10. Hukuk Dairesi 2026/1778 E. , 2026/4088 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/3106 E., 2025/1954 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 4. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2020/174 E., 2023/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının .. .. unvanlı iş yerinde 01.09.1986 tarihinde çalışmaya başladığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesi düzenlenerek kuruma verildiğini, sigortalı işe giriş bildirgesinde iş yeri unvan ve sicil numarası bildirilmesine rağmen sehven davacının sigorta sicil numarasının yazılmadığını, davacının Kuruma başvuru yapmasına rağmen çalışmanın tespit edilemediğinden bahisle talebinin ret edildiğini beyanla, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1986 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu talep bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının sigortalı sayılabilmesi için fiili çalışmasının ispatlanmasının, kurum kayıtlarının celp edilerek davacının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığının tespit edilmesinin ve bildirgedeki imzanın tespiti için imza incelemesi yapılmasının gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının ilk işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına işlendiği, ...'de işe başlangıç tarihinin 01.09.1986 olarak yazılı bulunduğu görülmüş ise de ...'nin verildiği tarihte iş yerinin Kanun kapsamında olmadığı ve işyerinden dönem bordrosu verilmediği, işverenin vergi müdürlüğü ve ... sicilinde kaydının bulunmadığı, ...'deki imzanın davacıya ait olmadığı, davacı tanığı ...'e 14.02.2023 tarihli celsedeki beyanında dava dışı ...'e ait inşaat iş yerinin elektrik işlerini kendisinin ...'ten götürü usulünden aldığını, davacının sadece elektrik tesisatı işinde çalıştığını ve kendisine yardım ettiğini; davacının ücretini kendisinin verdiğini beyan ettiği; diğer davacı tanığı ...'nun 30.11.2021 tarihli celsedeki beyanında davacının iş yerinde çalıştığı tarihlere ilişkin net bilgisinin olmadığını beyan ettiği, davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının tanık ...'in yanında çalışmış olduğu, dava dışı ... yanındaki fiili çalışmanın ispat edilemediği anlaşıldığından...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava dışı asıl işveren ... ... İnşaatına bitişik komşu olduğunu kendisine ait elektrikçi ustası olarak ...'e ait ... İnşaat'ın taşeronluluğunu yaptığını davacının da ...'in inşaatında kendisine yardım ettiğini açıkça ifade ettiğini bu tanığın hem ikametgahının hem de iş yerinin bulunduğu adresin, davacının çalıştığı ...-... İnşaatına olan uzaklığının zabıta marifetiyle ölçüldüğünü, bu resmi belgeye göre bu tanığın davacının çalıştığı iş yerine komşu bitişik iş yeri olduğunun sabit olduğunu, tüm resmi makamlardan ve ilgili Sosyal Güvenlik Merkezi ve Vergi Dairelerinden, iş yerinin \"... Bina İnşaatı\" iş yeri olduğu açıkça belirli olmasına rağmen Mahkemece bu iş yerinin normal bir iş yeriymiş gibi ... odası ve vergi dairesi kayıtlarının araştırıldığını, belediyenin ruhsat şube müdürlüğünden gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.\t
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, inşaat mahiyetli iş yerinin 22.09.1986-31.12.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve iş yerinden 19 86... yıllarında dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, inşaat ruhsat bilgilerinin araştırılması sonucu bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, geniş çaplı yapılan komşu iş yeri araştırmasında komşu iş yeri ve çalışanının tespit edilemediği öte yandan komşu iş yeri niteliğinde oldukları gelen vergi kayıtları ile sabit olan davacı tanıklarından ... ve ...'nun davacının inşaat işyerinde çalışmayı doğrulamış olmalarına karşın Mahkemece ...'in kendisinin .. Caddesi No:.. adresinde bir \"elektrikçi dükkanı\" olduğunu, hem de iş yerinin davacının çalıştığı dava dışı asıl işveren ... ... İnşaatına bitişik komşu olduğunu kendisine ait elektrikçi ustası olarak ...'e ait ... İnşaat'ın taşeronluğunu yaptığını davacının da ...'in inşaatında kendisine yardım ettiği yönündeki beyanı gerekçe gösterilmek suretiyle davacının dava dışı ... işyerinde çalıştığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dinlenen tanıklar ... ve ...'nun davacının elektrik tesisatı işinde dava dışı ... ünvanlı inşaat işyerinde çalıştığı yönündeki beyanları gereği davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.