10. Hukuk Dairesi 2025/6859 E. , 2026/4817 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/1591 E., 2025/547 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/127 E., 2022/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin .. Sağlık Hizmetleri ve ... Anonim Şirketinin tek sahibi ve kanuni yetkilisi olduğunu, bu şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye ... Mahkemesi 2021/1136 Esas sayılı dosyasından 07.02.2022 tarihinden geçerli olmak üzere konkordato (geçici mühlet kararı),04.04.2022 tarihinden itibaren bir yıllık süre ile kesin mühlet verildiğini, mahkemenin 04.01.2022 tarihli kararında \"konkordato kesin mühleti içinde borçlunun aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağından hangi nedene dayanırsa dayansın borçlu hakkında muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, borçlu aleyhine ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine\" şeklinde tedbir kararı verildiğini, ödenmemiş Kurum borçlarından öncelikle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğunu, şirket hakkında takip yasağı bulunduğunu, konkordato sonucunun beklenmeden işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; davacıya çıkartılan 10.08.2022 tarih, 2022/12624 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50143135 sayılı, 15.08.2022 tebliğ tarihli ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davadışı şirket borçlarından sorumlu olduğunu, kesin müddet kararının davacıya yönelik işleme engel olmadığını, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, .. Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.'nin ve dolayısıyla davacının Kuruma borcunun sabit olduğunu, davacının birinci derecede imza yetkilisi olması karşısında Kurum alacaklarından işveren şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesi gereğince talep miktarı üzerinden %10 tazminata da hükmedilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Mahkememizin 2022/127 E-2022/128 E.-2022/129 E-2022/130 E-2022/131 E-2022/133 E-2022/134 E-2022/135 E. sayılı asıl ve birleşen davalarının kabulü ile
A)Davacı aleyhine tanzim ve tebliğ edilen 2022/12624 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50143135 sayılı; 2022/12625 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50142615 sayılı; 2022/15667 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50142657 sayılı; 2022/15668 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50142637 sayılı; 2022/15669 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50142630 sayılı; 2022/12783 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50141879 sayılı; 2022/15671 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50141922 sayılı; 2022/15670 takip nolu, E-50595604-206.16.01-50141909 sayılı ödeme emirlerinin iptaline,\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olmakla 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca prim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kamu alacağının tespiti yönünden Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiği ve henüz kesinleşmemiş olan konkordato mühlet kararlarının bekletici mesele yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.