1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1534 E., 2026/4109 K.

Yargıtay 08.04.2026 Sayı: 2026/1534 E. - 2026/4109 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/1534 E. , 2026/4109 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/2258 E., 2025/3155 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 13. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2020/170 E., 2024/215 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının davalı ... .. Ajansında 10.07.1972 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin verildiğini ama dönem bordrosu verilmediğini, müvekkilinin 07.11.2018 tarihinde yapmış olduğu yurt dışı borçlanma talebi ile borçlanma süresinin işe başladığı tarih olan 10.07.1972 tarihinden itibaren 3600 gün olarak talep ettiğini, .. SGM tarafından talebinin sigorta başlangıç tarihinin 13.10.2018 olduğunu, bu nedenle 4.500 gün prim şartını yerine getirmediğinden reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin düzeltilmesi için yeniden başvuru yaptığını, .. SGM tarafından talebinin reddedildiğini belirterek müvekkili davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.07.1972 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı .. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin bu davanın tarafı olmadığını, davacının kurumlarında herhangi bir bilgisi ve kaydı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş herhangi bir hizmet sözleşmesi olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların gerçeklikten uzak ve mesnetsiz olduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işyerinde 10.07.1972 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davanın hak düşürücü yönünden reddi gerektiğini, davacının ilgili dönemde işveren tarafından Kuruma verilmiş bir bordroya rastlanılmadığından (prim bildirilmediğinden) ilgili döneme ait bildirilecek hizmet bulunmadığının tespit edildiğini, bu kapsamda davacının 01.08.1975 tarihinde sigortalı sayılmasının mümkün olmadığını, kurum tarafından yapılan işlemlerde hata bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde,müvekkili idarenin bu davanın tarafı olmadığını, davacının kurumlarında herhangi bir bilgisi ve kaydı bulunmadığını, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını ilgilendiren sigortalılığın tespiti davası olduğunu, müvekkili İdare ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığından davanın husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini belirterek,kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. ve Geçici 54. madde hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.

3. Değerlendirme

1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı \"... Ajansı yığın kapama ve hamaliye müteahhidi-...\" ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu işyerinden 10.07.1972 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı,öte yandan işyerinden 1972 yılında bordro verilmediğinin bildirildiği, emniyet vasıtasıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu olarak ...'un tespit edildiği,işe giriş bildirgesi üzerindeki imza üzerinden yapılan incelemede imzanın davacıya ait olma ihtimalinin muhtemel olduğunun belirlendiği, işyerinde birlikte çalıştıklarını beyan eden ancak 1972 yılında hiç sigortalılıkları bulunmayan davacı tanıkları ... ve ...'in beyanlarına başvurulduğu,mahkemece böylelikle belirtilen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

3.Buna göre, Mahkemece, işyerinin mahiyet ve kapsam dönemini de gösterir işyeri tescil bilgileri Kurumdan celbedilmeli, işe giriş bildirgesinde asıl işveren olarak gözüken ...'dan alt işvereni olduğu anlaşılan ...ile dava konusu dönemi içerir sözleşme, ücret ödeme belgeleri,puantaj kayıtları araştırılmalı, davacı tanıkları olarak dinlenen ... ile ... adına işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı araştırılarak beyanları denetlenmeli, ayrıca tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

Kabule göre de, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde \"Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir\" hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, aynı kanunun Geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük,yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) bendi uygulanmaz” hükmü mevcuttur.

Eldeki davada, 10.07.1972 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti talepli davada, sigorta başlangıcı tarihinin 10.07.1972 tarihi olduğunun tespiti yerine Kanun'un 60/G maddesinin uygulanarak davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih denmek suretiyle 01.08.1975 tarihinin, sigorta başlangıcı olduğunun tespitine şeklinde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.

Kaldı ki, 01.08.1953 doğum tarihli davacı, talep tarihi olan 10.07.1972 tarihinde 18 yaşını ikmal etmiş bulunmaktadır.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı