10. Hukuk Dairesi 2025/19319 E. , 2026/5698 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1977 E., 2025/7 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi
TARİHİ\t: 05.04.2024
SAYISI\t: 2022/166 E., 2024/250 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .. tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerindeki çalışma koşulları nedeniyle davacıda meslek hastalığı oluştuğunu, meslek hastalığının meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 385.490,46 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, gerek meslek hastalığına gerekse maluliyet oranı ve tespitine itiraz ettiklerini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,
\"Maddi tazminat yönünden 2.073.303,32 TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Manevi tazminat yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın miktarının tarafların sosyo ekonomik durumlarına istinaden az olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesine, \"Davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden 2.073.303,32 TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden 200.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihi olan 17.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem maddi hem de manevi tazminatın 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin 17.06.2021 tarihi olarak belirtilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, rücu davasında davalıya %70 kusur atfedildiğini, mahkemece kabul edilen % 100 kusur oranının fahiş olduğunu, ... hastalığının ortaya çıkış sürecinin hastalığın teşhis tarihinden önceki 10 yılı kapsadığını, bu sebeple 10 yıllık süre değerlendirmesi dikkate alınarak 1997-2007 arasındaki çalışma döneminin değerlendirilmesi gerektiğini, davalıya kusur atfedilecekse \"kaçınılmazlık\" prensibinin değerlendirmeye alınması gerektiği, maluliyete itirazların değerlendirilmediğini, pasif dönem yönünden hesaplama yapılmasının yanlış olduğunu, net ücretinin fahiş şekilde belirlendiğini, SGK tarafından açılan rücu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında kusurun oran ve aidiyetinin tespitinde sigortalının farklı dönemlerde benzer nitelikte çalışma koşullarına sahip farklı iş yerlerinde çalışmalarının bulunması durumunda davalı işveren ile dava harici işverenlerin sorumlulukları teselsül hükümlerine dayanmaz. Bu durumda her bir işverenin kusurunun diğer işverenlerden bağımsız ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir.
Dosya kapsamından, davacının 07.11.2000 ile 06.12.2010 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tersanede gemi bakım ve onarımında elektrik tesisat işinde çalıştığı, .. Meslek Hastalıkları Hastanesinin 25.12.2009 tarihli sağlık kurulu raporu ile meslekî ... tanısı aldığı, davacı tarafından işveren ve SGK'ya husumet yöneltilerek açılan meslek hastalığından kaynaklanan meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitine ilişkin davada, İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 30.11.2021 tarih, 2018/551 E., 2021/901 K. sayılı kararı ile Mahkemece \"davacının davalı iş yerinde çalışması nedeniyle 25.12.2009 tarihinden itibaren %23.0 oranında, 19.07.2013 tarihinden itibaren %26.2 oranında malul olduğunun tespitine\" karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dosyada Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, gerekli tedbirleri almak suretiyle önlenebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceği, alınabilecek önlemlerin varlığı ve bunların uygulanabilirliği dikkate alındığında meslek hastalığının meydana gelişi ile ilgili kaçınılmazlık ilkesinin uygulanamayacağı, davacı ...'in kusuru olmadığı, davalı işveren ... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketinin %100 kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2023/25 E. sayılı dosyasında görülen rücuan tazminat dosyasında; Mahkemece verilen ilk kararın, sigortalının davalı işveren yanındaki çalışmalarından önce 1999–2000 yılları arasındaki iş yerlerinde hangi ortamda çalıştığı, meslek hastalığının oluşmasında herhangi bir etkisinin olup olmadığının araştırılması, meslek hastalığının oluşumunda kusurun belirlenmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden kusur raporu alınması; kusur irdelemesinde, dava dışı işverenler yanındaki çalışmaların sigortalıdaki sürekli iş göremezlik oranına etkisinin gözetilmesi, meslek hastalığında, işverenlerin bu konuda her türlü tedbiri almış olsa bile işin ve işyerinin niteliği sebebiyle bu hastalığın ortaya çıkması ihtimali dikkate alınarak, belli orandaki bir kaçınılmazlıktan söz edilmesi gerekeceğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek bozulduğu, bozma sonrası alınan kusur raporunda; davalı firmaya girmeden önce çalıştığı iş yerleri değerlendirilerek bu iş yerlerinde ... yapıcı etkilere maruz kalmadığı, davalı işverenin %70 kusurlu olduğu, sigortalı ...’in kusuru bulunmadığı, %30 kaçınılmazlık veya kötü tesadüf bulunduğu kanaatinin belirtildiği, bu kusur raporu esas alınarak verilen kararın bu defa sürekli işgöremezlik oranının belirlenmesine ilişkin kesinleşen İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi dava dosyası dikkate alınarak değerlendirme yapılması gereğine işaret edilerek ikinci defa bozulduğu, yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş, meslek hastalığı yönünden Kurum tahkikat raporlarının varlığı araştırılıp, dosya kapsamına dahil edildikten sonra, davalı işverenin iş yerinde gerçekleşen çalışma esnasında meslek hastalığının gerçekleşmesini önlemek için ne tür önlemler aldığı ibraz edilecek delillerle tespit edilerek ve (gereği halinde iş yerlerinde yapılan işin niteliğinin tespiti ile çalışmanın meslek hastalıkları üzerinde etkisinin tespiti açısından iş yerlerinde keşif icra edilmesi) iş yerinde hizmetlerin geçtiği döneme ilişkin gösterilecek tanıklar da dinlenerek çalışma şartları ve maruziyetler yönünden bilgi edinilmeli, toplanacak deliller ve rücu dosyası kapsamında alınan raporlar ile beraber dosyanın A sınıf iş güvenliği uzmanı ve meslek hastalıkları uzmanı ve iş yeri hekimi bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesi, bilirkişi heyetinden çalışmaların geçtiği dönemdeki iş yeri koşullarına, o tarihte alınmış olan önlemlere göre iş yerinin meslek hastalığı üzerindeki etkisi yönlerinden araştırma yaptırılarak, iş yeri çalışma koşulların meslek hastalıklarının gelişmesi üzerinde olumsuz etkilerin varlığı halinde, çalışmanın geçtiği tarihte yürürlükte bulunan iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümleri ile işçinin çalışması nedeniyle maruziyet süreleri de gözetilerek her bir işverenin kendi kusurundan ayrı ayrı sorumlu olacağı hususu dikkate alınarak, davalı işverenin kusuru tespit edilerek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde bilinen (iskontosuz) ve bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeden, 13.02.2024 tarihli hesap raporunda kabul edildiği şekliyle esas alınması gerektiğini ve usuli kazanılmış hakları gözeterek oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Öte yandan, davacı yönünden hükmedilen tazminatlara meslek hastalığının tespit tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gereğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın özellikle delillerin takdirinde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.