10. Hukuk Dairesi 2025/5247 E. , 2025/12321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/119 E., 2025/82 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 E., 2022/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...'in taşkömürü maden ocağında 03.03.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiğini, sigortalı ...'in çocuklarından olan davacının 21.03.20 18... sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un geçici 66. maddesinin beşinci fıkrası gereğince SGK Başkanlığı Zonguldak İl Müdürlüğüne, kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere müracaat ettiğini, Kurumun talebi reddettiğini, Kurumun ret işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin babasının vefatına sebep olan kazanın yeraltı kömür maden ocağında meydana gelen ve SGK tarafından iş kazası sayılarak hak sahibi olan eş ve çocuklara iş kazası ölüm sigortasından gelir bağlanmış bir iş kazası olduğunu, sigortalının ölümüne sebep olan olayın 5510 sayılı Kanun'un Geçici 66 ıncı maddesi ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı tebliğinde yer alan tarih aralığından sonra meydana gelmiş olması sebebiyle bu haktan yararlandırılmamasının, yasa ile sağlanan hakkın davacıya tanınmaması, aynı durumda olup sadece belirli tarih aralığında vefat eden sigortalıların hak sahipleri ile bu tarihler dışında vefat eden sigortalı hak sahipleri arasında açıklanabilir, makul kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın eşitsizlik yarattığını, "10.06.2013 (dahil) tarihi ile 13.05.2014 tarihi arasında" ifadesinin açıkça Anayasa'ya aykırı olduğu, bu sebeple Anayasa'ya aykırılık iddiasının yasada öngörülen tarih aralığının "10.06.2013 (dahil) tarihi ile 13.05.2014 tarihi arasında" ifadesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesini, 21.03.20 18... sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un geçici 66. maddesinin beşinci fıkrası gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yapmış olduğu müracaatının reddine dair Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Ankara mahkemelerinde açılması gerektiği zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının babasının ölüm tarihinin ilgili tarihler arasında olmaması nedeniyle talebinin reddedildiği, kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile dava konusu davalı Kurumun 22.08.2022 tarihli E-37753624-900-50782091 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının murisi ...'in maden ve işletme ruhsatı TTK Genel Müdürlüğüne ait maden ocağında 03.03.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un, tebliğin istihdam hakkı sahibinin belirlenmesine ilişkin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tarih aralığı 10.06.2013-13.05.2014 olarak belirlenmesinin Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu beyan etmketedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının geçirmiş olduğu iş kazasının Kanun'da belirtilen tarihlerde gerçekleşmemesi nedeniyle ...'in 5510 sayılı Kanun'un geçici 66. maddesi ve Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer Altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul ve Esasların 1 inci maddesi gereği kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmesi mümkün olmaması nedeniyle istihdam hakkı kazanamadığını, Kurum tarafından yapılan işlemin yasal mevzuat ve genelge hükümleri doğrultusunda olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık taşımadığını, mahkeme kararının mevzuata ve genelgeye aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurumun, davacının yapmış olduğu müracaat konusu istihdam talebi hakkında karar vermeye yetkili olup olmadığının, Kurum işleminin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Kanun'un 101. maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
5510 sayılı Kanun'un geçici 59... . maddelerinde, 10.06.2003 (dâhil) tarihi ile 13.05.2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının hak sahiplerine gelir/aylık bağlanması ve yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi unvanlı kadrolarında istihdam edilmelerine ilişkin hususlar ayrıntılı düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Kanunun geçici 59... . maddeleri 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 23. madde ile tarih sınırlaması olmaksızın kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir/aylık bağlanmasına imkan sağlanmış, beşinci fıkrasında ise birinci fıkrada belirtilen nedenlerden dolayı ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisinin, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişinin, ilgili mevzuatta aranan şartlara tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edileceği, istihdam edilecek kişilerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca atama teklifinin yapılacağı, işçi kadrosu bulunmaması halinde atama teklifi yapılması ile birlikte ilgili kurum ve kuruluşta sürekli işçi kadrosu ihdas edilmiş ve bu kadroların boşalması halinde iptal edilmiş sayılacağı, bu fıkraya göre istihdam hakkından yararlanacak kişilerin tespitinin, bu kişilerde aranacak şartlar ve istihdama ilişkin diğer hususlar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken tespit edileceği öngörülmüştür.
Yapılan düzenleme doğrultusunda hazırlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 23. maddesi Kapsamında Yer Alan Hak Sahiplerinin Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ise 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Yönetmeliğin "İstihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonu" başlıklı 5. maddesinde "İş kazasının meydana geldiği illerde valinin görevlendirdiği vali yardımcısı başkanlığında; çalışma ve iş kurumu il müdürü, sosyal güvenlik il müdürü ile defterdar veya bunların yardımcılarından oluşan istihdam hak sahipliği tespit komisyonu kurulur." hükmü düzenlenmiş olup 6. maddede ise başvuruların, iş kazasının meydana geldiği ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapılacağı, Kurum tarafından başvurunun Kanun kapsamında olup olmadığının tespit edilmesinden sonra ise durum belgesi ile hak sahipliğine ilişkin diğer gerekli bilgi ve belgeleri istihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonuna iletilmiştir.
Eldeki davada, davacının 12.08.2022 tarihinde Kuruma müracaat ederek babası ...'in, TTK Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken 03.03.1992 tarihinde meydana gelen grizu iş kazası sonucu vefat etmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 66. maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmesini talep ettiği, davalı Kurum tarafından 21.05.2018 tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanan '' Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar'' başlıklı tebliğ kapsamında sigortalının vefatı 10.06.2003 (dâhil) tarihi ile 13.05.2014 tarih aralığında olmadığından davacının istihdam hakkından faydalanamayacağı değerlendirilerek talebinin reddedildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı Kurumun istihdama ilişkin tespit edici konumda olduğu, karar verme yetkisi olmadığı, karar mercileri istihdam hakkından yararlanacak kişilerin tespiti, bu kişilerde aranacak şartlar ve istihdama ilişkin diğer hususlar ilgili maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken karar vermeye yetkili olduklarından ve davalı Kurumun red işlemi yapmaya yetkili olmadığından dolayı davanın kabulune karar verilmiş ise de sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, gerek 21.05.2018 tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanan ''Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar'' başlıklı tebliğ kapsamında, gerekse 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile istihdam hak sahipliğinin "İstihdam Hak Sahipliği Tespit Komisyonu" tarafından belirlenmesinin öngörüldüğü, bu komisyonca verilecek kararın da idari bir işlem olacağı, dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümlenemeyeceği ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.