10. Hukuk Dairesi 2025/19551 E. , 2026/9983 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/3861 E., 2025/1965 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 17. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/10 E., 2023/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisine ait bağımsız işyeri sicil numaraları üzerinden faaliyet gösteren davacı şirketin mevzuat anlamında alt işveren niteliğinde bulunmadığı, Kurum tarafından tesis edilen teşviklerin iptali ile yersiz yararlanılan primlerin gecikme cezası ve zammıyla birlikte iadesine ilişkin işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, iadesi talep edilen miktarın yüksek olması sebebiyle telafisi güç zararların doğacağı iddiasıyla 12.05.2017 tarihli Kurum işleminin iptaline ve ıslahen şirketten mahsup edilen tutarların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal değişiklikler uyarınca ihale konusu işlerin kapsamında kalan bakım, onarım ve temizlik işlerini üstlenen davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi gereğince alt işveren sayılması gerektiği, bu tür işlerde çalışan sigortalılardan dolayı 5 puanlık prim desteğinden yararlanılmasının mümkün bulunmadığı, Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin mevzuata tamamen uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile davalı ...,... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 12.05.2017 tarih ve 55385834-202.0101-E.2655489 sayılı yazıyla \"2014/11 - 2016/02 dönem aralığına ilişkin teşviklerin iptal edilmesini ve asıl nitelikte aylık prim hizmet belgelerinin verilmesini ve geri ödenmesini\" konu alan işlemin iptaline, davacı şirketten mahsup olunan 88.643,06 TL'nin, mahsup edildiği 13.07.2017 tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumun davada taraf sıfatının bulunmadığı ve husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, davacı şirketin kamu ihalesi kapsamında iş üstlenen firmaların alt işvereni konumunda bulunması sebebiyle yasal mevzuat uyarınca 5 puanlık prim indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinde yapılan yasal değişiklikler doğrultusunda geriye yönelik prim teşviki talebinde bulunulamayacağı ve yeni bir uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptali ile tahsil edilen primlerin iadesine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi oluşturmaktadır. Anılan bent uyarınca, özel sektör işverenlerince aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılması hâlinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işverene ait prim oranının 5 (7538 sayılı Kanunla 4) puanlık kısmı Hazinece karşılanmaktadır.
2.Aynı bentte teşvik hükümlerinden yararlanamayacak işler de ayrıca düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve uluslararası anlaşmalar uyarınca yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanun’dan istisna edilen işlere ilişkin işyerleri bakımından söz konusu prim teşvikinden yararlandırılmamışlardır.
3. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinin altıncı fıkrası ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca; bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren alt işveren olarak kabul edilmektedir. Kanun koyucunun amacı, kamu kurum ve kuruluşlarından ihale yoluyla iş üstlenen işverenlerin bu işlerde çalıştırdıkları sigortalılar yönünden prim teşvikinden yararlanmasını engellemek olup; bu kısıtlama, ihale konusu işin bir bölümünü veya eklentilerindeki yardımcı işleri üstlenen alt işverenleri de kapsamaktadır.
4. Somut olayda, dava dışı ... Genel Müdürlüğü ile dava dışı asıl yükleniciler ...Türk A.Ş. ve ... Otomotiv ve Savunma San. A.Ş. arasında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında muhtelif tarihlerde dizel yakıtlı otobüs alımına ilişkin sözleşmeler imzalandığı; söz konusu mal alım sözleşmeleri ve eki teknik şartnamelerde, otobüslerin tesliminden itibaren 5 yıl süreyle bakım, onarım, servis ve temizlik hizmetlerinin de ana yüklenici firmalar tarafından yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
5. Davacı şirketin ise asıl yüklenici konumundaki bu şirketlerle imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde, ... garajlarında söz konusu otobüslerin araç ve çevre temizliği, dezenfeksiyonu, yakıt ikmali ve garaj içi manevra hizmetlerini üstlendiği görülmektedir. Davacı şirket, bu kapsamda çalıştırdığı sigortalılar yönünden 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında 5 puanlık prim indiriminden yararlanmış; ancak Kurumca yapılan inceleme sonucunda, işin kamu ihalesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle teşvikler iptal edilerek yersiz yararlanılan tutarlar davacının hak edişlerinden mahsup edilmiştir.
6. Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca, mal alımı ihalelerinde teknik şartnamede alım konusu malın satış sonrası servis ve bakımına ilişkin düzenlemelere yer verilmesi mümkündür. Bu nedenle ... ile dava dışı ana yükleniciler arasında imzalanan sözleşmeler, yalnızca mal teslimini konu alan sözleşmeler olmayıp, garanti süresi boyunca araçların bakım, onarım, servis ve temizlik hizmetlerini de kapsayan karma nitelikte sözleşmelerdir. Davacı şirketin üstlendiği temizlik, dezenfeksiyon, yakıt ikmali ve garaj içi manevra işleri de ana yüklenicilerin ihale makamına karşı üstlendikleri edimlerin bir bölümünü oluşturmaktadır.
7. Bu itibarla; davacı şirketin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale edilen ve ihale makamına karşı taahhüt edilen işin bir bölümünü, asıl yüklenici şirketlerle yaptığı sözleşmeler uyarınca üstlendiği ve bu işte çalıştırdığı sigortalılar yönünden alt işveren konumunda bulunduğu kabul edilmelidir. 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan istisna hükmü karşısında, davacı şirketin kamu ihalesi kapsamındaki bu işyerinde çalıştırdığı sigortalılar yönünden 5 puanlık işveren prim teşvikinden yararlanması mümkün değildir.
8. Dolayısıyla; Kurum tarafından tesis edilen teşvik iptali ve yersiz yararlanılan tutarların mahsubuna ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
9.Kabule göre; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca; kararın başlık kısmında tarafların ve varsa kanuni temsilcileri ile vekillerinin ad, soyad ve tüzel kişilerin unvanlarının tam ve doğru bir biçimde gösterilmesi gerekir. Davacı şirketin yargılama süreci devam ederken ticaret unvanını değiştirdiği ve bu değişikliğin usulünce tescil ve ilan edildiği anlaşılmasına rağmen, Mahkemece söz konusu unvan değişikliği dikkate alınmaksızın gerekçeli kararın başlık kısmında davacı şirketin yeni ticaret unvanı yerine eski unvanına yer verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.