10. Hukuk Dairesi 2025/5988 E. , 2025/10676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/462 E., 2025/60 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; davacılar murisinin davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, ...’ya görevli olarak gittiği sırada kalp krizi geçirerek vefat ettiğini beyanla davacılar murisinin kalp krizi geçirerek ölmesinin iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili 05.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespiti davalarında çalışma iddiasının dava konusu yapılabileceği sürelerin 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesinde sigortalıların, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açmaları gerektiğinin açıkça düzenlendiğini, bu davada yaklaşık 10 yıl önce hizmet akdi iddiasıyla diğer davalı ... Uluslararası Nak. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yanında çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebinde bulunulduğunu, Kurum kayıtlarının tetkikinde de çalışma iddiasını destekler nitelikte bir kayda rastlanılmadığını, davacının, dilekçesinde hangi tarihte kaza geçirdiğini belirtmediğini, sadece diğer davalı yanında çalıştığı tarihleri belirtmekle yetindiğini, iş kazası olduğu iddia edilen kazaya ilişkin Kurumca yapılmış herhangi bir araştırma ve bunun neticesinde sonuçlanmış veya sonuçlanmayı bekleyen her hangi bir raporun varlığından da bahsedilmediğini, davacının geçirmiş olduğu kazanın, iş kazası olduğunu yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...’ün, müvekkili işveren yanında 24.04.2007 tarihinde uluslararası tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, son olarak ...'ya sefere gittiğini, yanında ikinci şoför olarak ...’un bulunduğunu, ...’ün diğer şoför ... ile birlikte firmalara mal teslimi işlerini tamamladıklarını, işlerini bitirdikten sonra, ...’ün .../...'de bulunan akrabalarına gezmeye gittiklerini, yemek yiyip, sohbet ettiklerini, sonrasında akrabaları ve diğer şoför ...'la birlikte yine gezmek amacıyla dışarıya çıkmış olduklarını, bir kafeye oturduklarını, ...'ün bu kafede fenalaştığını, yakınları tarafından hemen hastaneye kaldırıldığını, 2 gün sonra da hastanede vefat ettiğini, olayın, davacılar murisi ...'ün müvekkili işveren için yaptığı işten, görevinden tamamen bağımsız olarak gerçekleşmiş olup ortada kesinlikle bir iş kazası olmadığını, yani olay iş dışında gerçekleşmiş olup, muris ...'ün müvekkili işveren için yaptığı işlerle, meydana gelen hastalıktan dolayı ölüm olayı arasında illiyet bağı olmadığını, işverenin, taşımacılık işiyle ilgili tüm yükümlülüklerine uygun davrandığını, işçilerin sağlığını ve güvenliğini koruma ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olup hiçbir kusur ya da ihmali söz konusu olmadığını, davalı şirketin, davacılar murisi için "seyahat sağlık sigortası ve "seyahat ve ferdi kaza sigortası" yaptırmış olduğunu, bununla birlikte, bu hususta yasal bir zorunluluk olmayıp, davalı şirket tarafından sigorta yaptırılmaması dahi davalı şirketin kusurlu olduğunu göstermediğini, kabul anlamına gelmemek üzere, ölüm olayının 13.01.2008 tarihinde meydana gelmiş oluğunu, davacıların davasının 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın öncelikle usulden reddine, davacıların haksız ve dayanaksız davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı ile davacılar murisi ...’ün Kurumda 1264734 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı işyerinde çalıştığı ve 13.01.2008 tarihinde işverenin iş organizasyonu kapsamında doğrudan ve dolaylı kontrolü altında bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un 11-A/c ve 5510 sayılı Kanun'un 13/c maddesinde tanımını bulan “sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda” akut kalp yetmezliği nedeni ile vefat ettiği anlaşılmış, görevi gereği yükünü yerine ulaştırmak için yola çıkan ve gece mola verdiği esnada otelde kalp krizi geçirerek ölen tır şoförünün görevinin ifası sırasında 13.01.2008 tarihinde geçirdiği hastalık nedeniyle vefat etmesi olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davacı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, davacılar murisi ...'ün 24.04.2007 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalışmaya başladığı, vefat tarihinden önce murisin işverene ait tır ile ...'ya (...) gittiği, tırın içindeki yükleri boşalttığı, tıra yeni yük yüklenmesi için işverenin emir ve talimatlarını beklediği sırada ... (...'de) bulunan akrabasının yanına gittiği, akrabası ile dışarıda vakit geçirdikleri sırada rahatsızlanarak hastaneye götürüldüğü, hastanede 13.01.2008 tarihinde hayatını kaybettiği, olayın iş kazası olduğunun tespitinin talep edildiği Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ölüm olayının ...’de, mesai saatleri dışında ve mal teslim ettikleri şehir olan ... 300 km mesafede meydana geldiği gözetilerek 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi şartlarının gerçekleşmediği irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir..
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile davacılar murisi ...'ün 24.04.2007 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalışmaya başladığı, vefat tarihinden önce murisin işverene ait tır ile ...'ya (...) gittiği, tırın içindeki yükleri boşalttığı, tıra yeni yük yüklenmesi için işverenin emir ve talimatlarını beklediği sırada ... 'da (...'de) bulunan akrabasının yanına gittiği, akrabası ile dışarıda vakit geçirdikleri sırada rahatsızlanarak hastaneye götürüldüğü ölüm olayının ...’de, mesai saatleri dışında ve mal teslim ettikleri şehir olan ... 300 km mesafede meydana geldiği gözetilerek 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi şartlarının gerçekleşmediği, sigortalı ...'ün 13.01.2008 tarihinde kalp krizi sonucu ölmesinin iş kazazı olmadığı anlaşılmakla davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; olayın iş kazası olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi