10. Hukuk Dairesi 2025/7389 E. , 2026/5039 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2022/1032 E., 2023/2022 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/354 E., 2022/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkillinin eşi olan .. .. ...'in 26... tarihinde görevli olduğu .. .. Bakım Fabrika Müdürlüğünden mesai sonrası, güvenlik sebebiyle servis kullanmaları yasak olduğu için, mesai arkadaşı .. .. ..'in kullandığı .. plakalı araçla ikamet ettikleri .. Askeri Lojmanlarına giderken .. ilçesi .. Alış Veriş Merkezi civarında saat 17.55 sularında meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, ... ...'in araçta yolcu olarak bulunduğunu, mesai dönüşü meydana gelen kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, iş dönüşü meydana gelen kaza nedeniyle vefat ettiği için hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 29.07.2021 tarihli dilekçe ile ... adına idari başvuruda bulunulduğunu, ...'in doğum yapması nedeniyle 06.09.2021 tarihli dilekçe ile .. ... adına da idari başvuru yapıldığını, trafik kazasının görev dönüşü meydana geldiği, görevden kaynaklandığı, görevin neden ve etkisiyle oluştuğu ve hiçbir kusurunun olmadığının açık olduğunu belirterek, davacının ortak murisi ...'in vazife malulü olduğunun tespitine, davacı ...'e ölüm tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere, .. ...'e ise doğum tarihinden itibaren vazife malullüğü maaşı bağlanmasına ve ödenmesi gereken vazife malullüğü maaşlarına hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkili Kurumun Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca ilgilinin durumunun vazife malullüğü yönüyle incelendiğini ve 15.09.2021 tarih ve 1086 sayılı karar ile 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı kararı verdiğini, Kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi gereğince müteveffanın vazife malulu olduğunun tespitine ve hak sahiplerine hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte vazife maluliyeti aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, Ankara 61. İş Mahkemesinin 2021/354 E., 2022/83 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, murisin vazife malulü sayılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık murisin vazife malulü olduğunun ve vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oyçokluğuyla,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, çalıştığı kurumca güvenlik nedeni ile servisi kaldırılan ve bu nedenle işe gidiş gelişlerde kendi aracını kullanan 5510 sayılı Kanunun 4/c kapsamında çalışan sigortalı astsubayın iş çıkışı evine giderken kendi hususi aracı ile kaza yapması sonucu ölmesi nedeni ile 5510 sayılı Kanunun 47. uyarınca vazife mallülü sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, \"Miras bırakanın .. Müdürlüğü emrinde .... olarak görev yapmakta iken 26/02/2021 tarihinde, mesai çıkışı evine dönerken trafik kazası sonucu vefat ettiği,personel servislerinin emniyet tedbirleri kapsamında 2 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar iptal edildiği, davacılar murisinin servis kullanma imkanının bulunmadığı ,bu imkan sağlanmadığı için özel araçla evine dönmesinin bir zorunluluk olduğu, sigortalı mütevefanın çalışma sırasında ve görevi nedeniyle vefat ettiğinin değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı\" gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiş, kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince \"Her ne kadar mahkemece personel servislerinin emniyet tedbirleri kapsamında 2 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar iptal edildiği, davacılar murisinin servis kullanma imkanının bulunmadığı ,bu imkan sağlanmadığı için özel araçla evine dönmesinin bir zorunluluk olduğu belirtilerek murisin vazife malulü olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; vazife malulü olarak kabul edilmesi için gereken şartların 5510 sayılı kanunun 47. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı ve olayın bu sayılan durumlara girmediği, bu nedenle vazife malulü sayılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, olayın 5510 sayılı yasanın 47. Maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği\" gerekçesi ile istinaf kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, çoğunluk görüşü ile Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi benimsenerek kararın onanmasına karar verilmiştir.
4. 5510 sayılı Kanun’un 47. Maddesi uyarınca;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;
* Sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya
* Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya
* Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da
* İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.
Anılan hüküm uyarınca bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün, hem görevin yapıldığı sırada, hem de ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerekmektedir.
5. Aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca Vazife malûllükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından,
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
6. Yukarıda aktarılan düzenlemelerde, maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, Kanunun 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
7. Danıştay 12. Dairesi göreve kendi hususi otomobili ile işe giden 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalının trafik kazası geçirerek ölmesini, görevin tesir ve etkisiyle meydana geldiğini, vazife mallüğünden yararlanması gerektiğine karar vermiştir (Danıştay 12. Dairesi. 18.10.2021 tarih ve 2018/5382 E, 2021/5098 K.).
8. Somut uyuşmazlıkta, davacı sigortalı, güvenlik nedeni ile servisin zorunlu olarak kaldırılması nedeni ile görev yerine kendi aracı ile gitmektedir. Görev bitiminde evine giderken kaza geçirmiştir. Ölen sigortalı silahlı kuvvetlerde görev yapmaktadır. Servis aracı güvenlik nedeni ile kaldırıldığına ve geliş gidişlerde kendi araçlarını kullanıldığına ve idarenin bu konuda organizasyonda etkisi olduğuna göre kazanın görevin tesir ve etkisi ile meydana geldiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle sigortalının vazife mallulü sayılması gerekir. İlk derece mahkemesinin kararı isabetlidir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan onama gerekçesine katılınmamıştır.