacağını, bununla beraber olay yerinde bulunan ...'ın davacının eli makinenin içindeyken kolunun makinenin aç kapa düğmesine dokunduğunu bizzat kabul ettiğini, dolayısıyla olaya sebebiyet veren iki durumdan birincisi davacının bu işe nedensiz şekilde girişmesi, ikincisi ise ...'ın kolunun aç kapa düğmesine değmesi olduğunu, davalı işverenin olaydaki tek kusurunun bu kişilerin işvereni olması olduğunu, ancak işyerinde tüm iş güvenliği önlemlerinin alındığını, düzenli eğitimler verilmiş iken sadece işveren olunması nedeniyle bu kadar ağır bir cezai ve hukuki sorumluluğun altında kalınmış olmasının kabul edilemeyeceğini, davacının görev tanımında olmayan makineleri temizleme işine girişmesinin tamamen kendi kusurunda olduğunu, bunlara rağmen kusursuz olarak dosyada yer almasının son derece hakkaniyetsiz olduğunu, iş kazasının meydana gelmesinde işçi tamamen kusurlu ise illiyet bağı kesileceği için işverenin sorumlu olmayacağını, ayrıca zararın işyeri koşullarından veya işletmeye özgü tehlikeden doğmadığını, araya giren başka bir nedenden meydana gelmişse bu durumda işverenin zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğini,

b.Davalı ...'ın kusur oranının müvekkile yüklenerek hesaplama yapılmasının haksız kazanç teminine yol açtığını; Yargıtayın iş kazalarında işveren sorumluluğuna ilişkin benimsediği \"kınanabilirlik\" ilkesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacının kendi iş alanı dışında bir işi üstlenmesi, güvenlik önlemlerine riayet etmemesi ve diğer çalışanın bizzat kolun açma kapama düğmesine basması sonucu meydana gelen kazanın tek müessiri olarak müvekkilin kabul edilmesinin hatalı olduğunu,

c.Türk hukukunda kusursuz sorumluluğu haklı kılacak yasal bir düzenleme bulunmadığını, kusursuz sorumluluğun istisnai bir sorumluluk türü olarak kanun hükmü gerektirdiğini, İş Kanunu'nda bu yönde herhangi bir hüküm yer almadığını ve TBK madde 417'nin kusur sorumluluğu esasını benimsediğini, bu esastan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir düzenlemenin de mevcut olmadığını,

d.Davacının iş kazasının ardından sigortalı çalışan sıfatıyla iş hayatına devam ettiğini, 2017 yılında tedavisi için özel hastanede 70.000 TL harcandığını, tüm bu hususlar gözetildiğinde hükmedilen miktarın zararın tazmininden öte davacı için sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını ve davanın reddi gerekirken aksine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede;

Direnme kararı yerinde bulunarak, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı