1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1976 E., 2026/4091 K.

Yargıtay 08.04.2026 Sayı: 2026/1976 E. - 2026/4091 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/1976 E. , 2026/4091 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1579 E., 2025/3211 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Eskişehir 3. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/261 E., 2024/62 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının, 28.06.1999 tarihi itibariyle işe başladığı ve 1 gün süreyle hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine yönelik olduğunu belirterek, müvekkilinin 28.06.1999 tarihinde davalıların murisine ait işyerinde çalıştığının ve 28.06.1999 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde,davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...Davacının talebi davalıların murisine ait iş yerinde 28/06/1999 tarihinde hizmet aktine tabii olarak çalıştığının tespitine yönelik olup davalı işveren tarafından davacının ilk işe giriş tarihinin kurum kayıtlarına göre 06.07.2004 tarihi olarak bildirildiği, bu tarihten önce davalı işveren tarafından davacı hakkında verilmiş bir işe giriş bildirgesinin olmadığı, davacı hakkında 14.09.1998 tarihinde .. ... Meslek Lisesinde işe başladığına dair kurum kayıtlarına 12.10.1998 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi varsa da bu işe giriş bildirgesinin davacı hakkında kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak verilen staj dönemine ait işe giriş bildirgesi olduğu, davacının isticvap beyanında 14.09.1998 tarihinde davalı işveren nezdinde staja başladığını, stajının 25.06.1999 tarihine kadar devam ettiğini belirttiği, buna göre davacının tespitini talep ettiği hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmediği ve sonrasının bildirildiği, Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç alınması gerektiği, ancak dosya içeriğine göre davacının hizmet tespitini talep ettiği tarih olan 28.06.1999 tarihinden sonra dava dışı başka işverenler tarafından bir kısım tarihlerde de davacı hakkında hizmet bildirimi olduğu dikkate alındığında davacının çalışmasının blok- kesintisiz çalışma şeklinde olmadığı, dolayısıyla dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği, yine davacının iddiasındaki gibi çalışmanın blok- kesintisiz çalışma olduğu ispat edilse bile hak düşürücü sürenin davacının davalı iş yerinden ayrıldığı tarih olarak davalı işveren tarafından kuruma bildirilen ve davacı tarafından da kabul edilen 31.08.2014 tarihi olmakla, bu yılın sonu olan 31.12.2014 tarihinden itibaren davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin bu yönüyle de geçtiği, her ne kadar davacı hakkında 14.09.1998 tarihinde .. ... Meslek Lisesinde işe başladığına dair kurum kayıtlarına 12.10.1998 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi varsa da bu işe giriş bildirgesinin staj kapsamında verildiği, davacının staj döneminde meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulduğuna, işyerinde bilfiil çalışmaya dair bir iddiası da olmadığı, bu itibarla kısa vadeli sigorta kollarından verilen bu işe giriş bildirgesinin de hak düşürücü süreyi engellemeyeceği kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili Mahkemece verilen ret kararının hatalı olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

1.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrasında ve 12.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesinin 2. fıkrasında, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup inceleme konusu dava, kanun koyucunun gerçekleştirdiği düzenlemede öngörülen hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti değil, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan 1 günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan ve özellikle işverenin taraf olarak yer alması zorunluluğu da bulunmadığından, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kısmında ve gerekçeli karar başlığında, \"Fer'î Müdahil\" olarak belirtilen Kurum'un, \"davalı\" olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine;

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.Davalı Kurumun temyiz itirazının kabulü ile

İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında ve Bölge Adliye Mahkemesi ilamı başlığında '' ...\" ibarelerinin karşısında bulunan \"fer'i müdahil ''ibarelerinin silinerek yerine ''Davalı'' ibarelerinin yazılmasına ve gerekçeli karar ile karar ilamının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı