10. Hukuk Dairesi 2026/6320 E. , 2026/5057 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/369 E., 2026/87 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t
I. DAVA
Davacı vekili ıslah ettiği davasında; müvekkiline tüm günler ile bağlanan yaşlılık aylığının, müvekkilinin borçlanma seçtiği 1981-1990 yılları arasındaki 3600 günle bağlanacak olan aylıktan az olduğunu, ilk borçlanma süresi 3600 gün dışında kalan, alıkonulan, transfer edilen primlerden Türkiye İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10. maddesine yarar sağlamayan kısmına karşılık gelen sonraki borçlandırma süreleri karşılığı 1000 CHF'nin aynen, kabul edilmemesi halinde dava tarihindeki kur üzerinden 1000 CHF'nin TL karşılığının (fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklıdır) tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2023 tarih, 2019/110 E., 2023/24 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarih, 2023/852 E., 2024/1932 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, \"...Yukarıda belirtilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükmü ve yasal düzenlemeler kapsamında İlk Derece Mahkemesince davacının yurt dışı borçlanması kapsamında borçlanılan sürelerin ilgili dönemine maledilemeyeceği, davalı Kurum tarafından yukarıdaki yasal düzenlemelere uygun şekilde davacnın kendisinin ödediği 3600 günün düşülerek kalan prim süreleri için tahakkuk hazırlanıp borçlanma bedelinin transfer edilen primlerden mahsubu ile bakiyesinin davacıya ödendiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
..\" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 3600 günlük borçlanmanın yaşlılık aylığı tahsisi için yeterli olduğunu, bu sürenin haricindeki sürelerin aylıkta kullanılmasının aylığı yükseltmediği gibi aleyhine sonuca sebep olduğunu, davacıya fayda sağlamayan ancak transfer edilen tüm İsviçre primlerinin davacıya iadesi gerektiğini, davanın kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tüm günler ile bağlanan yaşlılık aylığının, müvekkilin borçlanma seçtiği 1981-1990 yılları arasındaki 3600 günle bağlanacak olan aylıktan az olduğundan, ilk borçlanma süresi 3600 gün dışında kalan, alıkonulan, transfer edilen primlerden Türkiye İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 10. maddesine yarar sağlamayan kısmına karşılık gelen sonraki borçlandırma süreleri karşılığı 1000 CHF'nin aynen, kabul edilmemesi halinde dava tarihindeki kur üzerinden 1000 CHF'nin TL karşılığının (fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklıdır) tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.