1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4778 E., 2025/10382 K.

Yargıtay 19.06.2025 Sayı: 2025/4778 E. - 2025/10382 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/4778 E. , 2025/10382 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/4547 E., 2024/4299 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Karşıyaka 3. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/16 E., 2024/654 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2005 yılında kasiyer olarak girdiği şirkette başarılı çalışmaları ile 2008 yılında takım liderliğine yükseldiğini, davacının .. Şubesinde çalıştığını, mağaza güvenlik görevlisi .. .. mağaza içerisinde davacıyı mağaza müdürü .. .. uygunsuz vaziyette yakaladığından bahisle yönetime ihbarda bulunduğunu, ihbar üzerine yönetimin, tarafları ... Şubesinden alarak Çiğli'de bulunan genel merkez binasına götürüp, ihbar olayını anlatarak istifa etmesini istediklerini, davacının itiraz ettiğini, davacıya yoğun ve ısrarlı şekilde psikolojik baskı kurarak 19.06.2008 tarihli istifa dilekçesini ve davacının kullanmadığı yıllık izin ve maaş alacağı vs. olduğu halde hiç bir alacağının kalmadığına, tüm haklarını tamamen aldığına dair ibranameyi de tehdit ile imzalattıklarını ve akabinde davacının işten çıkarıldığını; bu olay nedeniyle Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olduğunu, davacının bu olay nedeniyle özel hayatı ve aile hayatında oldukça sıkıntılar yaşadığını, davacının uzun süre hastanelerde ruh sağlığı nedeniyle tedavi gördüğünü, bu defa Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/77 E. sayılı dava dosyasıyla maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini, istinaf kararına karşı davalıların temyiz kanun yoluna başvurduğunu, neticeten İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesinin 2023/1880 E. sayılı dosyasında davacıya iş kazası nedeniyle Kuruma başvuru yapması için süre verildiğini, davacıya verilen süre içerisinde Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı müracaata yasal süresi geçmesine rağmen bir cevap verilmemiş olduğunu belirterek işbu olayın iş kazası olup olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

I. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının uygunsuz davranışları nedeniyle 19.07.2008 tarihinde iş akdinin istifa nedeni ile sonlandırıldığını, davacı tarafından iddia edilen olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, iş kazası unsurlarının bulunmadığını, davacının tedavisini yarım bırakması nedeniyle kusurlu olduğunu,ayrıca zarara uğradığını ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı iş yerinde 17.07.2008-19.07.2008 tarih aralığında yaşadığı davaya konu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi tanımına uygun iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

\"Dava konusu iddiaya konu olayın meydana geldiği sırada iş yerinde güvenlik görevlisi olarak görev yapan .. ...; davacıyı, mağaza müdürünün ofisinde, mağaza müdürü ile uygunsuz vaziyette gördüğü yönünde davalı şirket yetkililerine bilgi vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. madddesinin birinci fıkrasında ''Bir kimseye onur, ... ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden...'' şeklinde tariflenen suç tipine uyduğu gerekçesiyle mahkumiyeti yönünde Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1383 Esas, 2010/562 Karar sayılı ilamı karar verilmiş olması, güvenlik görevlisi .. ... davacının onur, ... ve saygınlığını rencide edici somut bir isnatta bulunması üzerine şirket yetkilisi olduğu belirtilen personel müdürü .. .. ile güvenlik şefi ... ... davacıya istifa etmesi yönünde baskı yaparak aksi taktirde hakkında disiplin soruşturması başlatılacağı, bu hususun duyulması halinde iş ve özel hayatının tehlikeye gireceği yönündeki söylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde ''...veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte...'' şeklinde tanımlanan suç tipine uyduğu gerekçesiyle .. ... ile ... ... mahkumiyetlerine dair biraz önce bahsedilen Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile kesin olarak karar verilmiş olması; davacı tarafından maruz kaldığı eylemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli açtığı dava hakkında İlk Derece Mahkemesi (Karşıyaka 3. İş Mahkemesi) tarafından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak hem maddi hem de manevi tazminata hükmedilmesi, istinaf mahkemesi kararının ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından olayın iş kazası olup olmadığı yönünde öncelikle tespit yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulması, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından olayın iş kazası olmadığı, haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle iş kazası prosedürünün uygulanmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından özel dairenin bozma gerekçeleri ile direnme kararının bozulmuş olması, dosyadaki mevcut raporlara göre de davacının maruz kaldığı olaylar nedeniyle çalışma gücünün %100 oranında kaybettiğinin ve bu zararın maruz kaldığı olayla bağlantılı olduğunun, illiyet bağının bulunduğunun tespit edilmiş olması nedenleriyle davacının maruz kaldığı ve ceza mahkemesi kararıyla sübuta eren eylemler sonucunda ve sağlık raporları ile sübuta erdiği üzere bu eylemler nedeniyle ruhen zarara uğradığının sabit olması karşısında olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki şartları taşıdığı ve olayın iş kazası niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulü yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönlerden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.\" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili özetle, iş kazası tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, tanık delilinin tek başına esas alınmaması gerektiğini, Kurum kayıtlarında dava konusu iş kazasının olduğu dönem ile ilgili yapılan incelemede davacı adına herhangi bir bildirim olmadığının görüldüğünü, bu nedenle müvekkili Kurum aleyhine yapılan tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı şirket vekili özetle, İlk Derece Mahkemesi tarafından hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, dava konusu olayın iş kazası olmadığını, iş kazasından bahsedebilmek için aniden meydana gelen bir olayın varlığından söz edilmesi gerektiğini, davacının iddialarının en basite indirgendiği şekliyle 'bir kimsenin iftirası sonrası psikolojisinin bozulması' olduğunu, dava konusu olayda iş kazası unsurlarının bulunmadığını, davacının ilk sağlık raporunun olaydan 4 yıl sonra alındığını, 03.07.2013 tarihinde düzenlenen rapor ile davacının tedaviyi terk ettiğini, dava konusu olayın iki ayrı kişi arasındaki husumetin sonucu olarak meydana geldiğini, davacının yaptığı iş ile ilgisinin bulunmadığını ve davacının iddia edilen olay sebebi ile zarara uğradığını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının ruh sağlığının zarar görmesi ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı