1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20080 E., 2026/4625 K.

Yargıtay 14.04.2026 Sayı: 2025/20080 E. - 2026/4625 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/20080 E. , 2026/4625 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1694 E., 2024/1858 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Adana 13. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2021/752 E., 2024/368 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tanker şoförü olarak çalışırken işe başladıktan 2 hafta sonra tüp arabasına geçirildiğini, mahallede tüp dağıttırıldığını, 70-75 adet tüpü indirdikten sonra çevreden birilerinin 'tüpler devriliyor' diye seslenmesi üzerine kaçmaya çalıştığını ve tüplerin üzerine düştüğünü, davacıya sakatlık maaşı bağlandığını, işverenin kusuru olduğunu, şikayetçi olmadığından takipsizlik verildiğin, 2019 Ağustos ayında net maaşının 4502,07 TL olduğunu, ayrıca işten ayrılırken de 7000 TL fazla mesai ödemesi yapıldığını, ... ...'de çalıştığını ve aylık gelirinin 5000-6000 TL arasında değiştiğini; Yargıtay içtihatları gereği düzenli fazla mesai olması durumunda fazla mesai ücretlerinin de hesaplamaya dahil edilmesi ve bilinen son ücret üzerinden hesaplama yapılması yönünde olduğunu, bu nedenle iki şirkete de müzekkere yazılmasını talep ettiğini, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik zararı ve 20.000 TL manevi tazminat talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;

\"..1-Davacının 996.928,05 TL maddi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 10.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2- Davacının 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 10.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..\" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \".1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,..\" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının herhangi bir maluliyeti yahut vücudunda iş kazasından mütevellit kalıcı bir bulgu bulunmadığını, dolayısıyla davacının hiçbir şekilde maddi bir kaybı bulunmadığını, davacının maddi bir zararı bulunmadığını, davacı tarafın kendi beyanından anlaşılacağı üzere kazadan sonra çalışmaya devam ettiğini dolayısı ile maluliyetinin mesleğini yapmasına engel olmadığını, dava dilekçesinde ikrar olunduğu üzere davacı yanın iş gücü kaybı da bulunmadığından maddi ve manevi tazminat taleplerine dayanak yapılan bu hususun gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 71.427,01 TL ... Geliri PSD mahsup edildiğini ancak ...'nın ihbar olunan aleyhine açtığı Adana 1. İş Mahkemesi 2019/354 Esas dosyasında da görüleceği üzere ... tarafından davacıya iş kazası nedeniyle 101.173,11 TL peşin sermaye değerinde gelir bağlandığını, 37.204,76 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 11.646,86 TL tedavi masrafı, 163,38 TL ilaç masrafı olmak üzere toplamda 150.188,11 TL ödendiğini, işbu belirtilen tüm tutarların mahsup edilmesi gerekirken yalnızca PSD gelirinin mahsup edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya belirtilen ödemeler dışında ... tarafından ayrıca bağlanan başkaca bir gelir olup olmadığı araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, davacıya ... tarafından ödenen/bağlanan bir gelir ve aldığı tazminat miktarı davacının işbu davada karara bağlanması muhtemel maddi tazminat tutarına doğrudan etki edeceğinden ve davacıya aynı olay sebebi ile ayrı ayrı birden fazla tazminat ödenmesi sonucu ortaya çıkacağından Mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş kazasından söz edebilmek için kaza ile işçinin uğradığı bedensel veya ruhsal zarar arasında uygun illiyet bağının olması gerektiğini, huzurdaki davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davacı işçinin ağır kusuru açık iken müvekkil Şirkete %70 oranında kusur izafe edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz hacının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı