1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/510 E., 2026/4599 K.

Yargıtay 14.04.2026 Sayı: 2026/510 E. - 2026/4599 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/510 E. , 2026/4599 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ\t: 26.12.2025

SAYISI\t: 2025/1743 E., 2025/1849 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Kaynarca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/282 E., 2025/108 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av. .. ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını, olayın davalının kusurlu davranışlarından kaynaklandığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili yargılama sırasında maddi tazminat istemini 1.122.456,94 TL’ye artırmış ve başvuru harcı da yatırmak suretiyle 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili aynı davalıya karşı açtığı birinci birleşen dava dosyasında özetle; aynı iş kazası nedeniyle 500.000,00 TL ek maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili aynı davalıya karşı açtığı ikinci birleşen dava dosyasında özetle; alınan son hesap raporunda maddi zararının daha yüksek belirlendiğini ileri sürerek 2.043.187,03 TL ek maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, 2012 yılında meydana gelen iş kazası sonucu davacının %36,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davacının %25, davalının %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hükme esas alınan hesap raporu doğrultusunda davacı lehine 959.604,19 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kusur oranları ile ücret tespiti yönünden yapılan itirazlar yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası ile birinci birleşen dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiş, yargılama sırasında alınan kusur ve hesap raporları değerlendirilmiş, davacının aynı iş kazası nedeniyle açtığı ikinci birleşen dava dosyası da asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen son kararda, davacının iş kazası nedeniyle %36,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davacının %25, davalının %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacının asıl ve birleşen dava dosyalarındaki maddi tazminat istemlerinin kabulüne, asıl dava dosyasında davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmedilen maddi tazminat miktarının düşük olduğunu, hüküm sonrası asgari ücretin artmasından kaynaklanacak maddi tazminat talep haklarını saklı tutmak amacıyla temyiz yoluna başvurduklarını, hükmedilen manevi tazminatın da az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kesin nitelikteki rücuan tazminat dava dosyasında itibar edilen kusur oranları ile eldeki dosyada hükme esas alınan kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas ücretin hatalı belirlendiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan tek taraflı hukuki mütalaa esas alınarak ücret tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin görevinin dosya kapsamındaki belgelere göre hesaplama yapmak olduğunu, davacıya ... tarafından yapılan ve zarardan tenzili gereken iş göremezlik ödeneği ile peşin sermaye değerinin güncel asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, asıl dava derdest iken aynı olay nedeniyle iki ayrı ek dava açılmasının ve ikinci kez ıslah yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ek davaların derdestlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının asıl dava dosyasında yapmış olduğu ıslah ile bağlı olduğunu, bu miktarı aşacak şekilde ek dava açmasının ve talebini genişletmesinin müvekkili lehine oluşan usulî kazanılmış hakkı ihlal ettiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.Değerlendirme Ve Gerekçe

1.Taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Yine 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın ek 1 maddesinin 7550 sayılı Kanunla değişik 2 numaralı fıkrasında yer alan \"200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.\" düzenlemesinin değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren verilen kararlar hakkında uygulanacağı, temyiz incelemesine konu kararın ise 22.10.2025 tarihinde verilmiş olması nedeniyle kesinlik sınırının manevi tazminat istemi yönünden bu istemin ileri sürüldüğü tarihe göre belirlenmesi gerektiği açıktır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen dava yığılmasının, diğer bir ifadeyle objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu hâllerde, her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin asıl dava dosyasında 13.10.2022 tarihinde 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22.10.2025 tarihli kararı ile bu hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davacı vekili yönünden reddedilen 20.000,00 TL’lik manevi tazminat miktarının, davalı vekili yönünden ise hüküm altına alınan 80.000,00 TL’lik manevi tazminat miktarının manevi tazminat isteminin ileri sürüldüğü tarih itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

2. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine göre hükümde tarafların kimliklerinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Dosya kapsamından, dosyada tek davalı bulunmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında aynı davalı şirketin birden fazla davalı şirket bulunuyormuş izlenimi oluşturacak şekilde üç kez davalı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,

2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında yer alan;

\"DAVALI : 2- ...YEM GIDA SAN. VE TİC.A.Ş. - .. Mahallesi .. .. .. Cad. .. Binası ../ ..

VEKİLLERİ: Av. ... - .. .. .. İş Merkezi No:../.. Kat:.. No:.. ... ../ .. Av. ... - .. Mh. .. Sok. ... .. İş Merkezi K: .. No:.. D:.. .. / ..

4.Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine,

5.Davalı şirket avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine,

6. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı