10. Hukuk Dairesi 2026/5675 E. , 2026/6273 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/134 E., 2025/348 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2022/14721 Esas, 2024/6580 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işe ilk başladığı 1999 yılının Mart ayından 2002 yılı başına kadar davalılara ait ikamette, 2002 yılından sonra son verildiği 02.02.2018 tarihine kadar davalı ...'e ait ikamette ev hizmetlerinde çalıştığı, davacının davalıların evinde her hafta Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri ve istenildiğinde diğer günlerde çalışmasını devam ettirdiği, her yıl Mayıs ve Ekim ayları arasında hafta sonları davalıların anne ve babalarının yanlarında yatılı olarak çalıştırıldığı, davacının en son ortalama 2.650,00 TL ücretle çalıştığı iddiasıyla davacının 1999 yılının Mart ayından 02.02.2018 tarihine kadar davalılar yanındaki çalışmalarının sigortalı hizmet olarak ve kazançlarının gerçek ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, davacının davalılar yanında kesintisiz çalışması olmadığı, davacının davalılar yanında en fazla haftada 2 gün çağrı üzerine günlük ücretle çalışması olduğu, davacının davalıların anne-babası yanında yatılı bir çalışması olmadığını çağrı üzerine Pazar günleri sabah 09.00-13.00 saatleri arasında çalışması olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 10.11.2020 tarihli ve 2018/130 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının, davalılardan ...'e ait ev işyerinde Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 01.01.2005 - 02.02.2018 tarihleri arasında 4712 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2018/130 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarihli 2021/818 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli 2021/818 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizin 10.06.2024 tarihli ve 2022/14721 Esas, 2024/6580 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
\"...Somut dosyada 01.01.2005 tarihi öncesi dönem yönünden yapılan inceleme ve araştırma eksik olup, Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda işin sürekliliği yönünden davacının haftada üç gün ve üzeri çalışmasının varlığı irdelenmeli, bu kapsamda araştırma yapılmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir...\"
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dinlenen tanıkların davacının çalışmasını ilk yıllarında haftanın 3 günü çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, bozma öncesi yapılan yargılamada bu yönde de yeterli araştırma yapıldığı ve 01.01.2005 tarihi öncesinde davacını çalışmasının haftanın 3 günü geçtiği kanaatine varmak için yeterli delil bulunduğu bu minvalde ev hizmetlerinde 01.01.2005 tarihi öncesindeki dönem açısından sigortalılık şartlarından süreklilik koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle direnilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı doğrultusunda 01.01.2005 öncesi dönem yönünden işin sürekliliği hususunda yeterli araştırma yapılmaksızın direnme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının işe başladığı 01.03.1999 tarihinden itibaren davalı kardeşler ... ve ...’e ortak konutlarında hafta içi 3-4 gün, hafta sonları ise talimatları doğrultusunda anne ve babalarının evinde yatılı kalarak kesintisiz hizmet verdiğinin tanık beyanlarıyla kanıtlandığı, hafta sonu çalışmalarını göz ardı ederek süreksizlik nitelemesi yapmasının ve bilirkişi raporundaki maddi gerçekliğe uygun olan 6512 günlük ikinci seçeneğe itibar etmemesinin hatalı olduğu, ayrıca bozma ilamının sadece 2005 öncesi döneme ilişkin olup 2005 sonrası döneme yönelik kabul kararının davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 2005-2018 yılları arasındaki ev hizmeti çalışmasının ...'in konutundan tamamen bağımsız ve farklı bir muhitte bulunan anne ve babası ... ile ... evindeki çalışmaları da kapsadığı, tanık beyanlarında geçen haftalık 5 günlük sürenin bu bağımsız konuttaki iki günlük çalışmayı da içerecek şekilde hatalı yorumlandığı, davacının kendi dava dilekçesinde dahi davalının evinde haftada 3 gün çalıştığını iddia etmesine rağmen mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak haftada 5 gün üzerinden kısmen kabul hükmü kurulduğu, ev hizmetlerinde sigortalılık için aranan haftada 3 günden fazla sürekli çalışma olgusunun müvekkili yönünden gerçekleşmediği, hükme esas alınan tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmayıp duyuma dayandığı, akrabalık bağı nedeniyle taraflı, soyut ve birbiriyle çelişkili olduğu, dosyada bordro tanığı veya komşu işyeri/işveren kaydı gibi somut ve objektif delillerin araştırılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ev hizmetlerinde geçen çalışmalarının tespiti talebiyle açılan davada, Mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda özellikle 01.01.2005 öncesi dönem yönünden işin sürekliliği ve haftada üç gün ve üzeri çalışma olgusunun varlığı hususunda yeniden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın hukuka aykırı şekilde direnme kararı verildiği, hizmet tespitinde resmi Kurum kayıtlarının esas alınması gerekirken yalnızca somut belgelere dayanmayan tanık anlatımlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu, dinlenen bordrolu tanık beyanlarının çelişkili olup talep edilen tüm dönemleri kapsamadığı, diğer komşu işyeri tanıklarının ise bu niteliklerinin belgelenemediği, dosyada davacının çalışmasına ve ücretine ilişkin hiçbir yazılı delil bulunmamasına rağmen varsayımlara dayalı olarak kısmi çalışma tespiti yapılmasının ve Kurum kayıtlarıyla çelişen soyut beyanların esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede;
3. Direnme kararı yerinde bulunarak, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.