10. Hukuk Dairesi 2025/763 E. , 2026/1524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/22 E., 2024/229 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılardan Kurum ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Belediye nezdinde 2.000,00 TL maaşla peyzaj mimarı olarak çalıştığını, 21.12.2009-01.02.2012 tarihleri arasında sigorta işlemlerinin yapılmadığını ve sigorta primlerinin de yatırılmadığını bu durumun açıkça yasaya muhalefet teşkil ettiğini ileri sürerek, davacının 21.12.2009-01.02.2012 tarihleri arasında davalı Belediye nezdinde geçen çalışmaları ile prime esas ücretlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davalının resmi nitelikli bir işyeri olup her türlü işlemin günlük ve mevzuata uygun olarak yerine getirildiğini, bu durumun toplanacak deliller ile de sabit olacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, aksi sabit oluncaya kadar Kurum kayıtlarının kabulünün gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2013 tarih ve 2012/92 E.-2013/650 K. kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.04.2015 tarih ve 2014/10743 E.- 2015/8879 K. sayılı kararı ile; "... Somut olayda; davacı adına nizalı dönemde davalı işyeri tarafından ihale verilen bir kısım işyerlerinden hizmet bildirimi yapıldığı, davacının davalı Belediye çalışmasına rağmen farklı şirketlerden bildirim yapılmış olmasına rağmen, gerçekte davacının şirketin mi davalı Belediye'nin işçisi olduğu hususlarının yeteri kadar araştırılmadığı, davacının ücretinin kim tarafından ödendiği hususları ve davacı tarafından sunulan CD'de kayıtlı 2010-2014 Stratejik Planlama Çalışmalarına ilişkin dökümanların Belediye'de mevcut olup olmadığı hususları araştırılmaksızın sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmu nedenidir. Yapılacak iş; yukarıda açıklanan şekilde davacının çalışmasının geçtiği yer hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, davalı işyeri kamu kuruluşu olduğundan, davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, imzalı ücret bordrolarını, işçiyle imzalanan hizmet akdini, işe başlatılmasına ilişkin makam olurunu, işyeri şahsi sicil dosyasını getirtmek, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini, ücretin nasıl ödendiğini araştırmak, ancak davalının ücret ödemesine ilişkin belgelerin bulunmaması ile ilgili haklı nedeninin olması halinde iddianın tanık sözleri ile ortaya konulabileceğinden, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinleyerek ve 2010-2014 Stratejik Planlama Çalışmalarına ilişkin dökümanların davalı Belediye'den istenerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmekten ibarettir.
" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 11.02.2022 tarih ve 2020/50 E.-2022/26 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bir önceki kararında olduğu gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 07.11.2022 tarih ve 2022/8851 E.-2022/13724
K. sayılı kararı ile "...Davaya konu somut olayda, davacının çalışmalarının tamamının belediyede geçtiği, dava dışı bildirim yapan şirketlerden yapılan bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı ve sonuç olarak da iptalinin talep edilmesi karşısında, iptali talep edilen hizmetlerle ilgili talep bildirim yapan şirketlerin de hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek HMK’nın 124. maddesi kapsamında bu şirketlere de yöntemince husumet yöneltilerek bu davalıların da göstereceği deliller toplanmalı, bu kapsamda belediyeden sözleşme, puantaj, ücret bordroları, işe giriş çıkış belgeleri celbedilip tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 11.10.2024 tarih ve 2023/22 E.-2024/229 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile dava dışı şirketler davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, iddiaların yazılı ve somut delillerle ispatlanması gerektiğini, salt tanık anlatımları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, iddiaların yazılı ve somut delillerle ispatlanması gerektiğini, salt tanık anlatımları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın hatalı olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3.İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda talep gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
4.Hizmet tespiti talebi yönünden; Mahkeme gerekçesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, davacının davalı Belediye nezdinde 21.12.2009 tarihinde çalışmaya başladığına dair kabulü yerinde olup ne var ki davacının kabul kararı verilen dönemde davalı şirketlerden bildirilen hizmetleri iptal edilmeden, anılan dönemler yönünden davalı Belediye nezdinde çalıştığının kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
5.Prime esas kazanç tespiti talebi yönünden; davacının asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığına dair dosya kapsamında yazılı delil veya delil başlangıcı olabilecek herhangi bir belgenin bulunmadığı, talebin senetle ispat miktarının üzerinde olduğu gözetildiğinde, davalı şirketlerden bildirilen ücretler esas alınarak sigorta primine esas kazanç tespiti yapılması gerekirken fazlasına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi, bildirim öncesi dönem yönünden ise (15.05.2010 tarihi öncesi) yine dosyaya yansıyan yazılı delil veya delil başlangıcı olabilecek herhangi bir belgenin bulunmaması ve talebin senetle ispat miktarının üzerinde olduğu nazara alındığında, 15.05.2010 tarihi öncesi davacının asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.