1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3801 E., 2026/3708 K.

Yargıtay 02.04.2026 Sayı: 2026/3801 E. - 2026/3708 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/3801 E. , 2026/3708 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/2581 E., 2025/3346 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 50. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/385 E., 2024/332 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili için 28.06.2023 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile yurt dışı hizmet dökümü yeminli tercümesi ile yurt dışı borçlanma talebinde bulunduklarını, müvekkilinin öncelikle bu işlemleri takip yetkisinde el yazısı ile vekalet verdiğini, aynı gün için ..'da Konsolosluktan randevu alamadığı ve 20.07.2023 tarihinde Konsolosluk randevusu alabildiği için 21.07.2023 tarihinde vekaleti düzenleyerek tarafına gönderdiğini, ancak .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden defalarca talep etmelerine rağmen defalarca yazışma yapmalarına rağmen hiçbir cevap gelmediğini ve tahakkuk cetvelinin gönderilmediğini, ... Rehberlik Servisinden öğrendikleri kadarıyla 21.11.2023 tarihli yazı ile yurda giriş çıkış kayıtlarının talep edildiğini öğrendiklerini, bu belgeleri Kuruma ibraz ettiklerini, müvekkilinin daha az para ile borçlanmasının lehine olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 28.06.2023 tarihli müracaatının geçerli olduğunun tespiti ile müvekkilinin 28.06.2023 tarihli asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen Ankara 3.İş Mahkemesinin 2024/114 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.06.2023 tarihli müracaatın ve 25.12.2023 tarihli tahakkuk cetvelinin geçerli olduğunun tespiti ile 27.06.2023 tarihli asgari prim miktarı üzerinden borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

\"1-Asıl dava dikkate alınarak davanın kabulü ile

a)Davacının 28.06.2023 tarihli 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin geçerli olduğunun kabulü ile davacının 28.06.2023 tarihli asgari prime esas kazanç üzerinden borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine,

2-Birleşen Ankara 3. İş Mahkemesi dikkate alınarak davanın kabulü ile

a) Davacının 28.06.2023 tarihli 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin geçerli olduğunun kabulü ile 25.12.2023 tarihli tahakkuk cetvelinin geçerli olduğunun tespitine\" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl dava 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma başvurusunun geçerli olduğunun, birleşen dava ise buna ilişkin tahakkuk cetvelinin geçerli olduğunun tespiti taleplerine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı