10. Hukuk Dairesi 2026/517 E. , 2026/8581 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/127 E., 2025/184 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı MEB vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle , davalı ... ........... Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 24.09.2004 tarihinde işe başlamak sureti ile 2004 yılı Ekim, Kasım ve 2006-2007-2008- yılları Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2010 yılı Kasım, Aralık ve 2011 -2012-2013 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Ekim, Kasım, Aralık aylarında tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen sigortasının eksik bildirildiğini, bu nedenle bildirimi yapılan bu sürelere ilişkin hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, ücretli öğretmenin girdiği ders saati ile sınırlı olacak şekilde kısmi zamanlı olarak çalıştığını, kadrolu öğretmen ile ücretli öğretmenin görev ve sorumluluklarının farklı olduğunu, ücretli öğretmenin nöbet tutmadığını, idareci olmadığını, ders dışında etkinlik yapmadığını, davacının bir aylık ders saatinin mevzuatın gerektirdiği şekilde hesaplandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil ... vekili, davanın ispatlanamaması halinde reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı MEB vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, \"... Mahkeme gerekçesinde, davacı ile ... arasında yazılı kısmî süreli hizmet akdi düzenlenmediği, yazılı akit olmadığından eylemli olarak saat ücreti karşılığının ödenmiş olmasının saat ücreti ile çalışıldığını kanıtlamayacağı, günde 6 saat çalışan davacının ek ders ücreti ile çalışmadığının ortada olduğu belirtilerek davacının tam süreli iş sözleşmesine göre çalıştığı varsayılarak hüküm kurulduğu görülmektedir.
Mahkemece, dosyada eksik olan sözleşmeler, ek ders ücret bordroları, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren puantaj kayıtları celp edilerek ve kayıtlardaki çelişkiler giderilerek, tespite konu dönemde hangi aylar kaç saat çalıştığı tespit edilmeli ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
İnceleme konusu dava dosyasında, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozmaya yanlış anlam verilerek yazılı gerekçeyle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Davacının ek ders ücreti karşılığında öğretmenlik yaptığı belirgin olup, getirilen puantaj kayıtlarında günde 6 saat, haftalık 30 saat çalıştığı 13.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Uygulanan ders saati itibariyle ücret bordrolarında aksi kayıtlı olmadığı takdirde, ek ders karşılığı çalışan öğretmenlerin kadrolu öğretmen gibi 30 gün çalıştığı varsayılamaz.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
.\" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Davanın kısmen kabulü ile; davacının... adına kayıtlı ... sicil numaralı işyerinde; 2004 yılı Ekim ayında 9 gün, 2004 yılı Kasım ayında 9 gün, 2006 yılı Ekim ayında 10 gün, 2006 yılı Kasım ayında 5 gün, 2006 yılı aralık Ayında 6 gün, 2007 yılı Ocak ayında 8 gün, 2007 yılı Şubat ayında 11 gün, 2007 yılı Mart ayında 6 gün ,2007 yılı Nisan ayında 7 gün, 2007 yılı Mayıs ayında 6 gün, 2007 yılı Haziran ayında 12 gün, 2007 yılı Eylül ayında 14 gün, 2007 yılı Ekim ayında 6 gün, 2007 yılı Kasım ayında 6 gün, 2007 yılı Aralık ayında 7 gün, 2008 yılı Ocak ayında 8 gün, 2008 yılı Şubat ayında 10 gün, 2008 yılı Mart ayında 6 gün, 2008 yılı Nisan ayında 6 gün, 2008 yılı Mayıs ayında 5 gün, 2008 yılı Haziran ayında 14 gün, 2008 yılı Ekim ayında 9 gün, 2008 yılı Kasım ayında 9 gün, 2010 yılı Kasım ayında 10 gün, 2010 yılı Aralık ayında 8 gün, 2011 yılı Ocak ayında 9 gün, 2011 yılı Şubat ayında 14 gün, 2011 yılı Mart ayında 7 gün, 2011 yılı Nisan ayında 8 gün, 2011 yılı Mayıs ayında 8 gün, 2011 yılı Haziran ayında 12 gün, 2011 yılı Ekim ayında 9 gün, 2011 yılı Kasım ayında 10 gün, 2011 yılı Aralık ayında 8 gün, 2012 yılı Ocak ayında 12 gün, 2012 yılı Şubat ayında 10 gün, 2012 yılı Mart ayında 8 gün, 2012 yılı Nisan ayında 9 gün, 2012 yılı Mayıs ayında 8 gün, 2012 yılı Haziran ayında 16 gün, 2012 yılı Kasım ayında 8 gün, 2012 yılı Aralık ayında 8 gün, 2013 yılı Ocak ayında 10 gün, 2013 yılı Şubat ayında 12 gün, 2013 yılı Mart ayında 9 gün, 2013 yılı Nisan ayında 8 gün, 2013 yılı Mayıs ayında 8 gün, 2013 yılı Haziran ayında 6 gün, 2014 yılı Şubat ayında 12 gün, 2014 yılı Mart ayında 9 gün, 2014 yılı Nisan ayında 8 gün, 2014 yılı Mayıs ayında 9 gün, 2014 yılı Haziran ayında 14 gün, sigortalı hizmetinin kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile bu sürelerin Kuruma bildirilen süreye eklenmesine\" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı MEB vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ücretli öğretmen olarak fiilen tam süreli çalıştığını ve eksik prim bildirimi yapıldığını somut delillerle ispatlayamadığını, ücretli öğretmenlerin hukuki statüsü 657 sayılı Kanun’un 89. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 80/h maddesi kapsamında düzenlendiğini, çalışma ilişkisinin kısmi süreli hizmet akdine dayandığını, prim ödeme gün sayılarının, aylık toplam ders saatinin 7,5 saate bölünmesi suretiyle hesaplanmasının mevzuata uygun olduğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/11881 E., 2017/1700 K. sayılı ilamı ile 25.03.2021 tarih, 2021/5 E., 2021/3992 K. sayılı kararında da ücretli öğretmenlerin part-time statüde çalıştıkları, 5510 sayılı Kanun’un 80/j maddesinin uygulanamayacağı ve prim gün hesabının 1 gün = 7,5 saat esasına göre yapılması gerektiği açıkça belirtildiğini, davacının eksik bildiriminin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddedilmiş olması karşısında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacının hangi okulda, hangi tarihler arasında ve ayda kaç gün çalıştığı hususları somut, denetlenebilir ve resmi belgelerle ortaya konulmadan; ücretli öğretmenliğe ilişkin sözleşmeler, puantaj kayıtları, ek ders çizelgeleri, maaş ve ücret bordroları, görev çizelgeleri, ... bildirimleri ile şahsi sicil dosyası getirtilmeden ve davacıyla aynı dönemde çalışan öğretmen ile okul yöneticileri dinlenmeden yalnızca soyut tanık anlatımları ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ücretli öğretmen olarak kısmi süreli çalıştığı, prim gün sayılarının 5510 sayılı Kanun’un 80/h maddesi gereğince “1 gün = 7,5 saat” esasına göre hesaplandığı ve eksik bildirim bulunmadığı, Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 80/j maddesinin ücretli öğretmenler bakımından uygulama alanı bulunmadığı halde bilirkişi raporunda bu hükmün esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı MEB lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm itirazlarının reddi, davalı MEB vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile
Hüküm fıkrasına 4. bendin devamına 5. bendin eklenmesi ile \"Davalı MEB kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı MEB'e verilmesine\" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.