1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3411 E., 2026/5067 K.

Yargıtay 20.04.2026 Sayı: 2026/3411 E. - 2026/5067 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/3411 E. , 2026/5067 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/1955 E., 2025/3693 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İzmir 9. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/431 E., 2025/109 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.09.1996 tarihinden itibaren dava dışı .. Mobilya, .. .. - . .. ortaklığında çıraklık eğitimi ile fiili çalışma yaptığını, çıraklık eğitiminden mezun olduktan sonra da çalışmasına devam ettiğini beyan ederek, müvekkilinin, 18 yaşını doldurduğu ve fiili olarak çalışmasının bulunduğu, 28.02.1998 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile bir günlük hizmet süresinin tespitine, aksi kanaat halinde ise müvekkilinin çıraklık eğitiminden mezun olduğu tarih itibariyle sigortalılık başlangıç tarihinin ve bir günlük çalışmasının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, Kurumun fer'i müdahil sıfatının bulunduğunu, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Temyiz eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.09.1996 tarihinden itibaren aynı işyerinde mobilyacı olarak kesintisiz çalıştığını, ancak resmi sigorta girişinin 01.11.1999 tarihinde yapıldığını, davanın özü itibarıyla sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti niteliğinde olduğunu ve bu tür davalarda işverenin taraf gösterilme zorunluluğu bulunmadığına dair yerleşik Yargıtay içtihatları gözetilmeden davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu, müvekkilinin işyerindeki faaliyetinin meslek öğrenmeye dayalı çıraklık ilişkisinden ziyade bilfiil üretim ve imalata yönelik çalışma olduğunu, bu nedenle öncelikle 18 yaşını doldurduğu 28.02.1998 tarihinin, aksi halde fiilen çıraklık eğitimini tamamladığı Haziran 1999 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak tespit edilmesi gerektiğini, kamu düzeninden olan bu davada resen araştırma ilkesinin göz ardı edildiğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 12.09.1996 tarihi için sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 79., 108. madde hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.\t

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının talebinin sigortalılık başlangıcının tespiti olduğu dava dilekçesindeki talep sonucundan belli olup, bu tür davalarda husumetin Kuruma yöneltilmesi yeterlidir. Mahkemece davacının davaya işvereni dahil etmemesi nedeniyle usulden ret kararı vermesi hatalı değerlendirmeye dayalı olup, işin esasına girilerek davacının fiili çalışması olup olmadığına ilişkin tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı