10. Hukuk Dairesi 2025/20425 E. , 2026/4937 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/114 E., 2025/232 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili ile davalı şirketlerin vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Ltd. Şti.'nin alt işvereni ... A.Ş.'de çalışırken 09.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası sebebi ile sağlığını yitiren müvekkilinin mağdur olduğunu, davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, iş kazası geçiren müvekkilinin sürekli iş görmezlik geliri bağlanması amacı ile ...'ya başvurduğunu, müvekkilinin başvurusunun gerekçesiz olarak haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyan ederek, müvekkilinin 09.09.20 13... .11.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğinin ve uğradığı çalışma gücü kaybının tespitine, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nca tanzim edilmiş 07.08.2015-104632/29/İR/28 sayılı İnceleme Raporunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının tanzim ettiği inceleme raporunun yerinde olup, davacının asılsız iddialarının ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından yapılan şikayet üzerine İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/372 E. sayılı dosya nezdinde yapılan yargılama sonucunda müşteki ...'nın asılsız iddiaları subüt bulmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, davacının iş kazasına ilişkin iddalarının bir kez daha ispatlanamadığını, davanın asılsız iddialara dayalı olarak açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin 3. kişilere ait işyerlerinde hizmet sözleşmesine istinaden 16.04.2013-07.02.2014 tarihleri arasında sevkiyatçı olarak çalıştığını ancak davacının 23.09.2013 tarihinden itibaren sürekli olarak çeşitli nedenlerden dolayı rapor aldığı için iş sözleşmesinin geçerli nedenlerle 17.01.2014 tarihinde feshedildiğini, davacı tarafın 09.09.2013 tarihinde yaşamış olduğu bir iş kazası bulunmadığı gibi söz konusu duruma ilişkin müvekkili şirkete de bir bildirimde bulunulmadığını, dosyada bulunan sağlık raporlarından da görüleceği üzere davacı taraf ilk olarak 23.09.2013-28.09.2013 tarihleri arasında “hastalık” raporu aldığını, hiçbir şekilde iş kazasına ilişkin olmayan bu rapor türü yine çeşitli tarihlerde alınarak müvekkili şirkete sunulduğunu, davacının hastalık sigortası kapsamında olan bir rahatsızlığı olduğunu, ve bu rahatsızlığını 28.09.20 13... .11.2013 tarihinde geçirmiş olduğunu iddia ederek iş kazası nedeniyle iş kazası sigortası kapsamında değerlendirilmek üzere sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmaya çalışmayı hedeflediğini, İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/372 E. sayılı dosyasında, şirket yetkilileri hakkında verilen her türlü şüpheden uzak delil elde edilmemesi nedeniyle beraat kararı verildiğini, davacının açıkça; 09.09.2013 – 28.09.20 13... .11.2013 tarihlerinde iş kazası olarak değerlendirilebilecek bir olaya maruz kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca bir olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi için, bir olay sonucu beden ve ruhça arızaya uğraması hali olması gerektiğini, ayrıca olay ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini beyanla davanın reddini, şayet dava kabul edilecek ise müvekkili Kurumun işbu dava ile konuya vakıf olduğu, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek müvekkili Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince 16.06.2020 tarihinde davanın kabulü ile davacının 09.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının %19,2 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli Kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli Kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli Kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce;
\"Mahkemece, davacının 09.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki, dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu raporlarında davacının 09.01.2009 tarihinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunca yapılan ortopedik muayenesinde 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde diz hareket kısıtlılığı tespit edilememiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine ... olmadığı öncesinde ...’nun raporunun geçerli olduğunun bildirilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan davacının iyileşip iyileşmediği, öngörülen iyileşme süreci öncesi ve sonrasında sürekli iş göremezlik durumu mevcut ise sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihinin kesin olarak belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmelidir.\" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
\"Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 17.10.20 24... 900-101.01.01/2023/158054-3236 sayılı raporu ile \"... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre; ... oğlu, 1974 doğumlu ...’nın 09.09.2013, 28.09.2013, 04.11.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasıyla illiyetli sağ diz eklem hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle,
A- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup 1 olduğu anlaşılmakla değerlendirildiğinde; Gr1 XII (22İa……….10) A %14 . geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren ve hâlihazırda E cetveline (yaşına) göre %14.0 (yüzdeondörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B- Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. \" şeklinde mütalaa sunulduğu görülmekle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının 09.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %14,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... .. .. Alş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
1-Mahkeme tarafından tesis edilen kararda müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren- at işveren ilişkisi kurularak müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, ancak müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren- alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin diğer davalı şirketten yalnızca sevkiyat kapsamında hizmet satın almakta olup müvekkili şirketin toptancılık sektöründe hizmet sunduğunu, Mahkemenin tespitinin hiçbir somut delile dayanmadığını, davacının diğer davalı şirketin hizmet akdi ile çalışanı olup tüm emir ve talimatları diğer şirketten aldığını, bu durum dikkate alınmaksızın huzurdaki yargılama dolayısıyla müvekkile husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
2-Yargıtay bozma ilamı kapsamındaki eksiklikler giderilmeksizin hüküm tesis edilmiş olup bu hali ile hükmün hukuka aykırı olduğunu,
3-Davacı tarafından iptali talep edilen ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca tanzim olunan raporda tespit edilmiş olunduğu üzere davacının iş kazası olarak değerlendirilebilecek bir olaya maruz kalmadığı sabit olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
4-Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu olayın iş kazası olduğu ve müvekkilinin %40 kusurlu olduğu yönünde hatalı değerlendirmeler yapıldığını, söz konusu rapora itirazlarının değerlendirme konusu yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... AŞ. vekili temyiz dilekçesinde;
1.Yargıtay bozma ilamı kapsamında eksiklikler giderilmeksizin hüküm tesis edilmiş olup bu hali ile tanzim edilen hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
2.Gerekçeli kararın dayanağı olan 17.10.2024 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurul Raporunun hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, raporda; meslek grup numarası bildirilmemesine rağmen varsayıma dayalı olarak (Grup1) kabul edilerek yapılan değerlendirme ile davacının %14 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının değerlendirildiğini, varsayıma dayalı olarak ve somut olayın özellikleri dikkate alınmadan, fiziki muayene yapılmadan davacının meslekte kazanma gücü kaybının tespit edilmesine tümüyle itiraz ettiklerini,
3. Bahsi geçen olay kapsamında müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını,
4.Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 07.08.2015 tarihli İnceleme Raporunda yapılan tüm tespitlerin yerinde olup, yapılan tespitlere katıldıklarını,
5. Davacının hiçbir zaman iş kazası geçirmediğini, davacının geçirmiş olduğu kazalara bağlı maluliyet oranının, %14 olduğunun tespitine yönelik işbu kararın hatalı olıup gerçekleri yansıtmadığını ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
1.Yargıtay kararları doğrultusunda bildirimi yapılmayan, işverence doğrulanmayan, sağlık kayıtlarında iş kazası olarak geçmeyen olayın iş kazası olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, ceza yargılamasında olayın hiç gerçekleşmediğinin kabul edildiğini, İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/372 E. dosyasında sanıkların her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması sebebiyle beraat ettiklerini,
2.Maluliyet oranı yönünden kararın çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, raporlar arasında bariz çelişki bulunduğunu,
3.Uzun yıllar sonra yapılan başvuruda adli tıp muayenelerinin sağlıklı değerlendirme yapmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararları uyarınca aradan uzun süre geçmesi sebebiyle sağlıklı tespit yapılamıyorsa davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekili ile davalı şirketler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.