10. Hukuk Dairesi 2025/19616 E. , 2026/6197 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/2783 E., 2025/2638 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/552 E., 2025/122 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin, 7...6 sicil numaralı Bağ-Kur no ile davalı kurum sigortalısı olarak bulunduğunu, müvekkili ...'in, yaşamını ... ilçesinin ... mahallesinde sürdürdüğünü ve geçimini herhangi bir işverene bağlı olmaksızın ...'e ait tarım arazilerinde ortakçı (1/4 kar ile adi ortaklık) olarak tarım arazisini kendi hesabına ekip biçerek elde ettiği ürünleri satarak tarım işleriyle sağladığını, müvekkilinin tarımsal faaliyetlerini, ortaklık ve kiralama usülü sağladığı ortalama 3 4 dönümlük arazide faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin 1999/ 01... /01 yılları arasında yetiştirdiği ürünleri ... Komisyon'a sattığını, bugüne kadar yapılan satış karşılığı olan ürün bedelleri, adı geçen ... Komisyon tarafından ve Bağ-Kur primleri kesilmek suretiyle kalan miktar üzerinden müvekkiline ödeme yapıldığını, müvekkili, 1999-2001 yılları arasında tarımsal faaliyetlerini yürütürken o yıllarda tarım desteklemeleri zayıf olduğu için aidat ve belli külfetli zaman ayırması gereken prosedürlerle uğraşmamak için ziraat odasına kaydolmadığını, müvekkilinin ihtiyacı olmadığı için tarım kredi kooperetifi'nden herhangi bir kredi veya mal temininde bulunmadığını, müvekkilinin sebze üreticiliği nedeniyle ... Komisyon'a satmış olduğu sebze bedellerinden, Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, ürün bedellerinden prim kesintileri yapılmasına rağmen, davalı Kurum Yasa'nın kendisine yüklediği res'en tescil mükellefiyetini yerine getirmediğini, müvekkilinin Kuruma 06/02/2019 tarih ve 2088105 sayılı başvurulu tevkifat talepli müracaatı üzerine kendisine 29208287-201.02.02-e.16007177 sayılı 21.10.2019 tarihli yazısında cevaben aynı isim ve soyisimden (...) 4 kişi daha olduğunu ve prim kesintisi yapılan müstahsil makbuzunda müvekkilinin vatandaşlık numarası yazmadığı için pirim kesintisi yapılan kişinin kendisi olup olmadığı tespit edilemediğini, bu nedenle nedenlerle, ...'ün sahibi olduğu tarım arazilerinde ortakçılık (1/4 adi ortaklık) yapmak suretiyle kendi nam ve hesabına sürekli ve bağımsız çalışmaları nedeniyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini, 1999-2001 yıllarını içeren ... komisyon müstahsil makbuzlarında kendi adına kesilen pirim tevkifatının ve tescilinin yapılması ile yargılama gideri ve ücret'i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının 06.02.2019 tarih ve 2088105 sayılı dilekçe ile ...'ya başvurarak geriye dönük tescil talebinde bulunduğunu, Kurum kayıtlarına intikal eden tevkifat kesinti listesinde ... adına tevkifat kesintisi olduğu ancak diğer T.C. kimlik bilgisinin olmadığı görüldüğünden tevkifat listesindeki ... ile ...'ya geriye dönük tescil talebinde bulunan ...’in aynı kişi olup olmadığının tespit edilemediğini, davacı ile ... komisyoncunun eksik bilgi ile düzenlediği tevkifat nedeniyle idari yoldan geriye dönük tescil işleminin yapılamaması sebebiyle, tespit işlemini Mahkeme kararı yaptırmak suretiyle geriye dönük tescil işlemini yaptırmaya çalıştığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde davanın tespit davası olması, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermemesi, idari yoldan işlemin yapılamamasına davalı sebze ve meyve komisyoncusunun eksik bilgi ve belgelerin düzenlemesinin neden olması sebebiyle Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 01.01.1999-31.12.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1999-2001 yılları arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebiyle açtığı davanın Mahkemece kısmen kabul edildiğini ve istinaf başvurusunun Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedildiğini belirtmiştir. Kurum vekili, kararın somut yazılı belge yerine sadece tanık beyanlarına dayandırılmasının mevzuata aykırı olduğunu, tevkifat belgelerinin eksiksiz olması ve tarımsal faaliyetin (ürün türü, satış yeri, arazi mülkiyeti ve alet varlığı gibi) hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini savunmuştur. Ayrıca davanın kısmen reddedilmiş olmasına rağmen, kendisini vekil ile temsil ettiren Kurum lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.