10. Hukuk Dairesi 2025/19311 E. , 2026/5372 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/496 E., 2025/112 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl dava davalısı-birleşen karşı dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .. .. .. tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...’ın hizmetleri sonucu emekli olarak uzun süre yaşlılık aylığı aldığını, vefat etmesi üzerine müvekkiline aylık bağlandığını, müvekkilinin uzun yıllar aylık aldığını, daha sonra eşi ...'ın bir takım hizmetlerinin denetmen raporuna istinaden iptal edildiği söylenerek ödenen aylıkların da geri istendiğini, müvekkilinin eşinin söz konusu hizmeti iptal edilen işyerinde fiilen çalıştığını, denetmenin gerçeğe aykırı şekilde hiçbir somut veri olmadan rapor hazırladığını, müvekkilinin eşi emekli olduktan sonra geçmişe yönelik olarak tutanak tutup somut bir veriye dayanmaksızın gerçeğe aykırı bir şekilde rapor hazırlayıp maaşın iptal edilmesinin hem sosyal devlet ilkesine hem de dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin yaşlılık aylığını ve müvekkilinin eşi ...'ın sigorta hizmetlerini iptal eden davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin yaşlılık aylığının iptal tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve müvekkiline ödenmeyen maaşlarının her bir maaşın ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2019/171 Esas sayılı dosyada; davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında yersiz ödeme nedeniyle Aksaray İcra Dairesinin 2019/4758 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalı borçluya 31.07.2018 tarihinde yersiz ödeme yapıldığını, bu durum anlaşıldıktan sonra müvekkili Kurumun davalıya ihtarname gönderdiğini, ancak davalı tarafından çekilen paranın iade edilmediğini, bu sebeple Kurumdan yersiz alınan bedelin tahsili amacıyla müvekkili tarafından Aksaray İcra Dairesinin 2019/4758 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, davalının itirazının kaldırılarak takibe kalındığı yerden yasal faizi ile birlikte devam edilmesine ve davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Birleşen 2019/398 Esas sayılı dosyada; davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumdan .. tahsis numarası ile aylık almakta iken 04.04.2017 tarihinde vefat eden davalıların murisi ... hakkında alınan 24.11.2017 tarih ve 2017/M.Ö-32 sayılı inceleme raporuna göre, muris ...’ın 17.01.2006-06.08.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin iptal edilmesi sonucu 2829 Sayılı Kanun'un 8. maddesinde belirtilen son 7 yıllık fiili çalışmasının (3,5) üç buçuk yıla tekabül eden 1260 günü aylığının fuzulen ödendiğinin tespit edildiğini, söz konusu yersiz ödemenin takip ve tahsil edilebilmesi için muris ...'ın yasal mirasçıları olan davalılara müvekkili Kurumca ihtarname gönderildiğini ve davalıların bu borcu ödememesi üzerine müvekkili Kurumun zararının tahsili amacıyla Aksaray İcra Müdürlüğü'nün 2019/5320 esas sayılı dosyası üzerinden davalılara karşı ilamsız icra takibine geçildiğini ancak davalıların haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasını sağladığını beyan ederek, davalı borçluların Aksaray İcra Müdürlüğünün 2019/5320 esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Kurum alacağı olan 150.187,38TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve borçlular haksız olarak itirazda bulunduğundan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde kanuna aykırılık bulunmadığını, davacının murisinin fiili olarak çalışmadığı halde prim ödemesi yapıp emekli olduğunu, ancak daha sonra Kurum tarafından 24.11.2017 tarih ve 2017/M.Ö.-32 sayılı araştırma ve inceleme raporu ile yapılan araştırma neticesinde davacının fiili olarak çalışmadığının tespit edildiğini, davacı hakkında yapılan bütün araştırmalar ve dinlenen bütün tanık beyanları ile davacının murisinin çalışmadığı hususunun ispatlandığını, bu nedenle 5510 sayılı Kanun gereği fiili olmayan hizmetlerinin iptal edildiğini ve yasaya uygun şekilde işlem tesis edildiğini beyan ederek, haksız ve yersiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen karşı davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen karşı davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairece; eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen karşı davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum denetmen raporu uyarıca asıl davada davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığının tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı murisinin Kurumca iptal edilen çalışmalarının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, asıl dava davalısı-birleşen karşı dava davacısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl dava davalısı-birleşen karşı dava davacısı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.