10. Hukuk Dairesi 2025/19563 E. , 2026/3725 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2876 E., 2025/1421 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 47. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/12 E., 2023/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ...'nun (Sigorta Sicil No: .. ) 16.06.2015 tarihli dilekçesine istinaden .. SGM tarafından 17.06.2015 tarihli dilekçe ile 600 gün karşılığı 7689,60 TL askerlik borçlanma bedelinin 1 ay içerisinde ödenmesi talep edilmiş olup müvekkilinin bu ödemeyi derhal ifa ederek yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkilinin emeklilik koşullarını sağladığı beyan edilmiş ve akabinde Kurumdan 2015 yılında emekli olduğunu ve o tarihten bu yana emeklilik aylığı almaya devam ettiğini, lakin müvekkilinin Eylül 2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını alamadığını ve Kuruma yaptığı başvurular esnasında emeklilik aylığının iptal edildiğini öğrendiğini, taraflarınca yapılan incelemeler ve Kuruma yapılan başvurular akabinde müvekkilinin fiili olarak çalışmalarını icra ettiği 2012/3 ve 2012/5 tarihleri arasındaki ... numaralı ve 3407 ünite kodlu iş yerlerinde çalışmaları kaynaklı olduğuna yönelik eksik bilgilendirmeler yapılmış; ancak müfettiş raporu taraflarına ibraz edilmediğinden raporu denetleme imkanları olmadığını, müvekkilinin ilgili dönemlerde fiilen çalıştığı aşikar olup yaşlılık aylığının iptal edilmesinin gerçek sebeplerinin ivedi şekilde bildirilmesine yönelik ilgili Kuruma 14.11.2022 tarihinde PTT yolu ile müracaat edildiğini ve 15.11.2022 tarihinde tebellüğ edildiğini, mezkur dilekçede \"müvekkilin emeklilik aylığının iptalinin nedenlerinin, varsa müfettiş raporunun tarafına tebliği, aylık iptali işleminin iptali ile müvekkilin alamadığı aylık ve primlerinin faizi ile kendisine ödenmesi ve hakkaniyet ile hukuka aykırı olarak kesilen emekli maaşının tekrar bağlanması, eğer var ise hukuka aykırı olarak geriye dönük borçlarının, faizlerinin iptalini\" talep etmiş olmalarına rağmen taraflarına iletilen tebligatta müvekkilin emeklilik aylığının iptal edilmesinin nedeni olarak ... numaralı iş yerinde geçen hizmetlerinin iptal edilmesi nedeni ile aylık bağlama şartı olan 5075 gün tamamlanamadığı gösterilmiş olup müvekkilin 01.08.2022 tarihi itibari ile aylığının yeniden bağlandığı ve Kurum işlemlerinde bir hata olmadığının beyan edildiğini, ancak müvekkilin e-Devlet üzerinden hizmet dökümü alındığında müvekkilin 2012/3 ile 2012/9 tarihleri arasındaki çalışmalarının .. ve .. kodu ile etiketlendiğinin gözlendiğini, müvekkilinin iptale konu dönemdeki hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayandığının tespitine, çalışmalarının gerçek olmadığından bahisle yaşlılık aylığının yersiz ödendiğinin tespitini ve emeklilik aylığının iptalini yapan Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının ilk gelire girdiği tarihten itibaren bağlanmasına, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının olduğundan bahisle kesintiye uğratılan, ödenmeyen aylıklarının, varsa primlerinin faizi ile kendisine ödenmesine, tahakkuk edilen borç ve faizinin silinmesine, müvekkilinin uğradığı, telafisi mümkün olmayan zararların boyutunun daha fazla artmaması adına yaşlılık aylıklarının mahkemeniz kararı kesinleşinceye kadar kesintisiz şekilde müvekkile ödenmesi ile emeklilik aylığının iptaline ve yersiz ödendiği iddia edilen emeklilik aylıklarının varsa ikramiyelerin faizi ile Kuruma iadesi talebine yönelik işlemlerin karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına yönelik tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; 6552 sayılı Kanun'un 64.maddesi ile 5521 Kanun'un 7.maddesine eklenen 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer Sosyal Güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu dava Kuruma müracaat edilemeden önce açılmış olup korunmaya değer hukuki muraza oluşmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, hizmet tespiti davaları sonuçları itibarıyla kamusal niteliği olan davalardan olup özel bir özenle incelenmesi ve maddi olgunun açığa çıkartılması gerektiğini, öte yandan, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları müvekkil Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatleri olmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un m.9/13-ç de\" Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.\" düzenlemesi mevcuttur. Davacı taraf yapılandırmadan yararlanmak amacıyla davadan feragat ettiğinden davalı Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir gerekçesiyle,
Davanın feragat nedeni ile reddine,
Harçlar Kanunu'nun 22.maddesine göre alınması gereken 179,90 TL harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı ve davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu 95,25 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 355. maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, 7440 sayılı Kanun'dan yararlanıldığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına dair hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının yapılandırmaya başvurduğunu iddia ederek davadan feragat ettiğini, Mahkeme tarafından davacının yapılandırmaya başvurup başvurmadığı hususunun ilgili Sosyal Güvenlik Merkezine sorulmadığını, ayrıca yapılandırma mevcutsa yapılandırma sonucunun beklenmeden Mahkeme tarafından davanın feragat nedeni ile reddine karar vermesi, Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmemesi nedeniyle Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi ve Kurum borcunun iptali istemine ilişkindir
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.