1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5579 E., 2026/5435 K.

Yargıtay 22.04.2026 Sayı: 2026/5579 E. - 2026/5435 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/5579 E. , 2026/5435 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/2048 E., 2023/2438 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 15. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2019/13 E., 2023/194 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... Gayr.Yapı...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalılara ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, davalıların %100 oranında kusurlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .

2.Davacı vekili 17.01.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile maddi tazminat talebini 983.774,37 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu kazada kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"... Mahkememizce kusur oranının tespiti için aldırılan 25.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı asıl işveren müessese (... Gayrimenkul Yapı ve Yatırım A.Ş.) ile kazalının hizmet akdiyle bağlı çalıştığı, davalı alt işveren müessesenin (... Teknik ve İnşaat Ltd. Şti.) müştereken toplam %80 (Y. Yetmiş) oranında kusurlu oldukları (bu kusurun %20 -Y. Yirmi-sinin davalı asıl işveren ... Gayrimenkul Yapı ve Yatırım A. Ş.’den, geriye kalan %60 -Y. Atmış- kusurun ise davalı alt işveren müessese ... Teknik ve İnşaat Ltd. Şti.’den kaynaklandığı veya bunların ayrı ayrı kusurları olduğu ….), kazalı ...’ün %20 (Y. Yirmi) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş, davacının asıl işveren ... Gayrimenkul Yapı ve Yatırım A.Ş.'nin işinde alt işveren ... Teknik ve İnşaat Ltd. Şti. işçisi olarak çalıştığı bu nedenle tazminat miktarlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış ve mahkememizce kusur durumuna ilişkin alınan rapor sonucunun dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle iş göremezlik derecesinin %15,2 olduğunun belirtildiği, davacının maluliyet oranına itiraz etmesi sebebiyle Yüksek Sağlık Kurulu'na başvurduğu Yüksek Sağlık Kurulu raporunda da maluliyet oranının %15,2 olarak tespit edildiği, tarafların Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranına itiraz etmeleri sebebiyle maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25.05.20 22... no.lu raporunda maluliyet oranının %15,2 olarak tespit edildiği görülmüştür.

Davacı, kazanın olduğu tarihte 3.000,00 TL net aylık ücret aldığını iddia etmiş olup, ...'nın iş kazası tespit kararında davacının davalı işyerinde \"sıvacı\" olarak çalıştığının belirtildiği, ... giriş bildirgesinde de de davacının görev tanımının \"sıvacı\" olarak belirtildiği, davacı tanığı ...'in beyanında davacının davalı işyerinde amele olarak çalıştığını beyan ettiği, dosya kapsamında davacının sıvacı ustası olduğunu gösteren ustalık belgesinin bulunmadığını ve kaza tarihinde yaşının 19... ay 17 gün olduğu, şirket tarafından 2018 Aralık ayında davacıya 19 günlük ücret tutarı olarak 1.071,12 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin bordro ile uyumlu olduğu, buna göre davacının 30 günlük en son net aylık ücretinin 1.691,24 TL olduğu kabul edilmiştir.

Mahkememizce aldırılan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda, %15,2 iş göremezlik derecesi olan davacının toplam maddi tazminat alacağından ilk peşin değerin kusura isabet eden miktarı mahsup edildikten sonra işverenin %80 kusur oranı göre davacının maddi tazminat alacağının 983.774,37 TL olduğunun belirlendiği, ancak bu tutardan geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsup edilmediği ... yazı cevabına göre davacıya 451,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği bu tutarın %80 kusura isabet eden miktarı olan 360,80 TL'nin mahsubu ile davacının maddi tazminat alacağının 983.413,57 TL olduğu anlaşılmış, davacı vekili tarafından 17.01.2023 tarihli ıslah dilekçesinde açıkça ek dava açma hakkı ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporunun a seçeneğinde belirtilen miktarın talep edildiği ve buna göre harcın yatırıldığı, daha sonra 26.01.2023 tarihli celsede ikinci seçeneğe göre ıslah ettiklerini ancak harcı eksik yatırdıklarını beyan ettiği, Mahkememizce bu beyan üzerine eksik harcı yatırmak üzere süre verildiği ve davacı tarafça bu kez 01.02.2023 tarihinde ikinci kez ıslah harcı yatırıldığı görülmekle 6100 sayılı HMK gereğince davanın bir kez ıslah edilebileceği dikkate alınarak, ıslah dilekçesindeki beyan dikkate alınmış ve ikinci kez yatırılan harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir.

Davacının yaşı, iş kazasının meydana geldiği tarih, olayın gerçekleşme biçimi, davalı ve davacının kusur oranları, davacıda iş kazası nedeniyle meydana gelen iş göremezlik oranı, maluliyetin meydana getirdiği üzüntü, davacının sosyal ve ekonomik durumu, hak ve nesafet kuralları göz önüne alınarak 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

..\" gerekçesiyle

\"Davacı vekili tarafından açılan iş bu davanın kısmen kabul kısmen reddi ile

1.Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 983.413,57 TL’nin kaza tarihi olan 19.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,

2.Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 19.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Gayr.Yapı....A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Davacı vekili temyizinde, gerçek ücretin esas alındığı net 3.000,00 TL ücret üzerinden davanın kabulü gerekirken hatalı ücrete göre belirlenen seçenek üzerinden maddi tazminatın eksik miktar üzerinden hüküm altına alındığını, davacının kaza tarihinde net 3.000,00 TL ücretle çalıştığını, bu hususun tanık beyanları ve emsal ücret kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacının kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, ... Tekn....Ltd. Şti.'nin eski ünvanı olan ... Dekor.İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile UYAP sistemindeki mevcut kaydının da düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Katılma yoluyla Davalı ... Gayr.Yapı ....A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, Diğer davalı ile aralarında asıl - alt işveren ilişkisi bulunmadığı gibi davalı ... Şirketinin kazanın meydana geldiği .. projesinde bir çalışmasının da bulunmadığını, maluliyet oranının tespiti için ihbar olunan şirket tarafından açılan İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2023/341 E Sayılı davasının bu dosya yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ... Şirketinin davaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının diğer davalı işveren ve ihbar olunan bünyesindeki projede çalıştığı sabit olmasına rağmen hükmün davalı ... Şirketi aleyhine kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın ... şirketi yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, husumeti kabul etmemekle birlikte davalı ... Şirketine atfedilen kusur oranı %20 olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, iş kazasının meydana geldiği mahalde keşif ve inceleme yapılmadan belirlenen kusur oranının afaki ve dayanaksız olup buna dayanarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, aktüerya bilirkişi raporunda yapılan maddi tazminat hesabının fahiş olup davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, davacının bordrolarına itibar edilmeyerek ücret tespitinde asgari ücret oranlaması yapılarak katsayı usulüyle tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, dosyadaki maluliyet oranına göre davacının pasif dönem maddi tazminata hak kazanmadığı ortadayken bilirkişi tarafından pasif dönem maddi zarar hesaplaması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olup pasif döneme ilişkin hesabın tazminat hesabına dahil edilebilmesi için iş gücü kayıp oranının %60 veya %60'ın üzerinde olmasının gerektiğini, manevi tazminatın miktarının fahiş olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanakları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi hükümleridir.

1.4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 48 57... sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu \"müteselsil sorumluluktur\". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Kanun'un tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

Somut olayda; Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin var olduğu kabul edirnhlme suretiyle karar verilmişse de anılan karar eksik incelemeye dayalıdır.Dosya kapsamında yer alan sözleşme ve belgelere göre davacının işvereni konumunda olan ... Tekn. Ltd. Şti.'nin(eski ünvanı .. Dekor. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.) yüklenici sıfatıyla, dava dışı .. Gayr. ve Tic. A.Ş. ile .. Gayr.ve Tic.A.Ş.'nin .. .. mevkiinde 3 61... -8-9-10-11-12-13 parsel üzerinde yapacak olduğu ... .. projesinin duvar, sıva, şap, yüzey kaplama işlerinin projeye uygun her türlü detay ve teknik resimlerde tariflenen şekilde temin ve uygulama işlerinin yapımı konusunda sözleşme akdedildiği, dosya kapsamında anılan işe ilişkin ... Gayr.Yapı ...A.Ş.'nin taraf olduğu bir sözleşmenin ibraz edilmediği de anlaşılmıştır.

Tüm bu açıklamalara göre,Mahkemece yapılacak iş, dava konusu iş kazasına konu işe ilişkin tüm sözleşmeler de celbedilmek suretiyle davalı ... Gayr.Yapı ...A.Ş.'nin işverenlik sıfatının olup olmadığı araştırılmak suretiyle belirlenmeli, işverenlik sıfatları belirlendikten sonra A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, dosya içindeki kusur oranları da değerlendirilerek ve varsa aradaki çelişkiyi giderecek şekilde tarafların kusur oran ve aidiyetlerini ortaya koyacak şekilde bir kusur raporu alınmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

2.Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının aylık 3.000 TL net ücretle sıvacı olarak çalıştığının beyan edildiği, Mahkemece Umumi İnşaatçılar ve Çalışanlar Federasyonu,Dev-İş Yapı Sendikasından emsal ücret araştırması akabinde dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, hükme esas alınan 10.01.2023 tarihli hesap bilirkişi raporunda,davacının iddia ettiği davacı aylık net 3.000 TL ücrete göre (asgari ücretin 2,88 katı) ve kazalının ücretinin işveren kayıtlarındaki gibi esas alınmak ve bu ücrete tanık beyanları gereği üç öğün yemek ve barınma da dahil edilmek suretiyle ücretin asgari ücretin 1,88 katı olduğunun tespiti ile 1.seçenekte davacının maddi zararının 1.389.444,89 TL olarak belirlendiği, 2. seçenekte ise maddi zararının 983.774,37 TL olarak belirlendiği, Mahkemece 2. seçenekte hesaplanan tutar gibi davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.

İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Somut olayda, davacının ücret iddiası yönünden usulüne uygun emsal ücret araştırması yapılmaksızın kazalı ücretinin asgari ücretin 1,88 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapan rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini yukarıda açıklanan hususları da gözeterek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Öte yandan davalılardan ... Tekn.ve İnş....Ltd. Şti.'nin son ünvanı belirlenerek davalı tarafın UYAP kayıtlarının da düzeltilmesi gerekmektedir.

O halde, davacı vekili ile davalı ... Gayr.Yapı...A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR:

Açıklanan sebeplerle,

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı