1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20421 E., 2026/6372 K.

Yargıtay 06.05.2026 Sayı: 2025/20421 E. - 2026/6372 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/20421 E. , 2026/6372 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2025/250 E., 2025/291 K.

\t

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ...'nin davalının taşeronu dava dışı ... Yapı Malz. İnş. Tah. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'de sigortalı olarak ustabaşı sıfatı ile çalıştığı sırada iş yerinde sigortasız olarak çalışan dava dışı ... Alkan tarafından 30.09.2011 tarihinde bıçaklanarak hastaneye kaldırıldığını ve 07.10.2011 tarihinde vefat ettiğini, dava dışı ... ... Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/302 Esas sayılı dosyasında yargılandığını, hakkında müebbet hapis cezası verildiğini, murisin imam nikahlı eşinden olma davacının murisin vefatına müteakip 03.01.2012 tarihinde doğduğunu, Bakırköy 4. Aile Mahkemesinin 2014/274 Esas sayılı dosyasında verilen kararla davacının babası olduğunun tespit edildiğini, işbu kararın 20.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, manevi tazminatın belirlenmesinde davacının doğumundan itibaren babasız büyüdüğü ve büyüyeceğinin göz önünde bulundurulmasını ve tazminatın bu kapsamda ele alınmasının gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının doğum tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili, 04.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 827.056,28 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından ileri sürülen iddia ve taleplerin hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek üzere somut hadisede 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın müvekkili şirket açısından öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin 12.03.2013 tarihinden önceki dönemde ortağı bulunduğu ve dolayısıyla müvekkili şirketin somut hadisede asıl iş veren konumunda olmadığından husumet itirazlarının kabulü ile müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile

1.Maddi tazminat talebinin kabulü ile net 872.056,28 TL’nin, taleple bağlı kalınarak 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile net 50.000,00 TL'nin, taleple bağlı kalınarak 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.05.2025 tarihli kararında \"...davaya konu iş kazasının 30.09.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 10 yıllık sürenin geçmesinden sonra 20.03.2022 tarihinde açıldığı, her ne kadar Mahkemece davanın zamanaşımına uğramadığı belirtilerek karar tesis edilmiş ise de davalının tüzel kişiliği haiz olduğu ceza soruşturma veya kovuşturma aşamasında suçun öznesi olarak fail konumunda bulunamayacakları bu yönüyle de ceza zamanaşımı süresinin davalı yönünden uygulanamayacağının göz ardı edilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönünden usulüne uygun değerlendirme yapmak suretiyle karar vermekten ibarettir ....\" denilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen temyiz incelemesine konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Somut olayın incelenmesinde; davaya konu iş kazasının 30.09.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 10 yıllık sürenin geçmesinden sonra 20.03.2022 tarihinde açıldığı, davalının tüzel kişiliğe haiz olduğu ceza soruşturma veya kovuşturma aşamasında suçun öznesi olarak fail konumunda bulunamayacakları anlaşılmakla; ceza zamanaşımı süresinin davalı yönünden uygulanamayacağı sonucuna varılmakla; açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekmiş, zamanaşımı hususu davanın esasına ilişkin inceleme neticesinde verildiğinden dava değerleri dikkate alınarak davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..\" gerekçesiyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili zamanaşımının gerçekleşmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR :

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı