1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2482 E., 2026/961 K.

Yargıtay 05.02.2026 Sayı: 2025/2482 E. - 2026/961 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/2482 E. , 2026/961 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1553 E., 2024/2155 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 47. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/242 E., 2024/78 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının, davalılardan ...’ın ev hizmetinde çalışmak üzere babası ... tarafından 2006 yılında işe alınmış olup hizmet akdinin sona erdirildiği 2017 yılına kadar kesintisiz olarak çalıştığını, çalıştığı süre zarfında son aldığı net ücretin günlük 130,00-TL olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca ...'ın hizmetini gördüğünü, ancak işe diğer davalı ... tarafından alındığını ve ücretlerinin zaman zaman ... tarafından ödendiğini, davalıların 2017 yılında davacıyı işten çıkardıklarını ve işçilik alacaklarını ödemediklerini; işçilik alacaklarının tahsili için açılan davada ara karar ile hizmet tespit davası açmak için süre verildiğini beyanla, 2006 yılından Mart 2017 tarihine kadar davalılar nezdinde kesintisiz olarak günlük 130,00TL ücret ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, .... Noterliğinin 31.05.2018 tarih ve 9490 yevmiye numaralı ihtarnamesinde de izah edildiği üzere ve aynı zamanda davacının dava dilekçesinde de kabul ve ikrar ettiği üzere; davacının, davalı ...'a ev hizmeti vermediğini, diğer müvekkili ... yönünden de SGK mevzuatı yönünden sigorta primi ödenmesi zorunluluğu hasıl olacak şekilde bir çalışması bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının davalı ...'ın evinde 2006 yılından 2017 yılı Mart ayına kadar çalışmadığını, ardı ardına iki gün üst üste dahi çalışmadığını, davacının, her gün ayrı ayrı evlerde ve günlük ücret karşılığında gündelikçi olarak ev hizmetlerinde çalıştığını ve çalışmaya devam ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarını, Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının tespit talep edilen dönemde herhangi bir iş yerinden sigortalılık bildirimi bulunmadığı, davacının talebinin 2006 yılından 2017 yılı Mart ayına kadar tespit talebi olup davanın açıldığı, 08.11.2023 tarihine kadar hak düşürücü sürenin dolduğu, Mahkeme kararının yerinde olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili özetle,

1.Müvekkilinin çalıştığı süre boyunca ...'ın hizmetlerini gördüğünü, ancak işe davalının babası olan ... tarafından alındığını ve maaş ödemelerinin zaman zaman ... tarafından yapıldığını, işçilik alacakları ödenmeksizin iş akdinin feshedildiğini,

2.İşçilik alacaklarının tahsili talebiyle açtıkları davada Bakırköy 39. İş Mahkemesince yargılama sırasında 08.09.2023 tarihinde verdiği ara kararı ile hizmet tespit davası açmak için süre verildiğini, huzurdaki davanın bu verilen süre üzerine açıldığını, işçilik alacaklarının tahsili için dava 2017 yılında açılmış olmakla bu aşamada hizmet tespiti davasının reddine karar verilmesinin yargı eliyle hak kaybı sonucunu doğuracağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı