1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/6579 E., 2026/5370 K.

Yargıtay 22.04.2026 Sayı: 2026/6579 E. - 2026/5370 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/6579 E. , 2026/5370 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/3101 E., 2026/345 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 3. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2022/116 E., 2023/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3.03.1993-

5.04.1994 arasında 5.01.1994-27.12.20 13... .02.2013-29.06.2017 arasında 1479 sayılı Kanun'un 4/b kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta primlerinin ödendiğini, 29.09.2021 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, 29.09.2021 tarihinde emekli aylığı bağlanması Kuruma müracaat ettiğini, Kurum tarafından ..’da çalışma sürelerini gösteren belgelerin talep edildiğini, tercümelerin sunulduğunu, Kurum tarafından 01.06.2006 tarihinden itibaren .. unvanlı şirketin ortağı olması, .. Sosyal Sigorta Kurumuyla çakışan hizmet sürelerinin genel mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiği, imzalanan anlaşmanın 01.06.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirtmek sureti ile ..’da çakışan günlerin yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle sigortalılığının geçersiz sayılması gerektiği şeklinde görüş belirtildiğini, 8 yıl 7 aylık sigortalılık süresinin geçersiz sayıldığını,

14.09.2021 tarihli hizmet dökümünde 23 yıl olan sigortalılık süresinin 2022 tarihli hizmet dökümünde 14 yıl olarak gösterildiğini, hizmet günü noksanlığı sebebiyle aylık bağlama talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin 2014/11 sayılı genelgeye aykırı olduğunu, emekli aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek iptal edilen günlerin Bağ-Kur kapsamında sigortalılığa eklenmesine,

29.09.2021 tarihinden itibaren emeklilik hakkının tespitine ve bu tarihten itibaren emekli aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili; davacının internet üzerinden 19.03.2019 tarihinde askerlik borçlanması müracaatı yaptığını, süresi içinde ödeme yapmaması nedeniyle iptal edildiğini, 03.12.2019 tarihinde yeniden askerlik borçlanması müracaatını yaptığını, süresi içinde ödemesini yaptığını, ilgili kanun ve genelgeler kapsamında sigortalılığın kesin tespiti devam ve terkini için bilgi ve belge ibrazının gerektiği halde kayıtlarda rastlanılmadığını, 29.09.2021 tarihinde posta kanalı ile emeklilik müracaatı yapıldığını, sigortalılık belgelerine istinaden dosyada yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 05.01.1994 başlama 27.12.2013 tasfiye sonu; 01.08.2012 başlama 31.01.2013 terkin, 01.02.2013 başlama

11.02.2015 terkin, 11.02.2015 tarih ve 29.06.2017 terk olması nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının sonlandırıldığını, 01.06.2006 tarihinden itibaren ..’da ikamet ettiğinin anlaşıldığı, 15.10.2021 tarihinde adresinin yurt dışı olması nedeniyle sigortalılık süresinin kesin tespiti ve genel sağlık sigortası için bulunduğu ülkeden çalışma belgeleri ve ikamete dayalı sosyal yardım almadığına dair belgelerin istendiğini,

28.09.2021 itibari ile ikamet adresinin Türkiye olarak değiştirdiğini, bu nedenle GSS borcu oluştuğunu,

söz konusu borcun ödenmesi için 30.11.2021 tarihinde tebligat gönderildiğini, ödenmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının bildirildiğini, ayrıca 01.06.2006 tarihinden itibaren ..’da .. .. isimli firmada limited şirket kaydının olduğunun tespit edildiğini, .. ülkesi ile ikili sözleşmenin 17.10.2017 tarihinde imzalandığını, 01.06.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Genelge gereği yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar sigortalı sayılmazlar hükmü ile aynı Kanun'un sigortalılığı sona ermesi bölümünde herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten bir gün öncesinden sigortalıkları sona erer hükümleri bulunduğunu, 01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olamayacağının bildirildiğini, bu nedenle bilgi işlem ve güvence ekranında gerekli düzenleme ve düzeltmelerin yapıldığını, emeklilik için gerekli şartları taşımadığından ve GSS ile olan işlemlerini tamamlamadığından emekli maaşının bağlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta primlerinin ödendiğini yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, ...'nın ve Mahkemenin yabancıların sigorta muafiyeti ile ilgili hükümlerini \"müvekkilinin talebi olmadan\" re'sen ve yanlış olarak uyguladığını, müvekkilinin mağduriyetine ve hak kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de kendi adına ve bağımsız çalıştığını, yurt dışında ikamet ettiğini, ikamet ettiği ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına tabii bir faaliyeti bulunduğunu, yabancı uyruklu olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, yasada öngörülen ve sigortalı sayılmayan yabancı uyruklular için \"istina kuralı\" olarak getirilen yasal düzenleme kapsamında olmadığının açıkça görüldüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının, yurt dışında ikamet etmesi ve sigortalı olması nedeniyle ülkemizde 01.01.2008 tarihi sonrasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendine göre sigortalı olup olamayacağı ve yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı