10. Hukuk Dairesi 2025/5291 E. , 2025/12658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/159 E., 2025/63 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/356 E., 2024/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar .... İnş. Ltd. Şti. ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin ... Mah. .... Sk. No:1 ... üstündeki inşaatında boya ustası olarak çalışırken, 14.07.2018 tarihinde saat 14:00 sıralarında inşaatın 2 katında dış cephe boya işini yaptığı esnada üzerinde bulunduğu iskelenin tam olarak yerine tutturulmaması nedeniyle devrilmesi sonucu iskele ile birlikte düşerek yaralandığını, olayla ilgili olarak Antalya C.Başsavcılığının 2020/9290 no.lu soruşturma dosyasında süresinde şikayet olmadığından bahisle takipsizlik kararı verildiğini, kazanın davacı üzerinde açığa çıkarttığı zararların giderimi yönünden işveren aleyhine Antalya 5. İş Mahkemesi 2020/217 E. sayılı dosyasına kayden açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında, olayın iş kazası olduğunun tespiti istemli dava açılması için verilen süre üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, davacının 14.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı .... İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, tanık anlatımları ile olayın yaşanış şekli açığa kavuşturulduğunda davacının kendi dikkat ve özeni göstermemesi neticesinde olayın vaki olduğunun tespit edileceğini, taraflar arasında bir hizmet akdinin söz konusu olmadığını, bununla birlikte işverenin kusuruna gidilebilmesi için illiyet bağının mevcudiyetinin şart olduğunu, eğer gerçekleşen kaza iş saatleri içinde veya işçinin sorumluluğunda olmayan bir olaya müdahil olmasıyla gerçekleşmişse burada işverenin kusuruna gidilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum merkezinde yapılan incelemede herhangi bir iş kazası raporuna rastlanılmadığını, davacının davalı ... Şirketinin çalışanı olmadığını ve sigortalı çalışmasının tespit edilemediğini, Kurum yönünden yapılacak bir işlem bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddiaları, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu, SGK inceleme raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, kazanın işveren tarafından verilen işin yürütümü sırasında meydana gelmediği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılarak, davacının 14.07.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, her ne kadar davacı olaydan çok sonra Kuruma başvurmuş ise de aynı gün hastane başvurusunda düzenlenen epikriz raporunda olayın yapı iskelesinden düşme olarak kayıtlara geçtiğinin görüldüğü, tanıklar ... ve ...'ın beyanları ile hayatın olağan akışı da taraflar arasında hizmet akdinin varlığını ve davacının davalıya ait işte çalışırken iş kazasına maruz kaldığını gösterdiğini, tanık ...'in olaydan sonra davacının evine gittiğinde davacının kendisine inşaattan düştüğünü "benim yerime git çalış" dediğini ifade ettiği, tanık ...'un ise, davacının kendisine iş kazası geçirdiğini hastanede olduğunu "geri kalan eksikleri yapıp iskeleyi söker misin?" dediğini kendisinin de iskeleyi söktüğünü beyan ettiği, dosya kapsamına göre, davacının iskeleden düştüğünün anlaşılmasına rağmen tanık ...'ün ifadesinin akrabası olan şirket sahibini korumaya yönelik olduğu anlaşılmakla, açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 14.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar .... İnş. Ltd. Şti. ve Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı .... İnş. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, davacının davalı şirketin sigortalı çalışanı olmadığını, aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ve bu çelişkinin de giderilemediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazalı ...’ün, davalı şirketin sigortalı çalışanı olmadığını, çalışanı olmaması nedeniyle işveren ... ile kazalı ... arasında işçi işveren ilişkisinin de bulunmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.