10. Hukuk Dairesi 2025/19635 E. , 2026/5113 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/2059 E., 2025/1509 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2018/589 E., 2022/212 K.
Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı .. .. Reklamcılık ve Tasarım Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde 26.01.2009 tarihinden istifa etmek zorunda bırakıldığı 25.04.2012 tarihine kadar .. .. Operatörü olarak çalıştığını, Müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken 19.12.2010 tarihinde pazar günü saat:11.00 sıralarında davalı işveren firmada ahşap bölümünde malzeme kesimi sırasında ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli arabanın yerini değiştirirken tekerinin kırılması sonucu malzemeler devrilince sağ ve sol ayağından ve omuriliğinden yaralanması biçiminde iş kazası geçirdiğini, ne raporlu iken ne de sonrasında kendisine davalı tarafça yardımcı olunmadığını. Müvekkilin kendi haline bırakıldığını, tedavisi eksik ve yetersiz kaldığını, davalının baskıları ile henüz iyileşmeden ve yeterince istirahat edemeden çalışmak zorunda bırakılarak hem bedenen hem de ruhen zarar gördüğünü beyanla 148.539,87 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı işçinin, 02.03.2009 tarihinde müvekkil davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başladığını iş yerindeki görevi ahşap kesim makinesi operatörü olduğunu, davacı işçi, 25.04.2012 tarihinde, \"iş yerinden kendi isteği ile ayrıldığını\" beyan eden imzalı istifa dilekçesi sunmak suretiyle iş akdini feshetmiştir. Davacı işçinin 19.12.2010 günü tek başına saat 09:30' da iş yerine geldiğini işi ile bir ilgisi bulunmadığı halde, o dönem ahşap bölümü ustası olan ... tarafından istiflenmiş olan, ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli aracın yerini değiştirmek istemiş ve aracın tekerinin kırılması sebebiyle saat 11:00' de sağ ayağından yaralandığını, yani saat 09:30 - 11:00 arası ahşap kesim makinesini kullanarak çalıştığını, işi ile ilgisi olmadığı ve çalışmasına da engel olmadığı halde ahşap malzemelerin yüklü olduğu tekerlekli aracın yerini değiştirmek istediğini ve aracın tekerinin kırılması sebebiyle ahşap malzemelerin devrilmesi sonucu yaralandığını, davacı işçi, kaza günü kendisinden başka iş yerinde bulunan tek çalışan olan güvenlik personeli ...' a telefon ile ulaştığını, ... da iş yerinde bilgi işlem personeli olarak çalışan ...'ya haber verdiğini, ... kendi aracı ile davacı işçiyi .. Devlet Hastanesi'ne götürdüğünü, .. Devlet Hastanesinde 2 gün istirahat ve istirahat bitimi işbaşı verildiğini, davacı işçinin 2 günlük istirahat sonunda 22.12.2010 tarihinde . .. ... Devlet Hastanesinde \"sağ ayak bileği ve ayağın ezilme yaralanması\" teşhisi ile tedaviye başlandığını ve 29.12.2010 tarihine kadar istirahat verildiğini, kazada kendisinin kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince 16.03.20 22... /589 E., 2022/212 Karar sayılı kararı ile iş kazasının oluşumunda davacının % 20 davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeni ile % 11 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile145.570,76 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 01.12.20 22... /1962 Esas, 2022/1847 Karar sayılı kararı ile \"...\"...davalı vekili manevi tazminat miktarının fahiş olduğu yönünde itirazda bulunmuştur. Yapılan incelemede, olay nedeniyle davacının meslekte kazanma gücünden kaybetme oranının % 11 olarak tespit edilmiş olmasına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, olayın oluş şekline ve meydana geldiği tarihe göre, 22.06.19 66... /7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kuralları uyarınca takdir olunan manevi tazminat miktarının fazla olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat miktarının 15.000,00 TL olarak takdiri yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir....\" gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine \"davanın kısmen kabulü ile b- maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.570,76TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c- Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00TL manevi tazimatın haksız fiil tarihi olan 19.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,..\" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararına taraf vekillerinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 05.06.20 24... /2200 Esas, 2024/6423 Karar sayılı ilamı \"...somut olayda, davacının sendika üyesi olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığına göre emsal ücretin tespitinde sendika yazı cevapları ile yetinilerek davacı ücretinin davacı tanık beyanına göre tespiti ve hesaplanması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından ve TÜİK’den sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle 10.11.2020 tarihli kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak suretiyle taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. \" gerekçesiyle bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda;
\"... Bozma kapsamı dışında kalan hususlarda, yukarıda yer verilen Dairemiz hüküm ve gerekçesi aynen muhafaza edilmiştir. Dairemizce benimsenerek uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, meslek odalarına müzekkere yazılmış ancak sağlıklı bilgi verilmediği görülmüştür. Bu nedenle Dairemizce temin edilen 27.05.2025 düzenleme tarihli bilirkişi raporunda, TÜİK verileri esas alınarak ve kök bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun bulunduğu değerlendirilerek,...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ücret tespitinin hatalı yapıldığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.