10. Hukuk Dairesi 2026/3438 E. , 2026/5060 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/554 E., 2025/768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2019/316 E., 2022/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine Kurum işlemlerinin iptali ile 31.12 2018 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2022 tarih, 2019/316 E., 2022/403 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2024 tarih, 2023/356 E., 2024/1367 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, \"...Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 26.12.2019 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...\" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 31.12.2018 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında; ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtayın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge adliye mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359. maddesi hükümlerine göre ve 360. maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafından özel daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır.
Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.11.2024 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. maddesi hükümlerine ve bozmaya uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken istinaf incelemesi yönünden ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmesine dair yazılı şeklinde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Nitekim YHGK'nın 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar; 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
3-Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 2/a,b,c,ç,d,e bendlerinin tamamen silinmesine,
3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1/e bendine virgülden sonra gelmek üzere \"davalı ... tarafından yapıldığı UYAP üzerinden görülen toplam 144,00 TL masrafın takdiren 72,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.