1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2025/18983 E., 2026/4813 K.

Yargıtay 15.04.2026 Sayı: 2025/18983 E. - 2026/4813 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18983 E. , 2026/4813 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/2317 E., 2025/151 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 1. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2017/247 E., 2024/13 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde, davacının, davalı işyerinde 05.01.2004 tarihinden 05.09.2017 tarihine kadar 13... ay çalıştığını, emeklilik için kuruma başvurduğunda 2004-2012 yılları arasındaki çalışmalarının bildirilmediği, yine davacının aylık ücretinini A.G.İ. hariç net 5.000,00 TL olduğunu ancak kuruma eksik bildirildiğini, ücretin tamamının elden ödendiğini bu nedenle davacınını davalı işyerinde işe başlama tarihinin 05/01/2004 olduğu, bu tarihten itibaren kesintisiz çalıştığını ve çalıştığı dönem boyunca prime esas gerçek kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacının 01.02.2012 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını, davalının ..'ya deri ürünleri gönderdiğini, davacının da 2012 yılında işe girdiğini, 2017 Temmuz ayına kadar hiçbir sorun yaşanmadığını, davacının 01.07.2017-30.09.2017 tarihleri rasında ..'da pazarlama yapmak üzere görevlendirildiğini ancak davacının 25.08.2017 tarihinde iş aktini feshettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde, davacının hem hizmet tespiti hem prime esas ücret tespitini talep ettiğini, bu taleplerin tefrik edilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürenin yönünden reddini, davalı işyerinin kanun kapsamında olup olmadığının araştırılmasını, ücret tespiti yönünden HMK'daki esasların dikkate alınması gerektiğini, Kurum kayıtlarının asıl olduğunu, ücret olgusunun yazılı belge ve delil ile ispatlanması gerektiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilir iken işin niteliğinin, tanıkların çalışma dönemlerinin dikkate alınması gerektiğini, Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu, ayrıca Kurumun yasal düzenleme gereği feri müdahil olduğunu, Kurum aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"davanın kısmen kabulü ile;

1-Davacı .. TC kimlik numaralı ..'nin davalı ../.. iş yeri sicil nolu ... ünvanlı iş yerinde ;

05.01.2004-20.02.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve fiilen çalıştığının tespitine,

2-Davacının prime esas ücret tespiti talebi yönünden davasının reddine,\" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve Konfeksiyon Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... ve Konfeksiyon Tic. Ltd. Şti. Vekili temyiz dilekçesinde, davacının bavul ticareti yapmak için istanbul laleli ye gelen yabancıları kendi dükkanlarına getirmesi sebbiyle tanıdıklarını, tanıkların da bu sebeple mağazada görmüş olabileceklerini ancak çalışan olmadığını, ... ve ... isimli tanıkların davalı işyerinde çalışmadıkları için beyanlarının esas alınamayacağını, tanık ...’nun beyanlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının çalıştığı sürenin sigortaya bildirildiğini, bu süreler dışında çalışması bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.

2. Fer'i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesini, tanık beyanlarının titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının 05.01.2004-20.02.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... ve Konfeksiyon Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ... ve ...'nın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ... ve ... 'ın oyları ve oy çokluğuyla,

15.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dava hizmet tespiti davası olup; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen karar Dairemiz sayın çoğunluğu tarafından onanmasına karar verilmiş ise de aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluğun kararına katılınmamıştır.

İnceleme konusu davada, davacının davalıya ait işyerinde 05.01.2004-01.02.1012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının sosyal güvenlik hukuku kapsamında 5510 sayılı Kanuna göre hizmet akdi olarak değerlendirilmesi için aynı kanunun 4. maddesi kapsamında sigortalı sayılanlardan olması gerekir. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın sadece somut olayın gerçekleşmesine yönelik sübut dikkate alınarak karar verilmiştir.

Davacı 05.01.2004 tarihinde deri giyim işinde çantacılık tabir edilen ... işi için Türkiye de bulunan bir kişi olup talep tarihinde Türk vatandaşı değildir. Yabancıların Türkiye'de çalışma usul ve esasları önceden 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun'a göre düzenlenmiş iken bu kanun 28.07.2016 tarihli 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga 4817 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacının;\"... yabancıların Türkiye'deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek\" olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun kapsam başlıklı 2. maddesinde; \".... Türkiye'de bağımlı ve bağımsız olarak çalışan yabancıları, bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri\" kapsadığı belirlenmiştir. İzin alma yükümlülüğü ve izin verme yetkisi başlıklı 4. Maddesinde; \"Türkiye'nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe yabancıların Türkiye’de bağımlı ya da bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerektiği\" ifade edilmiştir. 4817 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldıran ve 4817 sayılı gibi yabancıların Türkiye'de çalışma izni usul ve esaslarını düzenleyen 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanununun 6/2. Maddesinde \"Bu kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye'de çalışmaları veya çalıştırılmalarının yasak\" olduğu düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik kamu düzeniyle ilgilidir. Kimlerin sosyal güvenlik hakkından yararlanacağı devletlerin yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle kendi milli çıkarları doğrultusunda belirlenir. 1932 yılında yürürlüğe giren 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun gereğince bazı mesleklerin yabancılar tarafından icra edilmelerinin yasaklanması da bu kapsamda yapılan yasal düzenlemelerdendir. Sosyal güvenlik sistemini doğrudan etkileyen bu durum karşısında 4/a maddesindeki sigortalı sayılacak yabancıların yasal bir çalışmalarının bulunması gerekir.

Dava dosyası incelendiğinde davacının ilgili makamlara başvurarak çalışma izni aldığına ilişkin bir bilgi ve belge olmadığı gibi Türk vatandaşlığına geçip geçmediği de belli değildir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, yabancının bir işveren yanında çalışabilmesi için, ilgili makamlardan çalışma izninin alınmış olması gerekir. Davacının Türkiye'de çalışma izninin bulunup bulunmadığı araştırılmalı yoksa davanın reddine karar verilmelidir. Eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı