1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1252 E., 2026/5242 K.

Yargıtay 21.04.2026 Sayı: 2026/1252 E. - 2026/5242 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/1252 E. , 2026/5242 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/1271 E., 2025/1479 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 16. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2017/179 E., 2021/556 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 07.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı ve diğer davacılar adına Avukat ... ile davalı adına Avukat .. .. geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kazalı ...'ün 23.03.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını, aynı iş kazası nedeniyle daha önce açılan dava dosyasında ücretin asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ancak kesinleşen işçilik alacakları dosyasına göre davacının kaza tarihindeki aylık ücretinin 700,00 TL olduğunu ileri sürerek, gerçek ücret esas alınarak yapılacak hesaplama sonucunda ortaya çıkacak fark için şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 922.577,12 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince özetle, davacı kazalı ... lehine 746.853,95 TL maddi tazminat ödenmesine, diğer davacıların tazminat taleplerinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davacı kazalı ... lehine 922.577,12 TL maddi tazminat ödenmesine, diğer davacıların tazminat taleplerinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce; davacılardan baba ...'ün yargılama aşamasında vefat ettiği gözden kaçırılarak taraf ehliyeti bulunmayan davacı hakkında hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacı kazalının daha önce açtığı maddi tazminat talepli davasında verilen hükmün, davacının hükme esas hesap raporuna itiraz etmemesi ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasına rağmen temyiz isteminin bu yönden bulunmaması karşısında taraflar için kesin hüküm teşkil ettiği, bu nedenle davacı kazalı ... yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen temyiz incelemesine konu 14.10.2025 tarihli karar ile davacı kazalı ... yönünden Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 17.04.2017 tarih, 2017/68 Esas, 2017/185 Karar sayılı hükmünün kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı kazalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bakırköy 27. İş Mahkemesindeki yargılama sürecinde müvekkilinin gerçekte aylık net 700,00 TL ücret aldığı hâlde ücretinin işyeri kayıtlarına asgari ücret olarak yansıtıldığının ve sigorta primlerinin bu düşük tutar üzerinden ödendiğinin ortaya çıktığını, müvekkili ve ailesinin tek bir kuruşa muhtaç durumda kalmaları nedeniyle fazlaya ilişkin tüm hakları her aşamada defalarca saklı tutularak mevcut şekliyle yargılamaya devam edilip hızlıca karar verilmesinin sağlandığını, Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli, 2013/32 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararında 105.383,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, ücret ihtilafı çıkarılarak yargılamanın uzamasının engellenmeye çalışıldığını, buna rağmen bu yargılamanın 7 yıldan fazla sürdüğünü, müvekkillerinin aile yakınlarının ve bazı sosyal yardım kuruluşlarının sağladığı bağışlarla hayatlarını sürdürebildiklerini, bu safahattan sonra Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2017/599 Esas sayılı dosyasında davacı kısıtlı müvekkilinin kaza tarihi olan 23.03.2007 tarihindeki gerçek ücretinin asgari ücret değil 700,00 TL olduğunun tespiti için müstakil dava açıldığını ve davanın kabul edildiğini, ardından iş kazalarına ilişkin 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde, önceki yargılama boyunca fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan ücret farkından kaynaklanan bakiye maddi tazminat davasının açıldığını, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen bu davanın Dairemizin 19.06.2025 tarihli bozma kararına kadar geldiğini, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince uyma kararı verilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, ancak ilk dava ile eldeki davanın derdest oldukları ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan ilk kısmi davanın ikinci dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu yönündeki kabulün hukuka, akla ve mantığa aykırı olduğunu, Dairemizin 19.06.2025 tarihli bozma kararındaki fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığına yönelik tespitin hatalı ve gerçek dışı olduğunu, Bakırköy 27. İş Mahkemesindeki pilot davaya ait 29.04.2008 tarihli dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun açıkça ifade edildiğini, pilot davada verilen kararın hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması yönünden ayrıca temyiz edilmemesinin nedeninin ihtiyaç içindeki müvekkillerin hak ettikleri tazminata kavuşabilmelerini maaş ihtilafı nedeniyle uzatmamak ve gerçek ücrete dayalı yapılacak doğru hesaplama ile belirlenecek maddi tazminat bakiyesinin sonradan dava edilebilmesini sağlamak olduğunu, yargılama boyunca gerçek ücretin tespiti için müstakil dava açılarak bu ücret üzerinden hesaplanacak maddi tazminat bakiyesinin genel zamanaşımı süresi içinde talep edileceğinin açıkça ifade edildiğini, buna davalı işveren tarafından itiraz edilmediğini, itirazın ancak Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2017/599 Esas sayılı ücret tespiti davasında ileri sürüldüğünü, pilot dava ile gerçek ücrete dayalı bakiye aktüerya tazminat alacağının dava edildiği eldeki davanın aynı dava olduğu ve pilot davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan bakiye maddi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Davalı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı